DEFNE FERAH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DEFNE FERAH etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2/18/2026

MÜZEVERSE, GALATAPORT

Bu aralar Defne ile hayatımız evden okula okuldan eve şeklinde geçiyor. Bu durumdan hiç de şikayetçi değilim. Hatta böyle tekdüze yaşamaktan, düzenli rahat sakin bir hayat sürmekten epey de keyif alıyorum diyebilirim lakin Defne'ye biraz kötülük yapıyorum sanki.

Defne'nin son zamanlarda ders dışında tek eğlencesi tableti oldu. Evde ne bir iş yapıyor ne bir hobisi var. Kitap da okumuyor müzik de dinlemiyor. Herhangi yapmak istediği heves ettiği birşey de yok. Aslında ödevlerden sonra başka bir şey yapacak zaman da kalmıyor.

Buna bir çözüm bulmam gerek.

Öncelikle reels kaydırmasın beyni çürümesin diye minecraft oyununu yüķledim. En azından zararsız bir oyun- diye biliyorum.- Ekran karşısında iken daha rahatım şu anda.

Biraz sosyalleşsin diye her fırsatta dışarı yolluyorum ya da arkadaşlarını evimize davet ediyorum. 

Başka da bir şey yok gibi.

Son günlerde harıl harıl etkinlik araştırıyorum. 

Bir kaç saat de olsa tabletten biraz uzak dursa benim için bir başarı sayılır.

Daha neler yapabilirim İstanbul'da ne var ne yok diye araştırırken Müzeverse'yi buldum.
(Bu arada İstanbul'da neler neler varmış hiç haberim yokmuş. Gerçekten de her bakımdan çok zengin bir şehirde yaşıyoruz.) 


Müzeverse Galataport'ta. 

Ben Galataport'a daha önce hiç gitmemiştim hatta adını bile hiç duymamıştım.

Oralarda araç park yeri sorun oluyor bu yüzden toplu taşıma ile gitmeye karar vermiştim ve ayarlamıştım.

Defne babam da gelsin deyip babasını aradı. O da tamam dedi. Babası oraları iyi biliyor. Ben park yeri bulurum toplu taşımaya gerek yok dedi. Böylece Kemal'in arabası ile Fındıklı'ya geldik. Meğerse Galataport eskiden antrepo denilen Cruise gemilerinin yanaştığı yere yapılan yeni bir alışveriş merkezi imiş. Sahilde hemen İstanbul Modern'in yanında.

Ben buranın yeni halini çok beğendim. 
Eskiden buradan sahile erişim yoktu. O tekdüze sıkıcı depo mu işyeri mi anlayamadığım çirkin binaların yanında bol bol nargile çekilen dumanaltı hiç hoşuma gitmeyen kafeler vardı.
Şimdi o eski atıl köhne sevimsiz görüntü gitmiş, buralar harika capcanlı güzel bir yere dönüşmüş.

Galataport'un otoparkına inince ise daha da şaşırdım çünkü devasa bir yer altı otoparkı inşa etmişler. 

Bu otoparka o kadar sevindim ki...

Bundan böyle arabamı buraya park eder tüm sahili boydan boya rahatça gezerim inş.

"O" çıkışının yakınlarına park ettik ve üst katta hemen Müzeverse'nin önüne çıktık.

Lakin o gün tüm seanslar, hatta ertesi günkü tüm seanslar bile doluymuş. Önceden rezerve etmem gerekiyormuş. 

Neyse biz de sonra gelelim, o zaman buraları dolaşalım dedik

Önce Galataport'da sahili dolaştık. Sahil Kılıç Ali Paşa Camisi'nin oralardan başlıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi'ne kadar devam ediyor.

Manzara muhteşem.

Tarihi Yarımada harika görünüyor buradan. Topkapı Sarayı arkasında Ayasofya arkasında Sultanahmet, ön tarafta Eminönü'nde Yeni Cami, arkalarda Beyazıt Kulesi ve yine Beyazıt ve Nuruosmaniye Camileri var. ( Bu iki camiden emin değilim başka bir cami de olabilir.) Biraz daha yan tarafta İstanbul'un en güzel yerine konumlanmış tam olması gerektiği gibi siluetle uyumlu İstanbul'un en güzel görüntülerinden biri Süleymaniye Camii var ve buradan şahane görünüyor. 

Yan tarafta Galata Kulesi önümüzde Kılıç Ali Paşa Camisi, Meydan Çeşmesi, Nusretiye Camisi, Tophane-i Amire. Üst tarafta Cihangir Camisi. Yan tarafta Dolmabahçe Sarayı, Boğaziçi Köprüsü diye gidiyor.

Süleymaniye İstanbul'un ruhuna tam anlamıyla nasıl uyumlu ise karşıda Çamlıca Tepesi'ni boydan boya kaplamış gibi duran devasa boyutları ile Çamlıca Cami o kadar uyumsuz görünüyor gözüme.

Son dönem camilerinden biri olan Taksim Camisi tüm heybeti ile Taksim Meydanında insanı eziyor, istenen amaçlanan etkiyi gösteriyor gayet de meydana yakışıyor ve çok hoş duruyor. İnsan bu camiye bakarken sanki bu cami burada hep vardı hep buradaydı gibi hissediyor. ama aynı sempatik tavrı Çamlıca Camisi'ne gösteremiyorum. İstanbul'un bir tepesine bir tane daha cami eklenmiş ama eğreti duruyor. Ya da gözüm alışmadı bilemiyorum. Kısaca bir türlü beğenemedim.

Önümüzde ise canım Üsküdar, Kız Kulesi, Salacak, Selimiye kışlası yan tarafta ise Adalar'ın bir kısmı var.

İşte böyle muhteşem enfes nefes kesen bir manzara.

Burada biraz dolandık ve boğaz havası aldık.  

Sonra Kemal "Gel Defne sana benim  ilkokulumu göstereyim" dedi. 

Kemalin çocukluğu buralarda geçmiş.

Önce hemen biraz ötede Namık Kemal İlkokulu'nu gördük. Okul kapalıydı. Giriş kapısından öteye geçemedik. Kemalin çocukluğundan da hatırladığı artık neredeyse bir ağaç gövdesi kadar kalınlaşmış gövdesi ile bir mor salkım sarmaşığı girişte tüm kapıyı kaplamış. Şimdiki okullarda böyle çiçekli bir giriş var mı? Baharları nasıl da güzel kokuyordur buralar. Ayrıca okul denizi görüyor. Denize nazır terasları var.

Kemal'in okuduğu sınıf da denizi görüyormuş. Çok normal bir şeymiş gibi anlatıyor. İşte İstanbul'da bazı çocuklar derslerini boğaza bakarak işliyor.

Abileri ile top oynadığı yerleri gösterdi. Kazancı Yokuşu'nda bulunan evlerine çıkan merdivenleri, teneffüslerde tost aldıkları ama şimdi yerinde yeller esen köşedeki kafeyi, okuldan çıkınca illaki sallandıkları salıncakları, çocukken annesinin çırak verdiği berber dükkanını, onun okumasına vesile olan hatta evinin karşısındaki ortaokula bizzat kendi giderek yazdıran şimdi ruhuna çok dualar ettiğimiz mekanı cennet olsun madamın evini, okuduğu ortaokulu ve liseyi, çocukken onlara çok büyük gelen maç yaptıkları ama gerçekte  küçücük minicik okul bahçesini, kardeşleri ile birlikte ayda bir kere ne isterlerse yiyebildikleri lokantayı kısaca çocukluğunun geçtiği sokakları gezdik.

Sonra da Dolmabahçe Camisi'ne indik. Kemal orada namaz kıldı. Oranın da onda önemli hatırası varmış.

Biz camide oturmuş huzurlu havayı teneffüs ederken bir adam 2 küçük oğluyla geldi. Hemen namaza durdular. Baba imamlık yaptı oğulları da ona uydular. 3. rekatı kılarken biri zenci 2 kişi geldi. Onlarda hemen o adamın arkasına saf durdular. Biz de Defne ile onları izledik. Evet hiçbir aksiyon yok bunda evet çok sıradan bir olay ama neden bilmiyorum hoşuma gitti. 

Sonra geri döndük. Eskiden Adalar İskelesi'nin olduğu yerler şimdi Seyir Terası olmuş. Çok da güzel olmuş. Burayı da çok beğendim. Sonra Galataport'a geri geldik. Biraz buraları gezdikten sonra Popeyes'e geldik. Ben fast food hiç sevmem ve yemem ama nedense bu sefer yiyecekler çok lezzetli geldi. Çok acıkmıştım herhalde o yüzden. Defne de zaten tavuğu çok sever.

Sonra da evimize geri döndük. 

Bu hafta bir kaç gün öncesinden Müzeverse'ye rezervasyonumu yaptırdım.
Malesef yine geç kalmışım gündüz erken saatlerde tüm yerler tükenmiş akşam 17'ye yer bulabildim sadece.

3 kişi 3.000 TL ödedim.

Bugün önce Dolmabahçe Resim Müzesi ardından da Müzeverse'ye gideriz diye düşünmüştüm. Hatta belki arada  Dolmabahçe Sarayı'nı da gezeriz demiştim. Defne mırın kırın etti ben nasıl yürüyeceğim vs dedi. Neyse o kısmı iptal ettik. Zaten o kadar korkunç bir trafik vardı ki bir buçuk saatten fazla trafikte kaldık. Ancak yetişebildik. Resim Müzesi'ne de vakit kalmadı.
 
Kemal gelirken bu sefer de Taksim tarafından getirdi. Gümüşsuyu'nda tam da stadın karşısında top oynadıkları yerleri gösterdi.  Şu anda buraları görünce garip geliyor. O kadar değişti ki her yer buralarda bir çocuğun top oynayabileceğini düşünemiyorum bile.

Bugün hava çok daha güzeldi. Manzara yine enfesti. Bu sefer taa arka taraflarda Samanlı Dağları bile net görülüyordu.

Önce biraz sahilde dolaştık sonra da müzeye geçtik.

Müzeverse'de biz Yaşamın Ķökleri'ne bilet almıştık.

Önce eşyalarımızı dolaba kilitledikten sonra sıramızın okunmasını bekledik.

İsmimiz okununca kısa bir bilgilendirme yapıp başımıza bir kask taktılar.
Nasıl yapmışlar nasıl bir teknoloji bu bilmiyorum ama bir kaç dakika sonra 3 boyutlu bir evrende bulduk kendimizi.


Bu fotoğrafları google görsellerden aldım.

Dünyanın ilk oluşumundan başlayıp günümüze dünyamız kadar genel bilgiler vardı.

İlk canlılar dinozorlar devasa bitkiler sarmaşıklar okyanusların altı vs harikaydı.


Hepimiz çok güzel bir vakit geçirdik.

10 üzerinden 10 verdim ben.

Bence çocuklar çok daha fazla sever burayı.

Müzeverse'den çıkınca biraz gezdik. Sonra da yine popeyes'da yemek yedik. Yine geçen hafta olduğu gibi tam Topkapı Sarayı'nı
gören masaya oturduk. 

Sonra yeniden bu sefer İstanbul'un gece halini seyrettik. Işıl ışıl bir İstanbul'du gördüklerimiz.

Sonra da artık dönüş yoluna geçtik. Otopark bu sefer de 426 TL tuttu. 

Çok uzun çileli bir yolculuktan sonra evimize gelebildik. 

Bugün 3 saatten fazla trafikte kaldık. Kemal daha da gelmem buralara dedi. 

Bence tüm çileli yolculuğa rağmen değerdi. 



3/28/2025

DEFNE FERAH'IN ARKADAŞLARI GELDİ.

 

 07.06.2023

Dün Defne'nin arkadaşları geldi. 

Aslında kankalar yani Defne ile birlikte 4 kişi olacaklardı; Defne, Selime Sevde, Mina ve Zehra Betül... 

Sonra Defnecik " Anne Almina da gelsin mi"  dedi tamam dedim. 

Sonra öğretmeni aradı, "Mina Elmas sınıfta yalnız kalmış o da gelsin mi" dedi. Ona da elbette dedim. 

Sonra Zehra Betül'ün annesi aradı "Zehra Betül'ün kardeşi hep ağlıyor ben de gitmek istiyorum diyor o da gelsin mi" dedi. Ona da elbette tabii ki dedim.  

Böylece dün okuldan bir Defne ve altı arkadaşını da alarak yola çıktım. 7 tane daha can taşıdığımdan korkudan sorumluluktan titreye titreye araba kullanarak kaplumbağa hızı ile 10- 20 km hızla eve geldim Allah'a şükür.

Kızlar evi keşfederken hemen yemek hazırlıklarına başladım. 

Ekmekçiden 4 ekmek hamuru almıştım.  Onları kızarttım. Kızart Allah kızart bitmediler. Taze taze olsun diye önceden hazırlamamıştım. Yanlarına domates peynir zeytin salatalık koydum. Taze ekmek de almıştım dilimledim. İçecek olarak da mangolu ve şeftalili ice tea aldım. Çay demledim.

Onlar yerken bir yandan kızartmaya devam ettim. Sıcak sıcak masaya koydum.

Kızlar memnun gibilerdi inşallah beğenmişlerdir.

Sonra sofrayı topladım mutfağı temizledim.

Sonra dondurma faslı başladı. O da bittikten sonra mutfağı yeniden toplayıp masayı çektim.

 Kaç tava pişi yaptım bilmiyorum. Her tarafım yağ olmuştu. Yapış yapış hissediyordum. 5 dakika bir duş alayım anneler gelmeden bir temizleneyim mis gibi çıkayım karşılarına dedim.

 Tam banyoya girip tüm kızartma yağından kokusundan kurtulacaktım ki Almina'nın annesi ben geliyorum dedi. Banyoyu mecburen erteledim.

Çocukları parka indirdim.

Defne arkadaşları ile gayet mutlu görünüyordu. Kızların keyfi yerinde idi.

Biraz sonra da Almina'nin annesi ve iş arkadaşı geldi. 

Parkta bankı gölgeye çektik. Ben de yukarıdan termos kızarmış pişiler zeytin peynir vs getirdim.  

O sırada Mina Elmasın annesi de geldi. 

Tanıştık, yedik içtik, muhabbet ettik. 

Mina Elmas'ın annesi çok tatlı bir bayandı. Mina Elmas da çok tatlı bir çocukmuş bayıldım.

Diğerleri de hoştu tanışmak güzeldi.

Bu sırada kızlar biz de piknik yapacağız dediler. Tamam dedim. Yuķarıdan piknik örtüsü cips bisküvi meyve getirdim. 

Ay çok tatlılardı. Beraber oturdular muhabbet ettiler. Oynadılar. 

Biz de muhabbete kaldığımız yerden devam ettik. 

Akşama doğru Sevde'nin babası geldi. Mina'yı da aldı gitti.

Sonra Betül'ün annesi geldi. 

Son olarak da diğerleri gitti.

Güzel bir gün oldu. 

Akşam Defne ile eve geldik. Bir şeyler yedik ve hemen sonrasında Defne ile direkt yatağa düştük o kadar yorulmuşuz ki.

Ben bu işi pek sallamamıştım ama hiç de öyle hafife alınacak bir şey değilmiş çok yoruldum. 

Gece sancılı huzursuz geçti. Yorgunluktan rahat uyuyamadım. Sabah erkenden kalktım. İlk  iş banyo yapıp yağ kokusundan kurtulmaktı.

Sonra her zaman ki rutin işler.

Akşam 16:00' da Defne'yi okuldan alınca hadi yemeğe gidelim dedim. Çünkü bir önceki  günden sonra mutfağa girip bir şeyler pişirmek gelmedi içimden.

Defne babasını da aradı. O da tamam dedi. Akşam hep beraber Satır Kebap'a gitmek üzere yola çıktık. Yolda Kemal Köfteci Yusuf'a gidelim mi dedi. Defne oradaki parkta oynamak istiyormuş.

Açıkçası Köfteci Yusuf 'a gitmek hiç istemiyordum ama beni ikna ettiler.

Köfteci Yusuf iyice bozmuş. Her yer çok pisti. Servis çok yavaştı. Ya da ben kebapçı yerine buraya getirilmiş olduğum için her türlü kusuru görmüş olabilirim. 

Defne her zaman ki gibi tavuk istedi Kemal her zaman ki gibi köfte. Ben de küşleme istedim. Hiç yememiştim daha önce.

Herkes hepsinden yedi. Defne küşlemeye bayıldı. Ben hiç sevmedim. Ama denemiş oldum işte. Daha da almam. Köfteci Yusuf'a da gelmem.

Sonra Depositede alış veriş merkezlerini dolaştım. Defne de oyun parkı'na gitti.

Depositede alınabilecek hiçbir şey  bulamıyorum, yine bulamadım.

Sonra Defne'nin yanına gittim. Onu izledim uzun müddet.

Haziran'in 7'si ama hava çok soğuktu. Soğuktan duramadık eve geldik.

 Dondum dondum.

 Hemen bir çay demledim içim ısınsın.

Bugün de böyle geçti. 

3/27/2025

DEFNE'NİN SINIF PİKNİĞİ

 

13.05.2023

 Dün hava ne kadar soğuk rüzgarlı ve bozuk ise bu sabah o kadar zıt bir şekilde sıcak ve güneşli idi.

Cumartesi sabahı olmasına rağmen pırıl pırıl güneşin etkisi ile olacak erkenden uyandım. 

Önce sağı solu topladım ve hemen ardından Defne'nin okul pikniği için hazırlıklara başladım. Piknik için iki tepsi börek pişirdim. 

DEFNE FERAH TEKVANDO KURSUNDA

 15.12.2022 

Defne Ferah bu hafta tekvando kursuna başladı.

6/08/2019

KOCADAĞ AT ÇİFTLİĞİ, HAVRAN 07/06/2019

Bugün At Çiftliğine gittik.




Minik bir tesis. Köy  okulunun yanında zeytinliklerin arasında küçük bir alanda hizmet veriyor. Benim çok hoşuma gitti. Girişte zeytin ağaçlarının altında kahvaltı masaları var. Kahvaltı kişi başı 35 TL imiş. Biz kahvaltı yapıp gitmiştik o yüzden menü servis kalite hakkında bilgim yok ama şunu söyleyebilirim tüm masalar doluydu. Etraftan cıvıl cıvıl çocuk sesleri geliyordu.



Defne atları görür görmez havalara uçtu.  O kadar mutlu oldu ki.

 Önce  biraz atları tanıdık.


Yaz günü korkunç bir koku bekliyordum ama hiç de değil öyle aman aman ağır bir koku yoktu. Atlar gayet bakımlı ve mutlu görünüyordu. Ortalık temizdi.

Yanlarına yaklaşıp atları biraz sevdik. (Ben aslında baya tırstım.) Atlar yanlarına gidince beni seçin beni seçin diye ayakları ile kapılara vuruyorlar.

Atların isimleri de çok  hoştu. Ben siyah inciden hoşlandım. Onun yanında  ise kar tanesi vardı. Sonra bir de ayaz hürrem ve aklımda kalmayan tuhaf isimli bir at vardı.
Her birinin belli bir karakteri var. Kar tanesi çok uysalken Ayaz yerinde duramıyor. Havranlı genç çalışan ise atlarla bir insan gibi konuşuyor ve galiba anlaşıyorlar da.


Defneciğe midilli cinsinden minik bir at getirdiler. Defne hiç korkmadı. Hemen mutlulukla oturdu atına. Başta biraz iğreti otursa da bir kaç dakika sonra oturuşu eğeri tutuşu değişti. Gayet rahat bir şekilde  el sallamaya, atını bir yandan sürüp bir yanda sevmeye başladı.


Küçükler için 10 dakikalık tur 25 TL. Küçükler ortada minik alanda turluyorlar. Büyükler ise isterlerse yukarılara yeşillik alanlara çıkıyorlar. Dağ bayır dolanıyorlar.

Güzeldi.

Sonra cuma namazı  için Havran'a geçtik.

Bizim oralarda köy yolları böyle, her yer zeytinlik.. 



 Ulu çınarların birinin altına oturduk. 

Havran köy gibi minicik bir kasaba. 


Namaz sonrasında ise denize gittik.

 Güzel  bir gündü.

Herkese mutlu tatiller...


1/02/2019

DEFNE FERAH'IN TUVALET EĞİTİMİ

Temmuz ayında başladığımız tuvalet eğitiminin artık sonuna geldik. Nihayet bu postu yayınlayabileceğim için çok çok mutluyum.


Bazı çocuklar 1 günde 2 günde bilemedin 1 haftada ögrenebiliyorken bazıları bu eğitimi hemen alamıyorlar. Tuvalet eğitimi bazen aylarca sürebilir.

Şu anda bu yazıyı okuyan varsa sesleniyorum; Tuvalet eğitimi verirken çocuklarımıza eziyet etmeyelim. Panik yok!!! Herşeyin bir vakti zamanı var. Çocuklarımıza güvenebiliriz.

1/04/2018

2 AYDIR GEÇMEYEN ÖKSÜRÜK 1 GÜNDE NASIL GEÇTİ...

Defne Ferah çook uzun zamandır öksürüyordu. Öksürük genellikle sabah uyandığında yoğun bir şekilde oluyordu. Sonra geceleri de başladı. Yavrum geceleri belli saatlerde kalkıyor öksüre öksüre helak oluyordu.

8/06/2017

DEFNE FERAH'IN SÜTTEN KESİLMESİ...


Defne Ferah ilk doğduğu günden beri çok ama çok emen bir bebekti. Sürekli emmesinde ise hep ben suçlu bulundum.(Sanki suçmuş gibi!)  Başta kocam, ailem, arkadaşlarım, eş dost akrabalar bu iki yıl boyunca hep laf sokuşturdular; Baştan kucağa almayacakmıştım, ben alıştırmışım, baştan tavrımı kurallarımı koyamamışım vs...

8/11/2016

SİVRİSİNEĞE DOĞAL ÇÖZÜMÜ BULDUM.

Çocuğumun her yeri kırmızı kırmızı. Evvelki gece tam 17 yerinden yemişler taa 1 ay önceki ısırıkların izi bile geçmemişken hâlâ.

Her gece  bir kaç kez kalkıp operasyon yapıyorum. O kadar sinirliyim ki daha önce hayatımda hiç yapmadığım birşeyi; ellerimi çırparak sinek öldürüyorum o kadar hınçlandım. Ki şimdi çok saçma geliyor ama geçmişte bir tanecik sivrisinekten ne olur bir damlacık kan bu zavallı sineği öldürmeyeceğim demişliğim vardır.

8/08/2016

İLK DİŞ ve DEFNE FERAH 10,5 AYLIK

22 Haziran 2016

Bugün Defne yatmaya giderken babasına el salladı.



29 Haziran 2016

Bugün Defne artık çok rahat bir şekilde emekleyebiliyor. Etrafı karıştırmaya başladı. Her şeyi merak ediyor, indiriyor. Çok dikkatli olmam lazım.


15 TEMMUZ 2016

Bugün Defne Ferah 10 ayını doldurdu.

Her gün yeni bir şey öğreniyor.  Her şeyi merak ediyor. Her gördüğü şeye dokunuyor. Onları sallıyor, silkeliyor, atıyor ve tabii ki her gördüğü şeyin tadına bakıyor.  Geçen gün bir baktım yerde siyah bir şey bulmuş oynuyor, tam ağzına atacakken fark ettim; ölmüş bir sinek...

6/16/2016

DEFNE FERAH 9 AYLIK

1 HAZİRAN 2016

Bugün Defne'ye top attım. Topu tuttu ve bana geri attı. İlk kez karşılıklı top oynadık.

8 HAZİRAN 2016

Bugün Defne'nin altını değiştiriyordum. Bu aralar alt bağlatmıyor. Tam bağlayacağım sıra dönüyor. Yine cebelleşmeye başlamıştı ki kalkıp oturdu. Yani yatarken kendiliğinden kalktı ve oturdu.

Bugün ilk kez ellerinden tuttum güzelce adım attı.

Bir de bugün kahvaltı yaptık. 1 adet zeytin bir çay kaşığı tereyağı , 1 adet yumurta sarısı ve peynir. Peynir sevmiyor. Zeytini yüzünü ekşite ekşite yedi. Ertesi gün de hiç bir sindirim emaresi görülmeksizin aynen çıktı:)

12 HAZİRAN 2016

Bugünlerde emeklemeye çalışıyordu. Uzun gayretler sonunda bugün emeklemeyi başardı. Halının ortasına koymuştum. Bir baktım gardırobun oraya gitmiş hatta çekmeceyi açmış içini boşaltıyor. Hiçbir şey demedim. Baya bir kurcaladı. Bir keyifliydi bir keyifliydi anlatamam. Tabii ben de...


Bir de ellerinden tutunca adım atıyor. Ama balerina adımı parmaklarının ucu ile yürüyor benim minik balerinim.

15 HAZİRAN 2016

Defne Ferah 9 aylık oldu. Artık rahatlıkla doğrulabiliyor. Uykusundan uyanınca ilk iş doğrulup oturuyor. Ayrıca yataktan birkaç kez düştü. Bu yüzden artık hiç yalnız bırakmıyorum. Ya kendi yatağına yatırıyorum ya da halıya koyuyorum.

Yavaş yavaş emeklemeye de başladı. Minik yaramazlıklar yapıyor. Mesela her gördüğü kabloyu çekiyor. Prizlere ipliklere kablolara aşırı meraklı.

Bazen şarkı söylüyor benim küçük bülbülüm.

Artık her yemekten tattırmaya çalışıyorum. Pütürlü gıdalar da veriyorum. Hala dişi yok ama diş etleri ile çiğneyip yutabiliyor. Bu aralar salatalığa bayılıyor. Elinden alamıyorum. Çilek kiraz çok seviyor. Zeytini yüzü buruşturarak yiyor. Peynir ise hiç sevmiyor. Kuru ekmeği eline verince kemirmeyi seviyor.

Artık 10-15 dakika kendi kendine oynamaya başladı. Hamileliğimden beri ilk kez evimi toplayabildim. Bu hafta ilk kez güzel bir temizlik yaptım. Ruhum acayip hafifledi. Rahat rahat yemek hazırlayıp löp löp yutmadan yemek yiyebildim. Hayatım düzene giriyor galiba.

Gece uykularına gelirsek...

Akşam 08:30 09:00 gibi uyuyor. 03:00 kadar 3 ya da 4 kere uyanıyor. 3'ten sonra ise sürekli kucakta uyumak istiyor. Emzikle sakinleşmiyor. Acaba aç mı diyerek bir kaç sefer biberonla mama hazırladım yok içmiyor. Her 15 dakikada bir uyanıyor emmek istiyor.

Sadece çocuk kucağımdayken oturduğum yerde uyuyabiliyorum. Bizim kız 9 kiloyu geçtiği için de bacaklarım belim kolum kopuyor. Sabahları çok yorgun bitkin uyanıyorum. Hep uykuya hasretim.

Cildim ise en kötü zamanlarını yaşıyor. Sivilceler çenemden yanağıma doğru yayıldılar. Tekrar başka bir cildiyeciye gitmeyi düşünüyorum.

Kilo hala veremedim. Kemal neredeyse 10 kilo zayıfladı. Ben yerimde sayıyorum.


Defne Ferah 9000 gram
Ben 92 kg

Defne Ferah kilo almıyor bu aralar. İştahı pek yok. Şimdilik zorlamıyorum.

6/02/2016

İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY KALP HASTANESİ

Defne Ferah doğduğu gün ilk kontrolleri yapıldığında kardiyoloji bölümü bebişin kalbinde delik olduğunu çoğu bebeğin zamanla durumlarının düzeldiğini bebiş 6 aylık olduğunda kardiyolojiye kontrole getirmemizi söylemişlerdi.

Kontrol vakti geldi. Uzun zamandır randevu almaya çalışıyordum bir türlü alamıyordum.  En son çocuk doktoruna randevu aldım. Meğerse çocuk doktorların çocuk kardiyolojisi bölümünü aktif hale getirmesi gerekiyormuş. O yüzden bir türlü randevu alamıyormuşum.

Doktorumuz bölümü aktif hale getirdikten sonra nihayet bu hastaneden randevuyu alabildim. 17:50  gibi geç bir saatte bulabildim sadece. Okul çıkışı hastaneye gittik. Tertemiz mis gibi bir mekan. Hiç hastane gibi değil. Çok sevimli bir yer. Her duvarda çizgi film kahramanları var. Çocuklar için oyuncaklar var. Etrafta gülen oynayan çocuklar var. Defne Ferah'ın çok hoşuna gitti. 

5/28/2016

DEFNE FERAH 8,5 AYLIK

Son yazdığımdan beri


Defneyi çocuk doktoruna kontrole götürdük, her şey yolunda. ( Maşallah.)


Mehmet Akif Ersoy Kalp Hastalıkları Hastanesine kardiyolojiye kontrole gittik. İlk doğduğunda kalbinde birkaç küçük delik vardı, doktor büyük ihtimalle zamanla geçer demişti, her şey normal çıktı. (Çok şükür.)


Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesine kalça çıkığı kontrolü için eşim götürdü. Önünde 170 kişi varmış bir yarım saat beklemiş. Sıra ancak 5-10 kişi ilerlemiş. Sıra gelmesi mümkün olmadığı için geri dönmüş. Artık başka hastaneden randevu alacağım.

Ebe kontrolü vardı. Son kontrolden beri boyu 3 cm uzamış; 70 cm olmuş.

Kan değerleri biraz düşük çıkmış. Artık kan ilacını sabah akşam 8 damla olarak vereceğiz. Ben de bunu duyduğumdan beri çay miktarımı azalttım, biraz daha beslememe dikkat edeyim, kan haplarımı düzenli kullanayım.

4/28/2016

DEFNE FERAH 7,5 AYLIK

Defne Ferah'la ilgili yazı yazmayalı baya olmuş. En son işe başlarken yazmışım. Sonrasında ara ara notlar almışım. En son blogda Defne Ferah'la ilgili yazdıklarımı okudum hayret ettim. Gerçekten de bebekler çok hızlı büyüyorlar. Her gün yeni bir şeyler öğreniyorlar.

23. Hafta

Defne Ferah 7000 g (400 g zayıflamış)
Ben 88,8 (400 g almışım)

24. Hafta

Defne Ferah 7400 g ( verdiği 400 gramı geri almış.)
Ben 89,9 (1100 g almışım)


Gelişmeler;

2/16/2016

İŞE DÖNÜŞ... DEFNE FERAH'LA 20. 21. ve 22. HAFTA...

20. Hafta

Defne Ferah 7000 g (200 g almış)
Ben 89,1 (1800g almışım)

21. Hafta

Defne Ferah 7200 g (200 g almış)
Ben 89,7 (600 g almışım)

22. Hafta

Defne Ferah 7400 (200g almış)
Ben 88,8 (900g vermişim)

Hayatımın en kötü 15 tatilini yaşadım.

İşe döneceğim kesinleştikten sonra bebeğimden ayrılma düşüncesi zehir gibi oturdu içime. Aylar öncesinden bebeğim benden ayrı nasıl kalacak nasıl doyacak nasıl uyuyacak diye düşünüp ağlamaya başladım.

1/27/2016

DEFNE FERAH'LA 19. HAFTA...

Bu hafta Defne Ferah 6800 g ( 200 g almış)
Ben 87,3 (1 kilo almışım)

Bu haftanın gelişmeleri;

* Artık kuzucum sabahları cıvıl cıvıl konuşmasının yanında beni sabahleyin dokunarak uyandırıyor. Kollarıma elime dokunuyor. Her seferinde çok mutlu oluyorum. Yemek yerken masada elimi tutuyor.

* Bu hafta dokunma duyusunu farkına vardı sanırım. Parmaklarını çok daha etkili kullanabiliyor. Koltukları tırmalıyor. Yorganı pikeyi hırkasını eline ne geçerse ne bulursa yakınlarda kavrıyor inceliyor. Battaniyesini tutarak uyuyor. Yerim o minicik parmakları ben...

* Bu hafta yine hastalandım. Defneyi sürekli emzirdim boğazı kurumasın diye... Çok şükür bir iki öksürdü burnu tıkanır gibi oldu ama atlattık. Ben de daha iyiyim.

Bu haftalık bu kadar...

1/23/2016

DEFNE FERAH'LA 18. HAFTA...

Bu hafta Defne Ferah 6600 (100 g almış)
Ben 86,3 (700 g vermişim:) )

Bu haftanın gelişmeleri;

* Artık gel gel dediğimde kollarını uzatıyor.

* Bu hafta 4. ay aşısını oldu. Her iki bacaktan yapıldı. Sadece aşı olurken doğal olarak ağladı. Sonra hemen sustu yavrucum benim. Akşamına ağrısı oldu. Huzursuz bir gece geçirdi sürekli emmek istedi. 2. Ay aşısına göre daha zor geçti.

* Demir şurubuna başladık. Vegaferon diye bir damla. Defne hiç sevmiyor, ben de...  O kadar dikkat etmeme rağmen kıyafetleri hep battı. Bir de ek gıdadan mi üşütmekten mi demir şurubundan mıdır bilmiyorum kakası çok feci kokuyor ve görünüyor.

* Ek gıda olarak havuç ve patates püresi yapıyorum. Ayrıca yoğurt vermeye çalışıyorum. Bazen de armut elma portakal mandalina suyu veriyorum

* Bu hafta ilk kez gündüzleri uyumaya başladı. Yaklaşık 1-1,5 saat ...

1/15/2016

4. AY AŞISI...

Bugün 4. Ay aşısını oldu benim minik serçem...  Aşıdan sonra huzursuzdu. Yaklaşık 4-5 saat sonra çok ağrısı oldu. Çok ağladı.

 Gözümün önünden gitmiyor o bişeyler yap bakışı.  

Diğer aşılarında ve topuk kanı alınırken  ağlamamak için kendimi zor tutmuştum. Bu sefer aşıda daha güçlüydüm. Zaten çok az ağladı. 

Ama bu akşam üstü o ağlama yok mu ömrümden ömür gitti. Defne'nin yanında sakin davrandım güçlü durmaya çalıştım teselli ettim. Fitili koyarken de 2. ay aşısında yaptığım hatayı tekrarlamayayım diye çok sakin ve yavaş davrandım. Fitili çok rahat ve hızlı yerleştirdim. Geçen aşıda fitilin çoğu elimde erimişti 10 dakika falan uğramıştım çocuğum ağlaya ağlaya helak olmuştu. Bu sefer kulağımı kapattım, daha profesyoneldim. Tecrübe başka birşey...  10-15 dakika sonra sızdı kaldı yavrucak. 

Ağlama krizi gelmeden önce emzirirken uyuyakalmıştı ben de çay koymuştum. Yemek ısıtmıştım. Defne ağlarken o kadar yıprandım ki iştahım tamamen gitti ne çayımı içebildim ne yemeğimi yiyebildim.

Minik meleğim uyuyakalınca koltuğa oturdum. Sinirlerim öyle bozuldu ki doya doya ağladım. Ağlamaktan gözlerim balon gibi oldu.

Parasetamolun etkisi ile bebiş baya derin ve rahat uyudu. Bana gelince bir anda her yerim kırıldığı, midem ağrıdığı ve kendimi çok hasta hissettiğimden öyle oturdum kaldım. Akşam eşim spordan gelince etrafı topladı yemek hazırladı. Benim meşhur iştahımdan eser kalmamıştı.

Gece yatakta uyuttum sürekli uyanıp ateşini kontrol ettim. Her 1.5-2 saatte uyandı. Üstünü aç ateşi var aman elleri yüzü soğumuş yeniden ört emzir derken sabah oldu. Bugün iyi görünüyor. Eskisi gibi olmasa da sabah cıvıldadı gülücük de atıyor.

Çok şükür 4. ay aşımız da böyle geçti.

1/12/2016

DEFNE FERAH'LA 17. HAFTA

Defne Ferah bu hafta 6500 (200 g almış)
Ben 87,0 (600 g almışım)

Böylece doğumdan sonra 13 kilo almış oldum. Bu nasıl oluyor anlamıyorum. Sağlıklı zayıflamak için ayda 2 kilo verin diyorlar. Ben bazen 1 haftada 2 kilo alıyorum. Şeytan dürtüyor git canın ne çekiyorsa ye profiterolleri börekleri çörekleri cipsleri götür nasılsa habire kilo alıyorsun. Sırf kilo almayım diye gece gece uykulu halimle (Gündüz Defne'yle yapamıyorum.) sağlıklı sağlıklı çorba kaynatıyorum, ıspanak pırasa pişiriyorum. Bulgur pilavının yağını az atıyorum, yine alıyorum yine alıyorum. 9 aylık hamileyken giydiğim kıyafetler bile olmamaya başladı. Tek tesellim bazı anneler regl olunca çok hızlı bir şekilde kilo veriyormuş. Aslında vücuttaki yağ değil ödemmiş. Umarım ben o sınıftayımdır. Allah sonumu hayretsin.

Bu haftanın gelişmeleri:

1/06/2016

DEFNE FERAH'LA 14. ve 15. ve 16. HAFTA

14. hafta Defne Ferah 5900 gr ( 100 g almış)
boy 59 cm
Ben 85,4 ( 900 g almışım.)

15. Hafta Defne Ferah 6300 gr ( 400 g almış)
Ben 85,4 ( geçen hafta ile aynı)

16. Hafta Defne Ferah 6300 ( aynı)
Ben 86,4 ( 800 gr almışım)

Defne Ferah doğduğunda sıkıntılı bir süreç yaşamıştım. 3-4 ay sabret her şey rayına oturuyor, düzeliyor sen de rahat edeceksin demişlerdi de pek inanamamıştım. Gerçekten de bu son 3 hafta Defne Ferah doğduğundan beri geçirdiğim en huzurlu en rahat haftalar oldu.