27 Aralık 2015 Pazar

ROTA VİRÜSÜ AŞISI...

Bu hafta rota virüsü aşısı oldu yavru kuşum...

Diğer aşılar gibi koldan ya da bacaktan olacak, canı acıyacak diye üzülüyordum. Meğer şırınga ile ağıza veriliyormuş. Çok basit oldu.

Rota virüsü aşısını devlet yapmıyor. Özel hastanelerde yapılıyor. Resmi olmayan kaynaklardan öğrendiğime göre çok pahalı olduğu için devlet aşı takvimine almamış şimdilik. Muayene 45 TL Aşı 145 TL . İki doz yapılıyor. İkinci doz 2 ay sonra şubat ayında olacak.

Aşıyı yaptırıp yaptırmama konusunda çok tereddüt ettim, baya araştırdım. Devletin aşı takvimine almayışı baya kafamı kurcaladı. Bir de yan etkileri tabii. Acaba ticari bir oyuna mı alet oluyorum diye çok düşündüm. Hatta biyolojik silahlar falan aklıma geldi. Paranoyak gibi davranıyor olabilirim ama tarihte kızılderililere çiçek hastalığı virüsü bulaştırılmış battaniye yollanmıştı evet bu oldu. Fransa tarihte bir köye hastalıklı ekmek dağıtıp köy ahalisinin topunu delirtmişti evet bu da oldu. Bazı ülkeler asla kan örneklerini dış ülkelere yollamıyor(muş)  çünkü sadece belli ırkları etkileyen hastalık virüsleri üretilmesi için çalışmalar varmış. Ekmeklere açıklanmayan katkı maddeleri ekliyorlar. Canan Karatay ekmek yemeyin diye boşuna demiyor. Bizim nesillerimiz üzerinde niye oynanmasın.

Öte yandan sonuçta biri araştırmış bulmuş. Kötü bir hastalık zehirli ishal. Günde 25 defa  dışkı yapıyormuş rota virüsü  kapan insanlar .... Sağlık herşeyden daha önemli. Niye destek olmayayım ki.

Sonuç olarak yaptırdık. Çok şükür yan etkiside olmadı. Rahat bir gün geçirdi. Kakalı bez sayısı artmadı. Bu aşı gazı artırabiliyormus bu yüzden bebişi  tedbir amaçlı o gün daha çok hareket ettirdim. Yediğime içtiğime dikkat ettim. Bol bol emzirdim. Gaz, sancı ateş vs olmadı çok şükür. Bunu da atlattık.

24 Aralık 2015 Perşembe

BEBİŞİN YENİ CİCİŞLERİ ve YENİ OYUNCAKLARI... (7)


Bu hafta bebişe oyun halısı aldık.  


Ebebek'te baby& toys yağmur ormanı oyun halısı 130 TL'ye inmiş. Beğendik aldık.  İçinden bir sürü çıngırak çıktı. Alüminyum gövdelerden birinde zürafa var ki Defne'nin çok ilgisini çekti. Bir tane sallanınca ses çıkaran maymun var. Bir de çok anlam veremediğim çok uyduruk radyo gibi bir şey koymuşlar. Açma kapama düğmesi çok sert, benim gücüm yetmedi açmaya. Çok gereksiz bir parça gibi geldi bana, sevmedim. Bir de tepede müzik çalan bir aparat var ki bu tür oyuncak müziklerinden hoşlanmadığımdan onu da kullanmadım. Bir de ayaklarını vurdugunda hışır hışır ses çıkaran yaprak var Defnecik onu çok sevdi. 

 Bizim bebiş yatmayı hiç sevmiyor. Gündüzleri de neredeyse hiç uyumuyor. 65 m2 evde bir odadan diğerine turlamaktan bazen başım dönüyor. Bu oyun halısını  hem kızımın eğlenmesi hem öğrenmesi hem de  de bana biraz vakit kalması için aldım. Değil çamaşır bulaşık temizlik çok afedersiniz ama tuvalete bile gidemiyordum. Bebeği koltuğa bıraktığım anda viyaklamaya başlıyor. Umarım bu oyun halısı işe yarar.

Başta çok teredüddütlerim vardı.Defne ya beğenmezse diye endişeleniyordum.
Çok şükür ilgisini çekti galiba. Bir de babası balon astı ki bayıldı bizim kız bayıldı. Baya oynuyor. Böylece bugün yatağımı toplayabildim, çamaşırlarımı asabildim.

Hatta bugün oyun halısında şarkıya benzer bir şeyler bile mırıldandı...  Keyfi pek yerindeydi. Umarın ilgisi artarak devam eder. 

Aşağıdaki oyuncakları da anneannesi memleketten getirmiş, Defnecik oynasın diye...


Bu hafta oyun halısı almaya gidince e-bebekten bebiş için bir kaç üst baş aldım. O kadar hızlı büyüyor ki kıyafet yetişemiyorum (maşallah)

Kızımın hiç yeşilli kıyafeti yoktu. Bu kuşlara bayıldım. Ayrıca pantalonun arka cep detayları da hoşuma gitti.  Giydirmek için sabırsızlanıyorum. Bakalım Defnecikte nasıl duracak.



Kadife takımlara hiç bakmıyordum. Ben çok bunalık bir tip olduğum için çocuğun hep terlediğini bunaldığını sıkıldığını düşünme eğilimim var. Fakat farkettim ki benim yavruşumun elleri hep soğuk. Vücudu da soğuk. Ev ne kadar sıcak ta olsa bebiş kendini ince penye takımlarla ısıtamıyor galiba. Bu kadife tulumu deneme amaçlı aldım. Eger memnun kalırsam 3-5 adet  kışlık kadife takım alacağım.


Bu şirin elbiseyi de taa memleketten Yüksel teyzemiz yollamış. O kat kat fırfırlara bayıldım.


 Bu da bolerosu


Anneannesi kızıma hırka ile bere örmüş. Hafta sonu günlük yürüyüşümüze çıktığımızda giydirdim. O kadar yakıştı ki Defne Ferah'a kar prensesi gibi oldu.



 Bunlar da patikleri Defne Ferah'ın. Öndeki ponponluyu rahmetli anneannem çeyizime koymuş. Kullanacağımı hiç zannetmezdim, ama her dışarı çıktığımızda giydirdim.. Allah gani gani rahmet eylesin. Evde ayakkabı giydirmiyorum eee tek çorap ta ısıtmıyor bizim kızın ayacıklarını. Bir de ben neredeyse çıplak geziyorum evde kaloriferin derecesini çok yükseltmiyorum . Dün ölçtüm ev 22 °C. Bence ideal bir oda sıcaklığı ama Defnenin ayakları yine de buz. Anneme de rica ettim hemen örüverdi aşağıdaki patikleri. Çok pratikler. Çoraplarının üzerine geçiriveriyorum ohh Defne Ferah'ın ayacıkları hemen sıcacık oluyor.

Yanda duran büyüğü ise soğukta parkta patik ören yaşlı bir teyzeden aldım. 


Bunlar da benim çeyizimden. Sarılı olanı köyde babamın halası örmüş. Allah rahmet  eylesin. Diğerini kim verdi hatırlamıyorum keşke baştan üzerlerine not düşseymişim. Defne için henüz çok büyükler.


Hayatta yünlü kıyafet giydirmem bebişe sakın örme demiştim anneme lakin kış geldi. Ben askılılarla bile bunalırken bizim bebiş üşüyor galiba. Deneme amaçlı bir kere giydirdim hemen ısınıverdi elleri yüzü yavrucuğumun. O günden beri bu yelekler kurtarıcım oldular. Hem de çok yakıştılar. Simleri akşamları parlıyor. Artık benim de hoşuma gidiyor. Başta niye sevmediysem. Şimdi anneme bol bol patik hırka yelek pelerin ne varsa ör diyorum.





 Bunlar da örgü battaniyeleri. Beceriklidir benim annem maşallah


Bu da bebek arabası için yarım battaniye. İçinden kurdela geçiyor.



Bunu da eşim almış o kadar iyi geldi ki... Baya işe yaradı. Ufak tefek yıkanmışları nemlileri asıyorum hem çok az yer kaplıyor hem de çok kullanışlı. Kurutma makinası olmayanlar ve evi benimkisi gibi minicik olanlara tavsiye edilir..


15 Aralık 2015 Salı

DEFNE FERAH'LA 13. HAFTA

Bu hafta

Defne Ferah 5800g  (100 g almış)
Ben 84,4 kg (100 g almışım)

Defne Ferah  bu hafta  ilk kez çıngırağını tutabiliyor, onunla oynayabiliyor, sol eliyle vurmaya çalışıyor.

Eskiye göre daha çok gülüyor, daha çok iletişime geçiyor, bebekçe daha çok konuşuyor. Ailecek bu aralar bol bol uuu uuuluyoruz.

Defne Ferah bu hafta artık iyice kucakta
oturmaya başladı. Şöyle ki onu bir tarafıma kucağıma alıp yemek yiyebiliyorum. Gezerken de eskiden olduğu gibi  arkaya yaslanmıyor öne eğiliyor. Bizim kız şimdiye dek yukarıları seyretmişti. Şimdi yerleri aşağıları inceliyor. Dün de kangurusunda gezdirirken beni inceledi. Bugün de mavi bluzumun beyaz çiçekleri baya ilgisini çekti.

Salyaları iyice arttı. Artık yakasına kalın tulbentlerden koyuyorum. Hep kolları yakaları ıslak. Üşütücem diye korkuyorum. Habire giysi değiştiriyorum.

Bir de bu hafta öğle uykusuna alıştırmaya çalışmalarına başladım. Bizim kız gündüzleri uyuyamıyor. 5-10 dakika kuş uykusu var. Son üç gündür öglenleri yanında yatıyorum ne zaman uykusu hafiflese emziriyorum pıspıslıyorum. Böylece 2-3 saat bol kesintili de olsa uyuyor. Inşallah bu derin ve sürekli uykuya dönüşür.

Bu haftalık da bu kadar...

14 Aralık 2015 Pazartesi

KÖRİLİ KREMALI MANTAR SOTE...

Geçen hafta da kremalı mantar yapmıştım ve pek de beğenmemiştim. Bu hafta tarife tam uydum ve sanırım mantarlarım da bu sefer iyi çıktı;

Yemeğim mükemmel oldu. Çok lezzetliydi. 



* Tavaya biraz zeytinyağı ekliyoruz.
* İçine bir büyük boy mor soğan ekliyoruz.
* 2 diş sarımsak doğrayıp ekliyoruz.
* Soğanlarımız kavrulunca ince doğranmış mantarlarımızı ekliyoruz. Mantarlar da suyunu salıp tekrar geri çekince içine yarım paket krema ekliyoruz.
* 1-2 dakika tıkırdadıktan sonra ocağımızın altını kapatıp köri tuz karabiber pulbiber ekliyoruz.
* 5 dakika dinlendirip servis yapıyoruz.

Afiyet olsun...

Geçen hafta yaptığım yemekle bu haftaki arasında çok fark vardı. Bu hafta
Mor soğan kullandım.
Domates biber kullanmadım.
Mantarları ince doğradım. ( işte bu çok önemli)
Kori ekledim.




10 Aralık 2015 Perşembe

DEFNE FERAH'LA 12. HAFTA...

Bebişle 12. Haftamız da bitti.

Defne Ferah bu hafta 5700 g
Ben 84,3 kg

Defne Ferah geçen haftaya göre 300 g almış çok şükür. Böylece bir ayda 1kg almış oldu.

Ben ise bir haftada neredeyse 2 kilo almışım. Bu nasıl mümkün olabilir bilmiyorum. Çok şaşkınım. Böylece doğum yaptıktan sonra 10 kilo almış bulunmaktayım. Parmaklarım bile tombik tombik oldu. Çok üzgünüm.

Gelelim bu haftanın özetine...

Defne Ferah artık gülücükler atıyor. Hatta bazen sesli bile güldürmeyi başarıyorum.

Bu hafta alışveriş yaparken eşime traş kolonyası deniyorduk ki bir baktım Defne Ferah bize gülüyor onun cephesinden nasıl görünüyorsa artık neye güldüğünü de anlamadık ama onunla birlikte biz de epey güldük.

Defnecik pusetini pek sevmiyor. Bu yüzden hafta sonu ona kanguru aldık. Ay o kadar şirindi ki babasının kucağında. Gayette huzurlu görünüyordu.

Bu hafta Defne'nin uykuları iyice düzene girdi. Aksam 19:00 -20:00 arası uyuyor. Gece saat 01:00 civarı bir de 4:30 gibi uyanıyor. Eğer alt değiştirme yoksa sabah 7:00 ye kadar mışıl mışıl uyuyor maşallah. Gündüz ise hiç uyumuyor diyebilirim. Kucağımda emerken uyuya kalıyor kucaktan indirdikten yaklaşık 5-10 dakika sonra uyanıyor. Beni emzik olarak kullanıyor. Ben de bir şey demiyorum. Aslında bebişle böyle vakit geçirmek hoşuma gidiyor. Eskiden uyusa da işlerimi yapsam diyordum. Şimdi işleri salladım yapmıyorum dolayısıyla uyuması için bebişin gözünün içine bakmıyorum. Zaman çok çabuk geçiyor. Hiç bir anını kaçırmak istemiyorum.  Uyumadığı her zaman da gezmek istiyor. Belim kollarım ve özellikle bileklerim çok rahatsız. Ama bu günleri de özleyeceğimi bildiğim için fırsat bu fırsat deyip bol bol sarılıyorum bebişime öpüyorum kokluyorum. Evlat kokusu cennet kokusuymuş gerçekten içime çekiyorum. Biliyorum ki bir kaç ay sonra izin vermeyecek bir ömür böyle öpüp koklamaya hasret kalacağım. Şimdi bugünleri iyi değerlendireyim.



9 Aralık 2015 Çarşamba

BULGUR ÇORBASI...

Bulgur süt artırıyormuş.  Bu yüzden internette bulgurlu tarifler araken bulgur çorbası buldum. Daha önce bulgur çorbası ne yaptım ne de bir yerlerde yedim. Sevgininblogu. blogcu.com adresinden bulgur çorbası tarifini denedim. Çok basit bir çorba. Tarifi biraz değiştirdim. Mesela margarin kullanıyordu ben tereyağı kullandım. 2 paket bulyon kullanmıştı ben bulyon eve sokmadığım için çorbaya atmadım. Bir de hem kuru nane hem maydanoz ikisi birlikte olmaz ( bana göre) ama bu tarifte her ikisini de birlikte kullandım.( önce naneli yapmıştım sonra dereotu ekleyim dedim süt yapsın diye dereotu ekleyince maydanoz da doğradım. Ama bir daha yaptığımda sadece maydanoz kullanacağım. Bir de bulyon yerine evde yapılmış et suyu ekleyeceğim. Bir de tereyağı yerine zeytinyağı çok daha iyi gider gibime geliyor. 



Malzemeler

1 kase pilavlık bulgur
1 kaşık tereyağı
1 yemek kaşığı biber salçası
1 yemek kaşığı domates salçası
Tuz pulbiber karabiber nane
Ya da maydanoz


Hazırlanışı

* Tereyağında salçalar biraz kavrulur.
* Üzerine su eklenir.
* Su kaynadıktan sonra bulgurlar eklenir.
* Bulgurlar pişince içine tuz pulbiber karabiber nane eklenir.
* Kuru nane yerine incecik kıyılmış maydanoz da eklenebilir.
* 5 dakika dinlendirilip servis edilir.

Afiyet olsun...

Değerlendirme:

İlk kez yedim beğendim. Hem çok basit hem de lezzetli. Bundan sonra ara ara yaparım bu çorbayı. Et suyu kullanılırsa çok daha lezzetli olur.

8 Aralık 2015 Salı

KREMALI MANTAR SOTE...


Malzemeler

1 paket mantar
1 adet soğan
2 diş sarımsak
1 adet kırmızı biber
1 adet yeşil biber
Maydanoz
Yarım paket krema
Zeytinyağı
Tuz karabiber pulbiber

Hazırlanışı

* Soğanlar zeytinyağında kavrulur.
* Küçük kıyılmış sarımsak eklenir.
* Üzerine önce kırmızı biber eklenir. Biraz kavrulur. Kırmızı biber yeşile göre geç pişiyor.
* Sonra yeşil biber eklenir kavrulur.
* Dilimlenmiş kültür mantarı eklenir.
* Mantarlar suyunu bırakıp çekinceye kadar kısık ateşte pişirilir.
* Pulbiber, karabiber, tuz eklenir.
* Son olarak 4-5 kaşık yani yaklaşık yarım paket krema eklenir. Bir iki tıkırdadıktan sonra ocağımızın altı kapatılır.
* İncecik kıyılmış maydanoz eklenir.
* 5 dakika kadar yemeğimiz dinlendikten sonra  soğumadan servis yapılır.

Afiyet olsun.

Değerlendirme:

Beğendim mi evet beğendim bu yemeği bir daha yapar mıyım evet yaparım. Eşim de beğendi. Lakin bu yemekte mantarlar kayış gibiydi pek lezzetli değildi o mis gibi mantar kokusu oluşmadı. Herşeyin yapaylaştığı, tatların kokuların kaybolduğu günümüzde artık marketimize güzel mantar gelmiyor. Daha doğrarken farkettim. Mantarlarda görünüş mükemmel ama koku yok tat yok. Aslında bu sebebten bu yemeği paylaşmayacaktım ama sonra insanların buzluktan çıkma hamsi börek kurabiye yedikleri aklıma geldi ve bu postu yazdım. Yani paket plastik gibi mantarla ancak bu kadar olur.

5 Aralık 2015 Cumartesi

BULGUR PİLAVI...

Namı-diğer meyhane pilavı...

Bizim kız artık devam sütünü içmiyor
sadece anne sütü alıyor. Bu durumda sütü artırmak için her yolu deniyorum. Bulgur sütü artırıyormuş. Üşenmedim gecenin 10'unda bol soğanlı bulgur pilavı yaptım, az önce de yoğurt eşliğinde afiyetle yedim. Şimdi de rezene-kimyon-anason-dereotu tohumu karışımı çay içiyorum.

Bu arada emziren annenin sütünün artması için 1 bardak suya 1-2 yemek kaşığı kuru dut eklenip 7-8 dakika kaynatılıp içilir. Eşimin dediğine göre ne zamanki bu  dut çayını yaptım bizim bebiş biberonu bıraktı.

Benim 2. ay sütüm arttı. Bunda dut çayı mı etkili oldu  hurma mı yoksa sezaryenden sonra anca mı kendime geldim...Artık evi temizlemeye çalışmaktan da vazgeçtim  her firsatta dinleniyorum bu mu etkili oldu?!!Hangisi bilmiyorum.

Bulgur Pilavı



Malzemeler

1 su bardağı bulgur
1 adet soğan
1 adet yeşil biber
2 adet domates
1 adet havuç
1 kaşık biber salçası
1 kaşık domates salçası
Zeytinyağı
Tuz, pulbiber,karabiber, nane


Hazırlanışı

* Önce zeytinyağında soğanı kavuruyoruz.
* İçine biberlerimizi ekliyoruz.
* Salçalarımızı ekleyip iyice kavuruyoruz ki salçalarımız çiğ kokusunu atsın ve güzel koksun.
* Domateslerimizi ekliyoruz
* Havuçlarımızı rendeleyip ekliyoruz
* Son olarak bulguru ekleyip bir güzel karıştırıyoruz.
* Tuz, pulbiber ekliyoruz.
* 4 su bardağı su ekleyip kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişiriyoruz.
* Suyunu ekledikten sonra bir daha karıştırmıyoruz.
* Ocağın altını kapadıktan sonra karabiber, nane ekliyoruz. Nane yerine incecik doğranmış maydanoz da ekleyebiliriz.
En az 20-30 dakika demlenmesini bekliyoruz. Bu sırada pilavınızı karıştırmayın.

Pilavımızı dinlendirdikten sonra önce güzelce karıştırın sonra servis yapabiliriz.


Afiyet olsun...

3 Aralık 2015 Perşembe

YORGUN ANNE... DEFNE FERAH'LA 11. HAFTA...

Defne Ferah'la 11. hafta bitti.

Bu hafta Defne Ferah 5400 gr
Ben 82,4

Defne Ferah ve ben ikimiz de 400 gr almışız. Sadece 400 gr almışım deyip sevinir oldum. Yani neden sürekli kilo alıyorum bilmiyorum tam tersine vermem gerekmiyor muydu?

Bu hafta yazacak yeni değişiklik bir şey olmadı. Defne Ferah etrafa daha bilinçli bakıyor, daha iyi iletişim kuruyor, gece uyuma süresi gitgide uzuyor. ( 7 saat uyuduğu oluyor)Ama gündüz 10 dakikadan fazla uyumuyor. Elini parmaklarını cork cork emiyor. ( çok tatlı emiyor o kadar mutlu ki eli ağzındayken) Salyaları akmaya başladı. Ağzı köpük köpük hep silmek gerekiyor.

Yeni olan aklıma gelen tek şey benim hayatıma giren bilek bacak hatta parmak ağrıları -sürekli bebişi gezdirmekten, kilo almaktan ve hareketsizlikten olabilir- Gitgide hantallaşıyorum kalınlaşıyorum. Sabahları yataktan kalktığımda yaşlı teyzeler gibi kalkıyorum. Ayağa kalktığımda ise bazen dengemi kaybediyorum bir yerlere tutunmak ihtiyacı hissediyorum. Heryerim ağrıyor. Gitgide daha uykusuz daha yorgun hissediyorum kendimi... Hatta geçen pazartesi yorgunluktan hüngür hüngür ağladım.

Pazartesileri eşim tüm gün okulda. 8 saat dersi ve bir de nöbeti var. Dolayısıyla özellikle o gün çok yoruluyor. Pazartesileri eve gelir yemek yiyip direk yatar. Geçen pazartesi ben de evde Defneyle çok yorulmuştum ama çok . Akşam eşim gelip de beni görünce ve ilk cümlesi çok yorgunum olunca  sinirlerim bir anda altüst oldu. "Tamam bir banyo yapayım sonra alayım çocuğu" dedim. Banyo ile biraz kendime gelirim diye düşünmüştüm. Banyodan sonra ise yorgunluğum daha da bastırınca artık kendime hakim olamadım; bir ağla bir ağla tutamadım kendimi. Sinirlerim bozuldu. Böylece ömrümde ilk kez yorgunluktan ağlamış oldum.

Defne daha 2 aylık. Sürekli ilgilenilmek istiyor onun dışında her saat başı bazen 15 20 dakikada bir emmek istiyor ve onu emzirecek olan benim başka kimse onu teselli edemiyor.  Biberonu da reddediyor. Ne yaptıysak da almıyor biberonu. Başa döndük. Yine gögüslerimin ucu ağrıyor. Yorgunluktan gebersem de acıktığında emzirmek  zorundayım.

Ayrıca 2,5 aydır evdeyim. Dışarı sadece 3 kez kapının önündeki markete gittim. 2 defa da yürüyüşe çıkmaya kalktım. Ama Defne ağladığı için yarı yoldan dönmek zorunda kaldım. 2 kere de alış veriş merkezine gittik. Ama orada da diken üstündeyim, acele acele bakmam gerek. Defne saat başı emmek istediği için oralarda da huzurum yok.. Emmesi de 1 saate yakın sürüyor. Bu yüzden alışveriş de problem yani.

Artık temizlik de yapmıyorum. Sadece en gereklileri yapıyorum evi toparlıyorum ama dip köşe temizlik yapmıyorum. Başta Defne geceleri uyuduğunda işlerimi yapmaya çalışıyordum. Bu sefer ben çöktüm. Şimdi etrafı topluyorum çamaşırımı bulaşığımı yıkıyorum pasaklı değilim yani ama obsessive compulsive bozukluk( böyle mi yazılıyor bilemedim şimdi) var bende. Sürekli kontrol altında tutuyorum kendimi . O takıntılı bölgeye geçmemek için kendime telkinlerde bulunuyorum. Mesela sürekli aklımda mutfak dolaplarını boşaltıp temizleyip yeniden yerleştirmek var ama yapmıyorum. Defne uyuyunca ben de uyuyorum uyanıkken de birinci önceliğim kızım. Yani görünüşe göre herşeye yetişen bir süper anne olamayacağım, anlaşıldı.