31 Mart 2016 Perşembe

HAVUÇLU CEVİZLİ KEK...



Bugün havuçlu cevizli kek yapayım dedim. Tarifi yeşil kivi sitesinden aldım, birazcık değiştirdim.

Bizim bebiş yattığı oturduğu kısaca kucaktan indiği anda ağladığı için önceden yavaş yavaş bütün malzemeyi hazırladım. Yumurta ve sütü önceden çıkardım ki oda sıcaklığına gelsinler. Kuru malzemeleri eledim. Havucu limonu rendeledim, cevizi elerimle küçülttüm, yağı sütü bardaklara koydum. Kek kalıbını yağladım fırını hazırladım.

Sonra Defneyi arabasına oturttum önüne daha önce hiç vermediğim çeşitli materyaller koydum.

Olabildiğince hızlı hareket ettim. Sonlara doğru yine de ağladı Defne. Ama kekimi hazırlamayı başardım.

Hamuru hızlıca fırına attım. 15-20 dakika sonra bizim kek ne alemde bir bakayım dedim. Gördüğüme inanamadım. Kekim kek kalıbının dışına kadar kabarmıştı. Hayatımda ilk kez kabaran bir kek yapmıştım. Gururluyum... 

Kekim gayet güzel olduğu için paylaşayım dedim.


Malzemeler

* 3 yumurta (benim yumurtalarım küçüktü o yüzden 4 adet kullandım)
* 1 su bardağı şeker
* 0.5 bardak zeytinyağı
* 0.5 bardak süt
* 2,5 bardak un
* 2 bardak havuç
* 1 bardak ceviz
* 1 tatlı kaşığı tarçın
* 1 tatlı kaşığı zencefil
* 1 limon kabuğu rendesi
* 1 adet kabartma tozu
* 1 paket vanilya

Yapılışı

*  Yumurta ve şekeri beyaz köpük köpük olana kadar çırpın.

* İçine yağ ve süt ekleyip çırpmaya devam edin.

* İçine un, tarçın, zencefil, kabartma tozu ve vanilyayı eleyin, biraz daha karıştırın.

* En son ince rendeden geçmiş limon kabuğu havuç ve elde irice parçalanmış cevizi ekleyin tahta kaşıkla hafifçe karıştırın.

* Yağlanmış kek kalıbına boşaltın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin.

Benim kekimin üstü biraz çatlamıştı. Internetten araştırdım. Yüksek ısı olunca çatlarmış kek . Bir daha ki sefere 175 derecede pişireceğim. Bakalım eğer daha iyi olursa güncellerim.

Bir de benim kekimin şekeri biraz az olmuş biz öyle seviyoruz. Şekeri seviyorsanız 1 değil 1.5 bardak şeker kullanın.

Afiyet olsun.

GÜNCELLEME: 160 derecede pişirdim, bugün üzeri yine de çatladı. Gerçi benim açımdan sorun yok. Üzeri çatlamış kek bence daha güzel.

28 Mart 2016 Pazartesi

VİŞNE SOSLU İRMİK TATLISI...





Bugün vişne soslu irmik tatlısı yaptım. 

Çok güzel oldu.

Hem çok kolay hem çok hafif hem de çok lezzetli oldu.

Bundan böyle sık sık yaparım bu tatlıyı.

Tavsiye ederim.


Malzemeler:

İrmikli taban için

* 1 litre süt
* 1 su bardağı şeker
* 1 su bardağı irmik
* 1 paket vanilya
* 1 yemek kaşığı mavi haşhaş

Vişne sosu için

* 1.5 su bardağı vişne suyu
* 2 yemek kaşığı ( tepeleme) buğday nişastası
* 4 yemek kaşığı şeker


Yapılışı:

* Süt, irmik, şeker ve mavi haşhaş bir tencerede pişiriyoruz.

* Pişince içine vanilya ekliyoruz. 

* Tart kalıbını ıslatıp muhallebimizi döküyoruz.

Bu aşamada muhallebiyi cıvık bulup benim gibi paniklemeyin. Soğuyunca katılaşıyor, merak etmeyin. 

Tatlımızın soğumasını bekliyoruz. 

Soğuduktan sonra vişne sosumuzu yapıyoruz.

* Vişne suyu, nişasta ve şekerimizi pişiriyoruz. Biraz soğumasını bekliyoruz. 

Bu arada irmikli tatlımızı düz bir tabağa ters çeviriyoruz.

Kalıptan kolay çıkarabilmek için önce elimizle tatlının kenarlarını çekebiliriz. Tatlımız biraz elastik, yanları çekip biraz da sağa sola sallayınca rahatça çıkıyor. 
Ters çevirince ortadaki çukura vişne sosumuzu döküyoruz. 

Soğuyunca üzerini süslüyoruz. 

Afiyet olsun.

13 Mart 2016 Pazar

EDİRNE GEZİSİ...


Bugün Edirne' ye gittik.


Selimiye Cami detay


Bebiş sabah 6'da uyanmasına rağmen evden erkenden çıkamadık. Çünkü sabah Kemal de ben de aşırı yorgunduk. 7'ye kadar ben oynadım Defne Ferah'la 8'e kadar da babası. Biraz uyuyup kendime geldikten sonra kahvaltı hazırlayıp sofraya oturmamız 9'u buldu. Defne'nin eşyalarını geceden hazırlamama rağmen ve o kadar acele ettiğim halde nasıl oldu anlamadım 11'de ancak evden çıkabildik.



İstanbul bu sabah bulutluydu ama ılık güzel bir bahar havası vardı. Edirne ise full güneşli görünüyordu.

Yola çıktık. İstanbul'dan çıkınca  bomboş ve yemyeşil tarlalar, çiçek açmış ağaçlar, tomurcuklanmış ağaçlar ve kupkuru ağaçlar gördük ve hepsi de çok güzeldi. Ayrıca çok güzel yakmayan bir güneş çıktı ki manzara bu sayede daha da güzel oldu .

Bazen tarlaların ortasında İstanbuldakilerin aksine özgürce büyümesine izin verilmiş ağaçlar görüyorduk ki her biri bir şaheserdi aslında.

Özellikle de bembeyaz çiçek açmış ağaçlar her biri çok güzeldi.

Sadece bu ağaçları görmek bomboş engin tarlalara bakıp gözleri dinlendirmek için bile İstanbul dışına çıkılabilir.


Defnecik ilk kez şehirler arası yolculuk yaptı böylece...



Akıllı uslu durdu minicik kızım, hiç üzmedi beni.


Selimiye Cami kubbe

Normalde 2.5-3 saat süren İstanbul-Edirne arası emzirme ve namaz molasıyla 4.5 saati buldu, 15:30'da  Edirne'ye vardık.

Arka sokaklarda park yeri bulduk.

Önce yemek yemek istedik.  İnternette biraz araştırma yapmıştım. Edirne'de ciğer yenildiğini biliyordum. Bir kaç restoran ismi de bulmuştum. Ama yine de en iyi restoranları halkımız bilir deyip yoldan geçenlere burada en güzel ciğer nerede yapılır diye sorduk. Halk Aydın Ciğerci'yi tavsiye etti ki internette de ismi sık sık geçiyordu. Bizde tarif ettikleri yere gittik.

Aydın Ciğerciye oturduk. Kısa süre sonra orasının gitmemiz gereken asıl yer degil takliti olduğunu anladık. Çünkü oturduğumuz yer tarif edildiği gibi bir yer değildi.  Mesela internette yazılanlara göre ciğerin yanında garnitür geliyormuş ve  garsonlar sürekli yeniliyorlarmış. Ayrıca çok sıra oluyormuş. Bizim gittiğimiz ciğerci tenhaydı  ayrıca  çok basit bir tabakta sadece kupkuru bir ciğer geldi yani yanında bir soğan bile yoktu. Daha oturur oturmaz anladık aslında orası olmadığını  ama sonra boş verdik. Aydın Ciğercide çok sıra oluyormuş,  açıkçası çocukla  kuyrukta beklemek istemedim.

Annem ciğer istedi. Kemal ve babam çorba ile başladılar. Annem ciğeri lezzetli buldu ama yanında hiçbir şey getirilmemesi tuhafımıza gitti.  Çorbalar kasede değil  yemek tabağında geldi  o da tuhaftı ama çorbaların tadı tuzu yerindeydi. Sonra benim köftem geldi ki gerçekten enfesti. Bir kere çok güzel kokuyordu. Hatta ciğer sipariş veren babam ve Kemal hemen siparişleri değiştirdiler köfte aldılar. Siparişlerin hepsi de farklı zamanlarda geldi. Yemeğin sonunda çay yoktu. Kısaca Aydın tava ciğerci yerine Meşhur Aydın çorba ve ciğerciye gitmişiz taklit olana yani ama benim için sorun yoktu... 

Güzel bir öğle yemeği oldu.

3 porsiyon köfte 1 porsiyon ciğer 2 mercimek çorbası 3 küçük ayran bir su 82 TL tuttu.

Bu arada Defne için yanımda bir kase yoğurt getirmiştim bir yandan da onu yedirdim bizim kıza. Ayrıca ciğer tattırdım. Pek sevmedi. Biraz da köfte tattırdım; onu sevdi. Böylece ömründe ilk kez benim minik kızım ciğer ve köfte yedi.

Ardından önce Eski Cami'ye gittik.  Bursa camileri ve İstanbul camilerinden çok farklıydı Edirne camileri.

Bu arada Edirne Belediyesini çok zayıf buldum. Bir kere çevre düzenlemesi çok kötüydü. Bebişin altını değiştirmek için hiç bir yer gösteremediler . Mecburen camiye girdim kadınlar tarafinda namaz kılanların arasında bebeğin altını değiştirdim sonra da orada emzirdim.

Ayrıca Edirneye girince şehir içi de çok köhne görünüyor. Çevre düzenlemesi pek yok. Büyük bir şehre değil de unutulmuş bir kasabaya giriyor gibi hissettim kendimi.

Bir de  taa uzaktan Selimiye Camisinin minareleri görünüyor. Ama sadece iki minare görünüyor.  Orayı takip ettik camiyi bulduk. Navigasyona gerek kalmadı.

Yemek yedik. Eski Cami'de ikindi namazı  Selimiye Cami gezme ardından Üç Şerefeli Cami' de akşam namazı kıldık.  Planladığımız diğer yerlere vakit kalmadı.

Bu da böyle bir gezi oldu.

İyi ki de  bekarken bol bol gezmişim. Bebekle zor oluyormuş.

Böylece gezme sezonunu da  açtım. Bol gezmeli bir bahar olur inş

Eski Cami

Meyveli ağaç figürleri.. İstanbul camilerinde hiç görmedim.



Eski Cami de devasa hatlar var


Eski Cami


İstanbul camilerinde olmayan bir detay daha servi ağaçları var kubbede. 





Selimiye Camisi


Selimiye Cami Ters Lale
Selimiye camisindeki ters lale artık belli belirsiz.... Ellene ellene kabartısı bitmiş sadece izi kalmış.


Selimiye Cami detay









Üç Şerefeli Camii kubbe









9 Mart 2016 Çarşamba

AVONDAN SİPARİŞLERİM GELDİ...

Şimdiye dek hacı sürmesi, yeşil pırıltılı göz kalemim ve nivea dudak kremi dışında makyaj malzemesi kullanmamıştım. Ruj, far gibi birkaç ürün almışlığım vardır. Köşede hiç kullanılmadan öyle dururlardı ve birkaç yıl sonra nihayet eskidiğine hükmedilip maalesef çöpe giderlerdi.

 TLC diye bir kanal var. Tam da çocuğu emzirdiğim vakit clio denilen bir program başlıyor. clio makyaj yapma teknikleri hakkında bilgi veriyor ve konuklarına cilt tiplerine uygun makyaj yapıyor, çeşitli önerilerde bulunuyor.  Her gün clioyu izlemekten midir hamilelikte yüzümde oluşan cilt lekelerinden midir ergenlikte bile çıkmayan sivilcelerim coştuğu için midir nedir bu aralar ciddi ciddi makyaj yapma ihtiyacı hissediyorum.

Bir de çalışma hayatına atılınca ben de artık zamanımın geldiğini düşünüp makyaj denemeleri yapmaya başladım. 

Öncelikle nişan bohçasında gelip de hiç kullanmadığım ürünleri çıkardım. Hiç kullanmadığım için bozulduğunu zannetmiyorum. Kokuda ve görüntüde bir sorun yok gibi.

 Bunun ne olduğunu anlamadım sanırım çok hafif bir fondöten 

4'lü far. Bu ürün çok hoşuma gitti neden hiç kullanmadıysam.


Aydınlatıcı toplar



Aydınlatıcı toplar için fırça



BB krem fondöten

Eyeliner

çeşitli rujlar

Rimeller




Bunlar da yeni siparişlerim

Şeftali allık


Maskara

Kapatıcı


Dudak parlatıcı



Bunlar da bu aralar dışardan aldıklarım
Pırıltılı kalem far



Aydınlatıcı far


Makyaj süngeri




Bunlar da benim her gün kullandığım vazgeçilmez ürünlerim...

Yeşil pırıltılı göz kalemim



Kahve çift taraflı göz kalemim



çilekli nivea dudak kremim

hacı sürmesi

hacı sürmesi

dudak nemlendiricim


Kendime bir de makyaj tepsisi aldım. Evet artık hazırım.



Avondan sipariş verirken parfüm almamak olmazdı.

Çok parfüm kullanıyorum kokuları çok seviyorum yeni yeni kokular deniyorum.  Vücut spreyleri saç spreyleri değişik sabunlar şampuanlar... 

Yalnız hamile kaldığımdan bu yana bebiş rahatsız olmasın diye baya baya azaltmıştım. 

Bebiş artık neredeyse 6 aylık oldu . Artık büyüdüğüne hükmedip yine de  abartmadan hafif hafif parfüm kullanmaya başladım.

Yeni parfümler sipariş verdim.

  Vazgeçilmezim olanları da indirime girdikçe alıyorum. ( pur blanca, incandessence, celebre, wind escape en sevdiklerim)

Bir kaç tane daha çok sevdiğim parfüm var ama evlendiğimden beri alamıyorum. Bir parfüme 300 tl veremiyorum artık . ninna ricci ( elma olandan), issey miyake ... keşke onlar da da kampanya olsa arada indirime girseler de alsam...
.  
Yalnız parfümlerimin eskimemesi için aldıktan sonra 1 yıl içinde mutlaka kullanıyorum, depolamıyorum.  İndirimleri takip ediyorum ama bitmedikçe de yenisini almıyorum.




4 Mart 2016 Cuma

SUPANGLE 2...

Bugün farklı bir tarifle supangle yaptım. Tarifi yeşilkivi'den aldım.

Gayet güzel çikolatalı sütlü bir tatlı oldu. Eşim çok beğendi. Ben de beğendim.

Ama o pastanede yediğim enfes supangle tadını bu tarifte de bulamadım maalesef. Bana göre bu tatlı güzel bir muhallebi ama supangle değil.  İçine attığım 2 paket çikolataya da acıdım. Gereksiz bence... Denemeye devam edeceğim.



 Malzemeler

1 L süt
1 su bardağı + 1 kaşık şeker
1 su bardağı un
3 yemek kaşığı kakao
1 yumurta sarısı
1 kaşık tereyağı
2 baton çikolata

Tereyağı ve çikolata hariç tüm malzemeyi tencereye koyup pişiriyoruz.

Kaynayınca tereyağı ve çikolatayı ekleyip karıştırıyoruz.

Kaselerimize boşaltıyoruz.

Hindistan cevizi ile süslüyoruz.

Afiyet olsun...