BEYKOZ KORUSU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEYKOZ KORUSU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/03/2026

BEYKOZ CAM VE BİLLUR MÜZESİ

02.05.2026 Cumartesi

Bu sabah hava çok güzeldi. Biraz soğuk ama güneşli bir bahar sabahı idi.

Biz de önceden konuşmuştuk. Bu 3 günlük tatilde hava güzel olursa bir yerlere kahvaltıya gidelim demiştik. 

5/01/2025

BEYKOZ-YALIKÖY TURU

 27.04.2025 Pazar

Bugün İstanbul Kazan Ben Kepçe İnstagram grubum ile Beykoz-Yalıköy Turu'na katıldım.

Bu sabah çok erken uyandım. Hava çok güzel görünüyordu. Parlak bir güneş masmavi bir gökyüzü. Çok güzel bir bahar sabahı. Rahat rahat hazırlandım. 07:45 civarı yollardaydım. Bu günlük güneşlik pazar sabahı yollar o kadar açıktı ki hiçbir yere takılmadan sakince Beykoz'a kadar geldim. Köprü trafiği bile yoktu.

Karşıya yaklaşırken ama hava bozdu. Gökyüzü bulutlarla kaplandı. Boğaz gri ve kasvetli görünüyordu.

Genellikle Kayaşehir'de hava bozuk olsa da Boğaz'a geldiğimizde hava açar içimiz ferahlardı. Bu sefer ters oldu.

Beykoz Abraham Paşa Korusu'na arabamı parkettiğimde saat 08:30 civarıydı.

Biz grubumuzla 10:00'da buluşacaktık. 

 

5/13/2018

POLONEZKÖY TABİAT PARKI

Uzun zamandır Polonezköy'ü araştırıyor, burayı görmek istiyordum.

Öncelikle mekan araştırmasına girdim.

Kahvaltı için pek çok alternatif varmış. Bir kaç güzel mekan  buldum (internette). Kişi başı kahvaltı 70 tl artı otopark ücretli artı içtiğin su hatta kahvaltı üstüne içtiğin kahve bile fahiş bir fiyatta.

Sevgili eşime durumu anlatınca  o da kusura bakma, ben bir kahvaltıya 150 TL vermem diyince ve ben de hayret bir şey ki ona sonuna kadar hak verince o halde oradaki Tabiat Parkında yürüyüş yapalım  dedim. Orada piknik masaları varmış kahvaltımızı piknik masalarında yapıp yürüyüş parkuruna geçip eve döneriz dedim. Koskoca meşhur  Polonezköy Tabiat Parkında çocuklar için de herhalde bir park bulunur diye düşündüm. Ayrıca Polonezköy'de bir sürü gezilecek görülecek yer varmış.

Böyle güzel hislerle bugün sabah yola çıktık. Polonezköy hem İstanbul'a o kadar da uzak değilmiş. Yaklaşık bir saat sonra oradaydık. Saat 9:30 sularıydı.

İlk izlenim; korkunç kalabalık. Aman Allahım nereye geldik.

İlk olarak tabii ki otopark bulmaya çalıştık. Ama her yer her yer tıklım tıklım... Daracık sokaklar üstüste arabalar.

Kemalin hemen yüzü düştü. Hiç sevmez trafiği kalabalığı böyle yerleri. Nerde bu piknik alanı diye diye söylene söylene nihayet bir otopark bulduk. İnternetten bulduğun yer böyle olur işte  deyip deyip parkettik arabayı. Sırt çantalarımıza en gerekli eşyaları ve birkaç parça kahvaltılık koyup ve termosumuzu da yanımıza alıp çıktık yola.

Polonezköy de her yer kahvaltı yeri. Internetten okuduğum polina stella leonado  ve benim kahvaltıda karar kılıp gidemediğim villa polonez ....İçine girmedik mekanı bilemem ama her yer tıklım tıklım görünüyordu. Her taraf insan her yer araba.

Biz tabiat parkına doğru yola çıktık.  Ben bir yandan tuvalet arıyorum ama yok. Kemal sırt çantasından habire şikayet ediyor bu malzemeleri ne biçim yerleştirmişsin sırtımı acıtıyor diye söyleniyordu. Oysa ki malzemeleri kendi yerleştirmişti.

Sonra termostaki çay sızmış ki benim bunda da hiçbir dahlim yoktu. Kendisi evde doldurdu ve çantaya yerleştirdi hiç ellemedim bile o termosa. Yolun ortasında durdu tüm çantadaki eşyaları fırlattı, çatallar bardaklar havada uçuştu, senin yapacağın işin .... diye bağırdı.

Yarın ilk iş boşanma avukatı bulacağım diye karar verdim.

Ver o çantayı sen benimkini al dedim. Neyse çantaları değiştik. Bu arada o çanta parkur boyunca benim sırtımda idi  hiç de sırtımı acıtmadı.


Tabiat parkına girdik. Her taraf ağaçlık, kuş sesleri, soldan bir de dere akıyor. Bence gayet güzel bir yürüyüş yoluydu.

5/02/2017

BEYKOZ KORUSU


Dün Otağtepe Fatih Korusu'nda Boğaziçi'ne hayran kalıp erguvanların fotosunu çektikten sonra Beykoz Korusuna geçtik. 

5/09/2016

BEYKOZ KORUSU

Bu cumartesi Beykoz Korusuna yeniden gittik. 

Geçen hafta  keşfetmiştik burayı fakat o gün hava çok soğuktu, gezememiştik.

 Defne Ferah üşür diye korkmuştuk. 

Bu hafta hava güzel olunca yeniden buraya gelmeye  karar verdik.

Geçen hafta 07:30'da yola çıkmıştık.
Yollar da boştu 08:00 gibi korudaydık, in cin top oynuyordu.

Bu sefer baya geç kaldık, trafik de vardı. 
Yer bulamayacağımıza her yerin çok kalabalık olacağına emindim. 

Koruya varınca ise şok oldum çünkü yine kimsecikler yoktu. 

Kahvaltı içi sosyal tesise gelen 3 otobüs dolusu öğrenci ise 15-20 dakika içinde terketti koruyu.

Biz bize kaldık.

Hava çok çok güzeldi. 

Boğaz çok çok güzel görünüyordu. 

Telefonumun ayarlarını bozmuşum sanırım hiç güzel foto alamadım bu sefer. 

Fotoğraflardan kat be kat güzeldi koru bu cumartesi.


5/03/2016

BEYKOZ KORUSU GEZİSİ

Cumartesi günü Otağtepe gezimizde kafamı dinleyememiştim tam tersine kafam şişmişti. Manzara mükemmeldi ama hemen yanı başımızda köprü trafiği araba sesi dayanılacak gibi değildi. Bir de ben zaten evimde de sürekli bu sese maruz kaldığım için gittiğim yerlerde sessizlik arıyorum.

Pazar günü için sessiz sakin kafamı dinleyebileceğim kuş sesi duyabileceğim ve boğazı gören bir yere gitmek istedim. Nereler olabilir diye araştırma yaparken Beykoz Korusu'nu duydum. Çok tuhaftır ki internette Beykoz Korusu'nun pek fotoğrafı yok ve hakkında fazla bir şey yazılmamış. Blogları okudum; sadece sosyal tesisden ve  yemeklerinden bahsedilmiş. Biri de özellikle gitmeyin pek bir şey yok orada demiş.

Gidenlerin yazdıklarından edindiğim izlenim pek özelliği olmayan küçük bir ağaçlık alan olmuştu. Bir sosyal tesis, arkada 3-5 ağaç anladım ben ve bu yüzden bugün Kemal'e Beykoz Korusu'na gidelim dediğimde çok ümitsizdim. Gidelim görelim bakalım nasıl bir yermiş merakımız geçsin Beykoz Sahili'nde denizi seyreder sonra Hidiv Kasrı'na yürüyüşe gideriz şeklinde günümüzü planlamıştım.

Saat erkenden 07:30 gibi yola çıktık 08:00 sularında oradaydık. İlk izlenimim: çok şaşırdım. Ben minicik bir ağaçlık beklerken devasa bir koruluk karşıladı bizi. Yüzyıllık ağaçlar patika yollar...

 Görür görmez bayıldım buraya.

Biz gittiğimizde kimsecikler yoktu. Ortalıkta bir sürü köpek vardı, arabamıza havladılar, korktum. O kadar çok köpek vardı ki Kemalle birbirimize bakıp napıcaz dedik hatta inmeden geri dönmeyi bile düşündük. Orada temizlikçiye güvelik görevlilerine sorduk bir şey yapmaz dediler ama resmen arabamıza atladı biri. Sonra sahile yakın bir yerlerde 4-5 ahbap gördük. Semaveri yakmışlar güzel güzel kahvaltı yapıyorlardı.  Köpeklerden korkumuza onların dibindeki masaya geçtik.


Masamız boğazı görüyordu. Hava bulutlu ama deniz maviydi.