12 Aralık 2020 Cumartesi

12.12.2020


Müdire Hanım bize ögretmenler günü için minik şirin kalanşolar almış.



Ben de öğretmen grubunda kalanşo bakımı ile ilgili bilgiler verdim.

Sanki çok bilirmişim gibi paylaştığım  birkaç tavsiyeden sonra ertesi gün bütün kalanşolarım hastalandı. 
( Aslında arkadaşlarım tavsiyeler için  çok teşekkür etti. Kendi kendimin üstüne gitmeyim bu kadar)   

Ve ben  hiçbir şey yapamadım. 

Eminönü'ne gidip ilaç  almam gerekirdi ama hafta içi dersim 14:40 gibi bitiyor ve  o saatte ben de bitiyorum. Zaten 17:00 kısıtlaması  var. Defne ile çıkamam. Zaten kısıtlama olmasa bile o saaten sonra bu kış günü
Eminönü'ne gidilmez. Tek uygun olduğum zaman haftasonları, onda da sokağa çıkma  yasağı  var. 

Başka yerlere de bakabilirdim ama evden çıkamadım. 

Kısaca  ilacı  alamadım.

 Geleneksel yöntemler denedim ama onlar da işe yaramadı. Hastalık bütün  yapraklarına yayıldı.  Kurtarılamacak hale geldiler.  Evvelki gün hepsini tamamen budadım. 

Hepsi de tomurcuk doluydu açsınlar da fotoğraflarını çekeyim  diye bekliyordum.

Böylece bu görüntüler de mazide güzel bir hatıra olarak kaldı..


Kalanşolarım mevta oldu onların fotoğrafını çekemedim ama bugün diğerlerini çektim.









































Dün akşam üstü biraz kendimi kötü hissettim. Zaten bir kaç zamandır hafif öksürük hafif boğaz ağrısı halsizlik kulaklarda yanma vs var.  Baktım gitgide kötüleşiyorum kalk Betül kalk dedim. O halsiz hasta halimle evi temizledim. Allahım yarabbim geleneksel değerlerimiz nasıl bilinç altıma işlediyse bir ıhlamur  alıp uzanıp dinlenmek yerine ne olur ne olmaz evim temiz olsun diye gece 23:30 a kadar ev işleri ile uğraştım. 

Bu pandemi sürecinden  akıl ve beden sağĺımız  yerinde çıkabiliriz  inş.

Herkese mutlu haftasonları...



6 Aralık 2020 Pazar

KASIM 2020

Bu ay buraya yazılabileceğim pek bir şey yok. 

Tabii ki zamanımı boş geçirmedim. Ama şartlardan ötürü dolu dolu da geçirdiğimi söyleyemem. Bu ay  bol bol felsefe derslerime çalıştım.  Nasıl olsa pandemiden dolayı sınavlar yapılmıyor ben de boşuna ikinci üniversite kaydımı yenilemedim. Onun yerine eski konularımdan başlayarak derslerime yeniden çalıştım. 

* İlkçağ Felsefesi

* Ortaçağ Felsefesi 1

* Ortaçağ Felsefesi 2

* Modern Çağ Felsefe

kitaplarıma yeniden çalıştım.  Burada geçen konularla ilgili bol bol video izledim.


Bu ay felsefi çalışmalarıma ağırlık verdiğimden sinema izleyemedim.  Sadece 

* Kelebeğin Rüyası

* Unutursam Fısılda

izledim.


Canlı derslerde çok yorulduğum için herhangi bir şey dinlemeye de tahammülüm yoktu. Radyo dahil hiçbir şey dinlemedim diyebilirim.  Gerçekten yorucu zor bir aydı. Hayatımda ilk kez bu ay sürekli başım dönüyor günde birkaç kez deprem oluyor sanrısına kapılıyorum. 

Uzakta eğitim o kadar yıprattı ki cep telefonumdan nefret eder hale geldim.

Mesela bugün sabah kalktım. 

* Önce Ebadan öğrencilerin ödevlerini yolladım. belki yarım saatimi aldı bu iş.

* ardından öğrencilerin projelerinin belirlenmesi, e-okula girilmesi vs neredeyse 1 saat

* ardından okulsis ve ebadan ders tanımlama ki eba cuma gününü kabul etmediği halde yarım saatten fazla da bu sürdü. 

* ardından mesajlar... Öğrencilerden gelen sorular sorunlar... vs vs.. 500 falan mesaj sildim. Bir saaten fazla da  bu sürdü.

Şu anda saat 16 00 ve ağlamak istiyorum. Bugün pazar ve şimdiden kafam çok şiş... ve çok yorgunum...

Uzaktan eğitim sürecinde hiçbir şekilde deşarz olamıyorum.  Yeminlen yaşlandım bu süreçte...

 Bu kadar...


 Her şey gönlümüzce olsun... 


Mutlu pazarlar...