30 Nisan 2017 Pazar

PROFİTEROL...





Evet ilk profiterolümü bugün yapmış bulunmaktayım, çok gururluyum, çok sevinçliyim.

Öyle göründüğü kadar da zor değilmiş.

Tarifi  nefisyemektarifleri.com adresinden aldım. Yorumları okuyup birkaç değişiklik yaptım.

Eğer profiterol seviyorsanız deneyin,  o kadar da zor değilmiş.

Benim profiterollerim tam istediğim gibi ne kıtır kıtır ne de çok yumuşak olmuşlar. Eritilmiş çikolata kullandığım için ısırdığımda kıtırt diye ses geliyor. Eğer pastaneden alınanlar gibi yumuşak isterseniz çikolata sos kullanın. Tereyağı ile olmaz demişlerdi ama gayet de güzel oldular. Ayrıca 4 yumurta kullanmama rağmen yumurta kokusu yoktu. Bir de ertesi gün daha da güzelleşiyorlar. Bir gece önce yapıp ertesi gün servis etmekte fayda var.

Malzemeler

Hamuru için;
  • 125 gr margarin( ben tereyağı kullandım)
  • 1 su bardağı su 
  • 1 su bardağı un
  • 3 yumurta ( Ben 4 yumurta kullandım)
  • Tarifte yok ama ben vanilya ekledim.
Kreması için;
  • 2.5 su bardağı süt
  • 1.5 çay bardağı şeker
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 yumurta
  • 1 paket vanilya
Yorumlarda kremanın az geldiği yazılmış. Bu yüzden ölçüyü 2 kat aldım ama yumurtayı 2 adet değil 1 adet kullandım.


Üzeri için

  • 80 gramlık 1 paket çikolata ya da 1 paket çikolata sos ( Ben 2 paket 80 gram bitter çikolata kullandım ancak yetti.)
Yapılışı

Önce hamurunu yapalım.

  • Bir küçük tencereye 1 bardak su ve 125 gram tereyağı koyup ocağı yakalım.
  • Su kaynayıp tereyağı eriyince 1 bardak unu ekleyelim hızlıca karıştıralım.
  • 10-15 dakika hamurumuzu soğumaya alalım.
  • Başka bir kasede yumurtaları teker teker kırıp çırpıp hamurumuza ekleyelim, bir güzel yedirelim.
  • Tarifte 3 yumurta vardı ama benim yumurtalarım gözüme küçük göründü o yüzden 4 adet kulandım. Yumurtayı artırdığım için de yumurta yumurta kokmasın diye 1 paket vanilya ekledim.
  •  Yapışkan sarı bir hamurumuz olacak. Hamurumuzu 10 dakika dinlendiriyoruz.
  • Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine fındıktan büyük cevizden küçük olacak şekilde aralıklı aralıklı bir kaşık yardımı ile döküyoruz. Şekli bozuk olsada sorun değil. Daha düzgün yapabilmek için 2 tatlı kaşığı kullanarak yuvarladım.
  • Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırınımıza yerleştiriyoruz.
  • Yaklaşık 50 dakika sonra hamurlarımız pişmiş olacak. Pişerken tabii ki asla kapağı açmıyoruz. Fırın önceden  ısıtılmış olmalı. Piştikten sonra da hemen fırından çıkarmıyoruz, kapağı azıcık açıp yavaş yavaş  soğumasını sağlıyoruz. 
  • Hamurlarımızın soğumasını bekliyoruz.

Artık kremaya başlayabiliriz.

Ben ölçüyü iki katına çıkardım. Kremayı bol bol kullandım ama birazı arttı. Bir  de şekeri bana biraz fazla geldi bir dahaki sefere şeker miktarını düşürmeyi planlıyordum. Ama yerken miktarın tam doğru olduğunu anladım.

  •  5 bardak süt, 6 tepeleme yemek kaşığı un, 3 çay bardağı şeker, bir adet yumurtayı güzelce pişiriyoruz. Ben yumurtayı bir kasede güzelce çırpıp öyle ekledim.
  • Piştikten sonra içine 2 adet vanilya ekliyoruz.
Kremamızı soğumaya bırakıyoruz.

Kremamız da soğuyunca her bir ekmeği ikiye bölüp içini krema ile dolduruyoruz. Bir kaba diziyoruz. Ben kremayı bol bol koydum taşarsa taşsın dedim ama hiçbiri taşmamıştı hayret ettim.

Son aşama olarak da üzeri için çikolata eritiyoruz. İsterseniz çikolata sos da olurmuş.

Benmari usulü yani bir tencereye su koyup üstüne tabana değmeyecek şekilde 2. Bir tencere koyup çikolataları bunun içine atıyoruz.

Ben 2 paket 80 gramlık bitter çikolata kullandım.

Çikolatalar eriyince üzerine döküyoruz.

Buzdolabında 1 gece dinlendirip  servis yapıyoruz. 

Afiyet olsun...


29 Nisan 2017 Cumartesi

SEBZE ÇORBASI...




Bugün Defneciğim için sebze çorbası yaptım. Çok güzel oldu. Beğenerek yedi hatta tabağı bitince yine istedi. Ben de çok beğendim, 2 kase içtim bu yüzden  paylaşayım dedim.

Malzemeler

  • 2 adet patates
  • 1 adet havuç
  • 1 adet küçük soğan
  • 2 diş sarımsak
  • Küçük bir kase kırmızı mercimek
  • Tereyağı
  • 1 bardak kadar süt
  • Tuz, pulbiber, nane, karabiber
Yapılışı

  • Çelik tenceremize 2 yemek kaşığı kadar tereyağı ekliyoruz. (Bu çorba tereyağı ile güzel oluyor)
  • Küp küp doğranmış patates, havuç, soğan, sarımsak  ekleyip biraz kavuruyoruz.
  • Daha sonra 1 litre kadar su ekleyip kaynamasını bekliyoruz. 
  • Kaynadıkltan sonra içine küçük bir kase kadar mercimek ekliyoruz.
  • Patatesler havuçlar yumuşayınca blendırdan geçirip içine rengi açılıncaya kadar -yaklaşık 1 su bardağı kadar- süt ekleyip  bir taşım daha kaynatıyoruz. Bu arada karıştıralım ki dibi tutmasın.
  • Son olarak da tuz, pulbiber, karabiber, nane ekleyip servis yapıyoruz.
Afiyet olsun.

26 Nisan 2017 Çarşamba

YENİ KOZMETİK ÜRÜNLERİM, PARFÜMLERİM....




DEXERYL KREM

El kremi... Bir arkadaşımın tavsiyesi ile aldım. Bir haftadır kullanıyorum ve çok memnun kaldım. Elleri çok güzel nemlendiriyor ve birkaç dakika sonra yağlı hiç bir his kalmıyor. Eller yumuşacık oluyor ve gençleşiyor. Çok beğendim. Tavsiye ederim.

Eczanelerde satılıyor.
 250 mL
 29 TL

VİCHY GÖZ KREMİ,
VİCHY GECE BAKIM KREMİ

Hamile kalmamla tüm kozmetik ürünlerden vazgeçmiştim. En basit bir nemlendirici bile kullanmamıştım. Emzirme döneminde de bu şekilde devam ettim. Bu süreçte yani hamilelik ve emzirme döneminde çok yıprandım. Cildim çok yaşlandı.

Defne 19 aylık oldu, artık kişisel bakımlara başlayabilirim.

Bu sefer hafif hafif bakım ürünleri değil ciddi ciddi kırışıklık karşıtı yoğun bakım kremi aldım.

Beğendim, kendimi iyi hissediyorum. Yüzüme bir aydınlık geldi diyebilirim. Uzun süreli kullanımdan sonra güncelleme yaparım.

Vichy göz bakım kremi 100 TL
Vichy gece yoğun bakım kremi 100 TL

.


BABE ROSA MOSCHATA OIL

Hamilelik süresince Babe'nin çatlak kremini kullanmıştım. Genetik midir hamilelik süresince zayıfladığım için mi yoksa bu krem sayesinde mi bilemiyorum ama bende 1 adet bile çatlak oluşmadı.

Oradan aklımda çok iyi kalmıştı Babe ürünleri. Eczane de  ne var ne yok diye raflar arasında gezinirken  bu gül yağı dikkatimi çekti. Bir de bunu deneyeyim dedim.

Çok çok  memnun kaldım. Cildime gerçekten çok iyi geldi. Etkisini hemen gördüm. Bildiğiniz yağ ama kokusu rengi yok. ( Gül kokusu bekliyordum) Çok tavsiye ederim.

Eczanelerde satılıyor.
15 mL
135 TL






Nina, Nina Ricci

En sevdiğim parfümlerden biridir. Bana çok yakıştığını düşünüyorum. Pek çok kişi de çok güzel koktuğumu,  parfümümün markasının ne olduğunu sormuştur.   Bu parfümü çok sevdiğimi bilen kardeşim bunu Floridadan hediye olarak getirmiş sağolsun. Bundan öncekini de diğer kardeşim hediye getirmişti. Kardeşlerim sağolsun...


Calvin Klein Euphoria

Yine küçük kardeşim Floridadan anneme bu parfümü hediye getirmişti, ben de çok beğenmiştim. Kendisi çok zevklidir. Annemin de parfümlerle arası hiç iyi değil. Kardeşim 3 ay mühlet vermiş ya bu 3 ayda bitirirsin ya da ablama veririsin demiş. Annem de bir müddet bekledi sonra bana hediye etti :) Çok severek  kullanıyorum ....Teşekkürler...

OTACI ISIRGAN OTLU ŞAMPUAN

Her zaman bu markanın 10 bitki özlü olanını kullanıyordum ve çok seviyordum. Bu sene bir de bunu deneyeyim dedim. Bir şişesi bitti bu ikincisi.

Saçlarımın dökülmesi durdu. Saçlarım gayet canlandı. Çok memnun kaldım. Tavsiye ederim.

Otacı Şampuan
15 TL


17 Nisan 2017 Pazartesi

EMİRGAN KORUSU 2017...

Bugün Emirgan Korusundaydık.


Sabah erkenden kalktık, hazırlandık daha saat 8:00 olmadan çıktık yollara. Okullar bugün tatildi ama haftaiçi olduğu için işbaşı yapanların her sabahki çilesi; trafiğe yakalandık. Adım adım ağır ağır zar zor varabildik Emirgan Korusuna. 

Her zaman oturduğumuz yerden daha farklı taraflara gittik bu sefer...

Bu oturduğumuz yer Hidiv Kasrını görüyordu, ve burayı da çok beğendim.


Etrafta fazla kişi yoktu.


Kahvaltımızı yaptıktan sonra dolaşmaya başladık.


Boğaz manzarası eşsizdi.





Her yer lale lale ve laleydi....


Her birini ayrı ayrı incelemek her birinin ayrı ayrı fotoğrafını çekmek istedim.




Defne bir saniye bile durmadığı hep koşturduğu için çiçeklere odaklanamadım, pek çok ayrıntıya dikkat edemedim. 


En sevdiğim ağaçlardan biri süs kirazı...
Bu sene bu çiçeklenmiş ağaçlardan görebildiğim için çok mutlu oldum.


Laleden bir nehir ve içinde yüzen çiçeklerden kuğular...


Çeşit çeşit renk renk laleler...


Bu Koruyu her sene bir öncekinden daha güzel buluyorum.


Çiçekli yollar...


Yeşillendirilmiş duvarlar...


Çiçekten karıncalar...


Küçük nehirler, köprüler...





Hatıralarla dolu Sarı Köşk aynı yerinde her zaman ki zarifliği ile orada...








Erguvanlar açmak üzere...


 Sarı Köşkün Çin Manolyalarını çekmemek olmazdı. Baharın müjdecisi ilk açan çiçeklerden biri olan manolyamız artık yapraklanmış ama olsun...


Yeşil başlı gövel ördeğimiz ve siyah kuğumuz da her zamanki yerinde







Bu sene dallardan leyleklerimiz de gelmiş.


Bu arada geçen hafta belki 100-150 tane leyleği göç ederken gördüm Kayaşehir semalarında. Leyleği havada gördüm demek ki bu sene çok gezeceğim inşallah çok mutluyum.


Bir müddet sonra Emirgan Korusu o kadar çok insan geldi ki şimdiye dek hiç bu kadar kalabalık görmemiştim bu koruyu.


Bugünler Emirgan Lale Festivali kapsamında. Bu yüzden otopark ücretleri farklı. İlk 2 saat 10 TL 4 saat 20 TL günboyu ise 40 TL.


Bugün Emirgana doyamadım....

 Hem de çok kalabalıktı. Laleler solmadan bu hafta yine gidebiliriz umarım. Hem daha erken gidip daha güzel fotolar çekmek istiyorum.

14 Nisan 2017 Cuma

ARPA ŞEHRİYE SALATASI...

Çok lezzetli, sağlıklı bir salata tarifi


Malzemeler

  • 500 gr tavuk eti
  • 2 su bardağı şehriye
  • 1 adet kırmızı kapya biber
  • 1 adet yeşil biber
  • 1 adet köy soğanı
  • 2 diş sarımsak
  • 0.5 su bardağı dondurulmuş bezelye
  • 0.5 bardak dondurulmuş mısır
  • 1 adet limon
  • dereotu
  • maydanoz
  • pul biber, karabiber, tuz
  • zeytinyağı, tereyağı
Yapılışı

* Önce 500 gr tavuk göğsünü haşlıyoruz.

* Beyaz eti güzelce didikliyoruz.

* Bir tencerede zeytinyağında önce bir adet kırmızı biberi kavurmaya başlıyoruz.

* Daha sonra bir adet yeşil biber ekliyoruz, kavurmaya devam.

* Ardından bir adet soğan, 2 diş sarımsak ekleyip kavurmaya devam ediyoruz.

* Bu arada 1 kaşık tereyağı ekleyebiliriz.

* Son olarak da 2 bardak şehriyeyi ekliyoruz . Şehriyeyi de bir güzel kavurduktan sonra bire iki oranında tavuğun suyundan ekliyoruz. yani 2 bardak şehriye için 4 bardak tavuk suyu kullanacağız.

* Daha sonra içine yarım su bardağı kadar bezelye, yarım su bardağı kadar mısır ve parçalanmış tavuk etlerimizi ekliyoruz. Tuzunu da atıp kapağını kapatıyoruz. Hiç karıştırmadan dokunmadan suyunu çekip göz göz oluncaya kadar pişiriyoruz. Altını kapadıktan sonra mutlaka bir yarım saat dinlendiriyoruz. Dinlendirmezsek salatamız güzel olmaz. Hatta 1.5-2 saat sonra yani salatamız ılıklaştıktan sonra çok daha güzelleşiyor.

* Dinlenmiş salatamıza dereotu, maydanoz, karabiber, pul biber  ve limon suyu ekleyip güzelce karıştırıyoruz.

NOT: Bu salataya dereotu çok yakışıyor.


Sonuç mükemmel ... Afiyet Olsun....



12 Nisan 2017 Çarşamba

TAVUKGÖĞSÜ...



Bugün ilk kez tavukgöğsü yaptım; çok güzel oldu.  Başlamadan önce ben kesin bunu mahvederim topak topak olur bütün malzemeyi de ziyan ederim diyordum ama hiç de öyle olmadı. Hatta miksere bile ihtiyaç duymadım. Gayet kolay, krema gibi topaksız,  güzel bir tatlı oldu.

Ancak yerken hiç mutlu olmadım, sonrasında da çok vicdan azabı çektim çekiyorum çünkü aşırı kalorili...  Eşim ve Defne çok beğendi ama kalorisi yüksek olduğu için uzun bir süre yapmam herhalde... Kilo sorununuz yoksa hem basit hem de lezzetli sütlü bir tatlı... 36 bedenlere tavsiye ederim.

Tarif portakalagacı.com sitesinden

Malzemeler

  • 1 litre süt
  • 125 gram tereyağı
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 paket vanilya
  • Süslemek için hindistan cevizi, antep fıstığı ya da kakao (ne dilerseniz)
Yapılışı

  • Önce 125 gram tereyağını tenceremize atıp biraz eriyince 1 bardak unu ekliyoruz.
  • Güzelce kavuruyoruz. (Kokusu çıkıncaya kadarmış da ben o kokusu çıkmak nasıl birşeydir bilmiyorum.)
  • Soğuk sütü azar azar bir yandan karıştırıcı ile karıştırırken ekliyoruz. 
  • Kaynayana kadar hep karıştırıyoruz.
  • Muhallebi kaynayınca bir bardak şeker ve 1 paket vanilya ekliyoruz.
  • Ocaktan aldığımız muhallebiyi 3-5 dakika daha karıştırıyoruz.
  • Kaplarımıza boşaltıyoruz.
  • Üzerini dilediğimiz gibi süslüyoruz.

Afiyet olsun...

6 Nisan 2017 Perşembe

BEYKOZ KORUSU 2017...

Bahar gezmelerine Hidiv Kasrı ile başlamıştık. 

Bu pazar ise (02.04.2017) Beykoz Korusunda idik.


Bu Koruyu internetten araştırıp da bulmuştum. 
Hiç bir şey beklemeden gidip de çok beğenip de şaşıp kalmıştık Kemalle... 
Çok sessiz sakin kafa dinlemelik tam bize göre bir yer...

Etrafta sincaplar geziyor; fotoğraflarını çekmeyi başaramadım. 
 O kabarık kuyrukları ile o kadar şeker şirin sevimliler ki anlatamam.
 Hoplayıp zıplayıp çevik hareketlerle kaçıyorlar, ağaçlara tırmanıyorlar.

Biz her zamanki gibi evden kahvaltılıklarımızı termosumuzu kapıp geliyoruz. Yoldan sıcacık simit, açma, poaça ve ayçöreği alıyoruz. Banklardan birine güzelce örtümüzü seriyoruz. kahvaltılıklarımızı seriyoruz.
Birimiz kahvaltı yaparken diğerimiz Defneyle parkta oynuyoruz.. Defne bir saniye bile durmuyor, sürekli koşturuyor, kaydıraktan kayıyor, çimenleri inceliyor, köpekleri kovalıyor, çiçekleri kokluyor hiç durmuyor. Kemalle ikimiz her gezi sonrası perte çıkıyoruz ama bizim kızımız hiç ama hiç yorulmuyor. Artık diyorum gebermiştir yorgunluktan 3 saat deliksiz uyur herhalde diyorum biz resmen baygınlık geçiriyoruz ama Defne Hanım cin gibi evde dolaşıyor maşallah diyeyim ne diyeyim.


Bahr yeni geldi, etrafta şimdilik sadece çuha zannettiğim bu çiçek öbekleri ve ballı babalar var bir de sarı papatyalar.
 



Doğa yeni yeni canlanıyor. Ağaçlarda minik minik tomurcuklar oluşmuş.





Arkada Beykoz Korusu Sosyal Tesisler var. Biz orada hiç kahvaltı yapmadık, yemek yemedik; Mekan nasıldır bilemiyorum ama dışarıdan güzel görünüyor.
Buradan belli olmuyor ama ağaçların arasından deniz parlıyor; manzara güzel.



Çok tenha yürüyüş yolları var.

 
 Bakımsız, köhne sevimsiz bir sahili var ( maalesef)
 Ama boğazın maviliği her zaman çok güzel tabii ki.



 
  
Bu mekanı seviyorum.