22 Ağustos 2015 Cumartesi

AÖF FELSEFE...

Özel sektörde geçen zorlu 13 yıldan sonra 37 yaşında MEB'e atandım. İnsanca çalışmayı, insanca yaşamayı, kendine ve sevdiklerine vakit ayırmayı devlette çalışırken öğrendim. Her gün bugünleri de gösterdiği için Allah'a çok şükrediyorum.

Emekli olduktan sonra 2.üniversite okumak hep hayalimdi. Bu sene başında emekliliği beklemeye gerek olmadığını, istediğim bölümü okumak için artık hiçbir engelimin kalmadığını farkettim. 

Böylece hayalim felsefe bölümüne kaydımı yaptırdım. 

Zevkle işlemlerimi yaptım, harcımı yatırdım, kitaplarımı aldım.  

Üniversitede iken sadece dersi geçmeye çalışırdım. Bölümümü hiç sevmiyordum. Zaten bilinçli bir tercih değildi. Vize ve final zamanı dışında ders çalıştığımı hiç hatırlamam. Bölümümle ilgili ekstra bir kitabım hiç olmadı. Hiç merak da etmedim. Türkiyenin belki de en kaliteli hazırlık bölümünü okudum ama iyi değerlendiremedim. Türkiyenin en iyi üniversitelerinden birinde idim ama değerli 5 yılımı çok verimsiz geçirdim ve buna hâlâ çok üzülüyorum. 

Mezun olduğumda akademik olarak çok yetersizdim. Sonrasında ( mecburen) gece gündüz çalışıp eksiklerimi tamamladım. 

Yeni üniversitem AÖF felsefe ise zevkle çalıştığım bölümüm oldu.  Sınıf geçmek için değil sadece merak ettiğim için sadece öğrenmek sadece kendimi geliştirmek için çalışıyorum. 

Bölümümün kişiliğimle çok uyumlu olduğunu ve bana çok şey kattığını düşünüyorum.

Güz dönemi ilk sınavlara gayet hazırlıklı idim. Güz dönemi ara sınavım çok iyi geçti.

Diğer sınavlara ise hamilelik sıkıntılarım yüzünden çok iyi hazırlanamadım. Zor bir hamilelik dönemi geçirdim. Sınav vakti gelince de işte o zaman da ben de herkes gibi özet okudum geçmiş yılların sorularına baktım. Tabii ki sayısal altyapım ve KPSS geçmişim de bu sınavlarda çok işime yaradı. Ah o KPSS ... Hiç unutmamışım öğrendiklerimi.. Matematik psikoloji gibi derslerde ise ,öğretmen olduğum için zaten temelim vardı, altyapım sayesinde hiç zorlanmadım.

Her iki dönemde de  Yüksek Onur Belgesi almaya hak kazandım. Belgemi çerçeveleyip duvara asacağim neredeyse o kadar gurur duyuyorum. Güz döneminde eve postalamışlardı. Bahar dönemi için aöf bürosuna gitmem gerek.









Şimdi yaz günü neden mi bunları yazıyorum. Bütün gün evdeyim. Hamileliğin son dönemleri olduğu için fazlaca gezemiyorum. Ben de hamilelik sıkıntılarımdan ötürü zamanında pek bakmadığım derslere şimdi bakıyorum. Test çözüyorum. Eşim hayretler içerisinde...

Ben kendimi ders çalışıyor olarak görmüyorum ... Ne demişler sevdiğin işi yaparsan bir ömür çalışmamış olursun...

1 yorum: