17 Nisan 2011 Pazar

BİR KÜÇÜK BAHAR ESİNTİSİ

     Bahar denince hafif bir meltem ve mis gibi  taze bahar havası, çiçek açmış erik  ağaçlarının , sümbüllerin , leylakların kokusu  aklıma gelir....  Çocukluğumda çiçek açmış badem ağaçlarına tırmandığım için, babamın annem için topladığı bir kucak dolusu leylağın evi günlerce saran kokularını teneffüs edebildiğim için, ve de rengarenk çiçek bahçesinden doyasıya çiçek toplayıp evde vazoya yerleştirebilme zevkini tattığım için ne kadar da çok şanslıyım... İşte  bugün aldığım şebboyların kokusu evimin her yanını kaplayınca böyle güzel duyguları hatırladım..

                         Aşağıdakilerde 15 gün önce aldığım diğer şebboylarım...

                         
                          Şebboyların demeti 5 tl ama eve kattığı anlam paha biçilemez...

12 Nisan 2011 Salı

MUNTAZAM

mutfak dolaplarından sarkan işlemeli peçeteleri , buzdolabının üstündeki oyalı örtüleri oldum olası sevemedim. Antipatimin nedenlerinden birisi bu örtülerin sabit durmayıp sürekli sağa sola kayıyor olması ve de benim gibi simetriye önem veren birisi için bu görüntünün tam bir eziyet olması... Ama sarkan peçeteler olmasa da dolapların , çekmecelerin içlerine mutlaka örtü koymak durumundayım ve de bunlarda her tabak alışta buruşuyor , çekmeceyi açtığımda her seferinde  en altta  havluların kaymış olması beni delirtiyor... du ki geçen gün markete gittiğimde raflarda rulolar gördüm bunlar ne işe yarıyor ki derken aklıma dolaplar ve kayan örtüler  geldi . rulosu 5 tl den 2 paket rulo aldım.. mutfakta tüm dolapların çekmecelerin zeminine bunlardan yerleştirdim .sonuç mu ... mükemmel... ( sadece 2 parmak kalınlığında kesim başa ve sona yerleştirdiğinizde bile yeterli oluyor..

11 Nisan 2011 Pazartesi

DÜZENLİ KİTAPLIKLAR İÇİN...

Ziyaretime gelen arkadaşlarım kitaplığımın ne kadar da düzenli göründüğünü söylerler... Size göstermek istediğim küçük bir aparat var... İkeadan 1.5 TL ye almıştım ( 3-4 yıl önce) hala satılıyor mu bilmem ama benim evimde olduğu gibi  kitap, dergi ve dökümanınız çoksa ve de düzgün durmalarını istiyorsanız  çok işinize yarayabilir...




9 Nisan 2011 Cumartesi

KAPALIÇARŞI KAPALI KUTU

Kapalıçarşı deyip geçme kapalıçarşı kapalı kutu demiş Orhan Veli. Ben de bugün uzun zamandır aradığım boş vakti buldum ve kapalıçarşıya gittim. 17 yıllık istanbul hayatımda  içinden defalarca transit geçiş yaptım ama şöyle etraflıca gezmek şimdiye dek nasip olmamıştı... Çok otantik,çok farklı bi alem... Bi ara otantik takılara bakarken yanımdaki bayana çarptım o ise gülümseyerek ' insan burda kendinden geçiyor değil mi ' dedi...Gerçekten de ana yoldan yan dehlizlere saptığınızda gitgide daralan, 2 kişinin zor geçtiği yollar...Labirent gibi alanlarda sanki yüzlerce gümüşçü yanyana dizilmişler... Kendini kaybetmemek ve de kaybolmamak ne mümkün...  
Milyonlarca takı arasından görür görmez işte aradığım şey bu diyerek kehribar bir yüzük aldım... 



bir de geçenlerde ametist bir kolye almıştım onun kutusunu yüzük kutusuna çevirdim... tabi biraz güzelliği kayboldu ama yüzüklerim açısından işime çok yaradı diyebilirim.

8 Nisan 2011 Cuma

BAHARI HATIRLAMA

Geçenlerde bir arkadaşım çiçek açan ağaçları gördükçe içini mutluluğun kapladığını yazmış... ben de fotoğraf makinamı aldım ve baharı duyumsama gezisine çıktım... gerçi henüz çok erken  ... ama yine de dolaşırken sümbüllerin kokusunu alabiliyorsunuz ...hem ağaçların yeni yeni  çıkmış filizlerini gördüm , ismini bilmediğim bir ağaç  beyaz beyaz  çiçek açmıştı... içim huzurla dolmadı ama gezim bir zaman kaybı değildi...