25 Haziran 2015 Perşembe

HAŞHAŞLI CEVİZLİ ÇÖREK...

Tarifi internetten aldım.  Resim resim en ince ayrıntısına kadar anlatmış, Leyla Hanım'a teşekkürler...

http://www.leylaileyemeksaati.com/hashasli-cevizli-corek/




Biz sadece 2 kişi olduğumuz için verilen malzemenin yarısını kullandım buna rağmen bir tepsi  çörek çıktı...  Bir daha ki sefere 4 te birini yapmayı düşünüyorum.

Tarif

2 bardak ılık süt
1 paket (42 gr) yaş mayanın yarısı
1 tatlı kaşığı şeker

Karıştırıp biraz bekliyoruz. Böylece maya etkileşime geçiyor.

2 yumurtanın beyazı
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı tuz
yeterli un

Ekleyip hamur yoğuruyoruz.
Sıcak bir yerde 1 saat kadar mayalanmaya bırakıyoruz.

İç malzeme

1 çay bardağı zeytinyağı
2 kaşık ezilmiş haşhaş
1 bardak kadar dövülmüş ceviz

Hamurumuz mayalanınca 3 eşit parçaya bölüyoruz. Her bir parçayı servis tabağı büyüklüğünde elimizle genişletip üzerine harcımızı sürüyoruz. Ve üstüste koyuyoruz.  Üç kattan oluşan hamurumuzu 2 parmak genişliğinde şeritler halinde kesip büküyoruz ve açma şekli veriyoruz.

Yarım saat de tepsi mayası için bekledikten sonra 2 yumurtanın sarısını üzerine sürüyoruz. 190 ° sıcaklıkta pişiriyoruz. Afiyet olsun...





22 Haziran 2015 Pazartesi

BEBİŞİN İLK KIYAFETLERİ... (1)

Hamileliğimin 28. Haftasını bitirmiş bulunmaktayım. 

Bebişimin ilk kıyafetlerini aldım.

Yolda yürürken  bebek eşyaları satan bir mağaza gördüm, tüm ürünler % 50 indirimli idi, sırf fikir edineyim diye girdim bunları alıp çıktım.  

47,95 TL


44,95 TL


28,95 TL



Tavşanlı yeşil takımı ise bebişimin halası daha cinsiyeti belli değilken almıştı.


Bu ayakkabılar da anneannesinden...


Alt açma seti varmış ... Bakalım daha neler duyacağız.

89,95 TL



Bu da alt açma setinin örtüsü


Anneannesi de bebişe hırka yelek battaniye örmüş whatsuptan görüntülerini yollamış. Battaniyeler daha işlenecekmiş. Bakalım son hali nasıl olacak???




DOLMABAHÇE SARAYI GEZİSİ...

Bugün Dolmabahçe Sarayındaydım.



İstanbul'da çiçekleri ile özdeşleşen yerler vardır. Mesela

Lale denilince akla Emirgan gelir.

Papatya denilince  Fenerbahçe Parkı,

Erguvan denilince  Rumeli Hisarı,

Mimoza denilince Büyükada,

Akasya denilince Moda Çay Bahçesi.

 Listeye bu sene  bir kaç ekleme yaptım;

Defne denilince Hidiv Kasrı,

Pittosporyum denilince Fındıklı Parkı,

Katırtırnağı denilince Başakşehir Kayaşehir arasındaki yol üzeri,

Ihlamur denilince Başakşehir 1. Etap Camii yanı.


Evet bugün kişisel ağaç,çiçek-mekan eşleştirmeme birini daha ekledim;
Manolya= Dolmabahçe Sarayı

Çok şükür bu sene baharı doya doya yaşadım. Önce  çiçeklenmiş defne ağaçlarını sonra sırasıyla sümbülleri laleleri ardından erguvanları  mimozaları sonra akasya ağaçlarını ( bu arada istanbul'da ne kadar çok akasya ağacı varmış bu sene hayretle farkettim )  pittosporyumları ve haziran gelmesiyle Başakşehirde her yerde görünen katırtırnaklarını ve onların da bittiği bu dönemde manolyaları gördüm. Ihlamur ağaçlarını da unutmayalım. Bugünlerde özellikle akşam üstleri tüm caddeler sokaklar mis gibi ıhlamur kokuyor.
Eskiden nefret ettiğim  haziran ayını da artık ıhlamurlar ve manolyalar sayesinde seviyorum



Her haziran manolya ve ıhlamur koklamak için Dolmabahçe Sarayına gelmeyi düşünüyorum.




Dolmabahçe Sarayı her zamanki gibi çok güzeldi. Her gittiğimde yeni yeni şeyler farkediyorum. Her seferinde bir öncekinden daha güzel buluyorum.   


Nilüferler açmış.


Bugün hava çok güzeldi masmavi  gökyüzü ışıl ışıl deniz vardı.

 Ortancalar

 Bebiş ördekler

Bu da sarayın kedisi




Selamlık- harem gezisinden sonra sarayın bahçesinden geçilerek de girilebilen resim müzesini de gezdim. Hem resimler hem ortam çok güzeldi. Çok beğendim. Herkeze özellikle de bugünlerde tavsiyemdir.