Bugün Dolmabahçe Sarayı'ndaydım.
İstanbul'da çiçekleri ile özdeşleşen yerler vardır. Mesela
Lale denilince akla Emirgan gelir.
Papatya denilince Fenerbahçe Parkı,
Erguvan denilince Rumeli Hisarı,
Mimoza denilince Büyükada,
Akasya denilince Moda Çay Bahçesi.
Listeye bu sene bir kaç ekleme yaptım;
Defne denilince Hidiv Kasrı,
Pittosporyum denilince Fındıklı Parkı,
Katırtırnağı denilince Başakşehir Kayaşehir arasındaki yol üzeri,
Ihlamur denilince Başakşehir 1. Etap Camii yanı.
Evet bugün kişisel ağaç,çiçek-mekan eşleştirmeme birini daha ekledim;
Manolya= Dolmabahçe Sarayı
Çok şükür bu sene baharı doya doya yaşadım. Önce çiçeklenmiş defne ağaçlarını sonra sırasıyla sümbülleri laleleri ardından erguvanları mimozaları sonra akasya ağaçlarını (Bu arada İstanbul'da ne kadar çok akasya ağacı varmış bu sene hayretle fark ettim. ) pittosporyumları ve haziran gelmesiyle Başakşehir'de her yerde görünen katırtırnaklarını ve onların da bittiği bu dönemde manolyaları gördüm. Ihlamur ağaçlarını da unutmayalım. Bugünlerde özellikle akşam üstleri tüm caddeler sokaklar mis gibi ıhlamur kokuyor.
Eskiden nefret ettiğim haziran ayını da artık ıhlamurlar ve manolyalar sayesinde seviyorum