24 Kasım 2013 Pazar

MİDYAT TAKI ALIŞVERİŞ...

Bu hafta sonu Midyat'a gümüş takı almaya gittim.

Öncelikle yakut taşlı bu incecik gümüş yüzüğü aldım.

Midyat sümer gümüşçü de bu yüzük 35 TL

Midyat Sümer Gümüşçüde bu yüzük 30 TL

Her ikisine 60 TL ödedim.

Ardından söğütlü kuyumculuga gittim.
mine işlemeli taşlı gümüş kelebek kolye 60 TL

16 Kasım 2013 Cumartesi

ETLİ KEREVİZ...

          off tüm gün yattım... Burun akıntım zayıfladı bu sefer de öksüre öksüre diyaframım ağrıdı...  Güzel güneşli bir cumartesim daha ziyan oldu... Dinlenmeden ayağa kalkamazsın diyenlere kulak kabarttım vardır bir bildikleri deyip sıcak çay içtim yattım, portakal-greyfurt suyu içip yattım, antibiyotiğimi içip yattım... yata yata akşam oldu... Çok canım sıkılıyor...
         Bugün yemek yaptım. Canım kereviz çekti...  Hasta insanların genelde canı mercimek çorbası çeker, çubuk kraker çeker ne biliyim içi yanar kola falan çeker ben cins bir insan olduğumdan herhalde canım fena halde kereviz çekti... Kendime şöyle sulu sulu sıcak sıcak bol limonlu etli kereviz yemeği yaptım. Bu yemeği televizyonda bir yemek programında görmüştüm. Çok hafif ve çok faydalı olduğunu düşündüğüm etli kerevizi sizinle paylaşmak istedim.

ETLİ KEREVİZ


          Önce düdüklümüze az miktarda zeytinyağı ve üzerine  bir miktar kemikli kuşbaşı koyun etini koyuyoruz. Harlı ateşte şöyle bir çeviriyoruz. Üzerine sırasıyla  ince ince doğranmış 2  soğanı, 2 diş sarımsağı, minik bir havucu ve 1 adet patatesi ekliyoruz. Bu sırada 1 kaşık tereyağı eklemeyi unutmayalım. Ardından kaynar su ekledikten sonra kerevizimizi temizleyip doğrayıp hemen atıyoruz ki rengi kararmasın. Kalan kereviz yapraklarını da minicik doğrayıp karışımımıza atıyoruz. Kereviz yapraklarında lif oluyor ince doğranmazsa kılçık olarak ağıza geliyor. 4-5 tane top karabiberi de ekledikten sonra düdüklüde en kısık ateşte yaklaşık 2 saat pişiriyoruz. Ben bol sulu yaptım ki üzerine bol bol limon sıkıp sıcak sıcak kaşıklayayım... ohh miss...  çok iyi geldi.

15 Kasım 2013 Cuma

HASTA ÇORBASI

Ben de şifayı kapmış bulunmaktayım. Dün hasta olduğum için acile gittim ve rapor aldım. Bugün ise hastalığım şiddetlendi ve buna rağmen  okula gitmek zorunda kaldım. Zor bir gün idi...

İlaç içmeye çok karşı olmama rağmen okuldan sonra bir eczaneye gittim paşa paşa antibiyotiğimi aldım... Akşam da kendime bir hasta çorbası yaptım.

Artık evli bir bayanım :)  ve bundan böyle yemek yapmaya daha çok özen göstermeyi düşünüyorum. Sevgili eşimle şubat ayında eş durumundan birleşinceye kadar yani bu üç ayda daha sağlıklı daha bakımlı ve daha incelmiş olarak karşısına çıkmayı düşünüyorum. Hem de erkeğin kalbine giden yol midesinden geçermiş deyip yemek yapmayı öğrenmem lazım. Herhalde yemek bloglarını daha bir ciddiyetle takip ederim artık.

HASTA ÇORBASI



          Aslında bir bütün tavuk daha iyi olurdu ama ben tek yaşadığım için ve artan her yemek maalesef çöpe gittiği için 3 adet but almakla yetindim.  Tavuk butlarını yıkıyoruz hoop düdüklüye... Ardından kereviz yapraklarını, maydanoz sapını ve kabuğu soyulmuş havucu  bütün bütün tencereye atıyoruz . Bir kaç adet de tane karabiber ekledikten sonra haşlamaya bırakıyoruz. Mardin'de tavuklar biraz daha doğal olduğundan hemen pişmiyor o yüzden düdüklüye koydum yaklaşık 1 saat pişirdim ( İstanbul tavukları 10 dakikada pişer herhalde)

Sonra bir tencereye karışımı süzüyoruz. içine şehriyeleri de atıp 5 dakika daha pişiriyoruz. İçine tavukları didikleyip atıyoruz, havuçları, maydanozun dışarıda kalan yeşilliklerini de attıktan sonra çorbamız hazır. Bol bol limonla sıcak sıcak içiyoruz.

Afiyet olsun...

          Aslında  yoğurt, un ve yumurta ile terbiye de yapabilirdim ama hafif olsun içebileyim istedim. Kendinize dikkat edin...