6 Ağustos 2015 Perşembe

TÜRK- İSLAM ESERLERİ MÜZESİ...

Selçuklular Sergisini gezdikten sonra Türk-İslam Eserleri Müzesini yani İbrahim Paşa Sarayını gezdim.


Daha önceleri defalarca gezmiştim bu müzeyi ama hayret verici bir şekilde  aklımda hiçbir şey kalmamış. Sarayın sadece mimarisini hatırlıyorum ama  eserlerden hatırladığım pek bir şey yok.  Sanki ilk kez görüyor gibi gezdim bugün.

Sarayın iç avlusundan Sultanahmet Camii ve Theodosius Anıtı

Bu yaz gününde gayet ferahtı müzenin içi. Ayrıca tenha idi, çok fazla turist yoktu. Turist diyorum çünkü hiç Türkçe konuşan biri görmedim.

İbrahim Paşa Sarayını gezdikten sonra hipodroma çıktım. Hipodrom yani Atmeydanı da denilen bu geniş avluda gezinirken  Dikilitaşlar hakkındaki bilgileri okudum ve bu anıtları yeniden inceledim.  Bakış açım ve tarih bilgim geçmişe göre çok değiştiği için bu eserler daha da bir hoşuma gitti.

Theodosius Dikilitaşı

Yılanlı sutün
(Bu foto google görsellerden alınmadır)


Örme sütun


Tapu Kadastro Binası



Marmara Üniversitesi Rektörlüğü



Dikilitaşlar ve Alman Çeşmesi

Atkestanelerinin ferah gölgesinde huzurla dolaştım.

Ayrıca bir sürü gulibrişim ağacı gördüm. Demek ki Ağustos ayını Gulibrisim mevsimi olarak düşünebiliriz

Gulibrisim ağacını bilmiyenler icin



Gülibrişim işte böyle bir ağaç... Çiçeklerinin çok güzel hafif bir kokusu vardır. Edremit parkında bulunan gülibrisim mükemmel kokar. Sultanahmettekilerin kokusunu ise alamadım.

Sadece Selçuklu Sergisi, İbrahim Paşa Sarayı  ve Atmeydanını dolaşarak aşırı yoruldum. Gebelikte 36. haftamın içindeyim olsun o kadar... Diğer yapmayı planladığım aktiviteleri başka bir güne bırakarak Eminönüne yürüdüm ve eve döndüm. Trafik çok fena idi. Otobüsün kalkması ile eve gelmem  1,5 saatten fazla sürdü.  

1 yorum: