14 Eylül 2018 Cuma

ANNA KARENİNA, LEV TOLSTOY


Bugün Anna Karenina'yı bitirdim. İletişim yayınlarında tek kitap olarak basılan 1015 sayfalık kitabı okurken tek sıkıldığım yer Nobokov'un Anne Karenina için yazdığı son söz oldu.

Herkesin söylediği gibi Tolstoy'un gelmiş geçmiş en iyi yazarlardan biri.


Şiddetle tavsiye ederim.

13 Eylül 2018 Perşembe

ANG LEE FİLMLERİ

Bu ay (Ağustos2018) uzun zamandır aklımda olan şeyi yaptım; Sevdiğim yönetmenlerin tüm filmlerini izlemek...

Ang Lee ile başladım.

Ang Lee'yi ilk olarak Crouching Tiger Hidden Dragon (Kaplan ve Ejderha)  ile tanıdım. O filmi o kadar sevmiştim ve seviyorum ki her izlediğimde hâlâ etkileniyorum.

Daha sonra Brokeback Mountain'i izleyip bu filmi de etkileyici bulmuştum.

Sence and Sensebility yine 10 numaraydı.

En son olarak da Life of Pi ile zirve yaptı ve Ang Lee benim için en sevdiğim yönetmenlerden biri olma tahtına oturdu.

İste Ang Lee'nin yönettiği ve benim ulaşabildiğim filmler...

En sevdiğimden başlayarak yazayım.

*  Crouching Tiger Hidden Dragon 10/10



Dünyanın en güzel müziğine sahip film. Tan Dun mükemmel bir film müziği yapmış. Hatta bu yazıyı yazarken bir yandan Tan Dun Farewell'i dinliyorum.



Hem görsellik hem konu olarak bu film  beni çok etkiledi.  Çok çok güzel bir film. Aldığı tüm ödülleri hakediyor.

*  Life of Pi 10/10





Mükemmel bir film. Her saniyesi özenle çekilmiş. Keşke sinemada izleseydim.

* Sense and Sensebility 10/10



Harikaydı. İnsanda hiç ağırlık oluşturmayan kuş gibi hafif bir film.


* Brokeback Mountain 10/10



İlk çıktığında sırf Ang Lee filmi olduğu için satın alıp izlemiş, konuyu  garipsemekle birlikte filmi etkileyici bulmuştum.

Geçenlerde yeniden izlediğimde ne kadar mükemmel bir film olduğunu anladım. Görüntüler, doğa çok güzel. Ormanlar nehirler, atlar, koyunlar kuzular... Müzik de harika. Oyunculuk mükemmel.


Homofobik iseniz baştan hiç izlemeyin.  Eşcinsel iki  kovboyun birbirine olan sevgisi anlatılıyor.

* The Wedding Banquet

Ne diyecegimi kaç puan vereceğime karar veremedim. İyi de diyemem kötü de diyemem. Tavsiye de etmem.

* Dikkat Şehvet

Gereksiz cinsellik vardı. Kendisinin iddia ettiği gibi burada sanatsal bir durum da göremedim. Sahneler benim açımdan rahatsız ediciydi. Fimi izlerken sıkıldım ve rahatsız oldum. Bunun dışında yine de boş bir film gibi gelmedi ama bir daha izleyeceğimi ve de kimseye tavsiye edeceğimi sanmıyorum.

* The İce Storm

İç karartıcı idi. Kokuşmuş amerikan aile yapısı tüm çıplaklığı ile verilmişti. Çocuk yaştaki aktristleri görmek istemedigim rollerde oynatmış ki hiç hoşlanmadım. Bu film için zaman kaybı diyemem ama izlemesem daha iyi olurdu yani. Tavsiye etmem.

* Hulk ( 2/10)

Fantastik filmleri çok sevmeme rağmen Hulk hiç hoşuma gitmedi. Tam bir zaman kaybı idi benim için. Ang Lee filmlerinde en berbat olanı bu sanırım.





2 Eylül 2018 Pazar

DÜŞÜNCE TARİHİ, ORHAN HANÇERLİOĞLU

Bu son bir aydır bu kitabı okuyorum; Yüz kitap okumuş gibiyim.


11 yıl önce almışım bu kitabı. Ara ara içinden pasajlar okuyordum. Bu son bir ay hep yatmak zorunda kaldığım için şu kitaba bir el atayım atlamadan hepsini okuyayım dedim. Canla başla kendimi çok zorlayarak okudum ve bugün bitirdim nihayet.

Okumaktan, kitaplığımda yer almasından gurur duyduğum bir eser oldu kendisi.

Aslında okunup bitirilecek bir şey değil ara ara dönüp dönüp bakılması gereken bir yapıt



Ta en baştan Big Bang'den  başlayıp günümüze kadar olan dünyada etkili olmuş hemen hemen her  düşünceye yer vermeye çalışmış.

Baştaki konulara biraz hakimiyetim olduğundan çok hevesle başladım. Alt yapım konuları anlamaya yeterli geldi. Ve çok da beğenerek ilerliyordum. Sonra bilmediğim konulara geldim (Hegel Kant vs) ve buralardan hiçbir şey anlamadım. O konularda dil bana çok ağır geldi. Zorlandım.


Aslında şu anda bu yazıyı yazarken bu cümleyi  artık anladığımı farkettim ve yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu.

Aslında güncel dille yeniden düzenlense herkese çok tavsiye edeceğim bir kitap olurdu. Bilemiyorum örgen yerine organik özdek yerine madde eytişimsel yerine diyalektik dese olmuyor mu? Belki de anlam değişiyordur özellikle bu kelimeleri kullanmıştır. Ama ben sürekli sözlükte kelime aramak zorunda kaldım.

Felsefi konulara ilginiz varsa başucu kitabınız olabilir. İlgilenenlere tavsiye ederim.

Kendinimi çok şey öğrenmiş çok şey kazanmış hissediyorum. Teşekkürler  Orhan Hançerlioğlu



31 Ağustos 2018 Cuma

AĞUSTOS 2018

Bu ay neler yapmışım bir bakalım.

Bu ay Kurban Bayramı münasebetiyle memlekete Edremite gittik.

Onun dışında Osmancığımı ziyarete Ankaraya gittim. Bir kez de ailecek gittik.

Osmancığıma ziyarete giderken otobüste bacağıma kahve döküldü. 2 hafta boyunca hiç kalkmadan hep yattım. 3. hafta da iyileşmedi ama biraz biraz ayaklanabildim. Şu an 4. haftadayım ve hâlâ iyileşemedim.

Hep yattığımdan bu ay bol bol sinema izledim. Bol bol kitap okudum.

Kuyruk sokumu ağrım ise son şiddeti ile devam etmekte.


Gittiğim yerler;

* Bu ay bacaklarıma kahve dökülüp yandığı için pek bir yere çıkamadım.

Bu ay Kurban Bayramı için Edremite memleketime geldim.

Burada
* Kadırga Koyu'na gittik. Deniz çok soğuktu. Yine de yaralarıma belki iyi gelir diyerek ya Şafi çekerek yüzdüm.

* Tarla' ya denize gittik. Su aşırı soğuktu. Yüzemedim. Denizi seyrettim.

Okuduklarım;

Sofinin Dünyası Jostein Gaarder

Çocuk Kalbi Edmondo de Amicis


Dinlediklerim;

Bu ayı Beethoven'a ayırdım.

Beethoven Moonlight Sonata

Beethoven Silence

Beethoven Für Elise

Beethoven 5. Senfoni

Beethoven 9. Senfoni


İzlediklerim;

The Martian 10/10

Crouching Tiger Hidden Dragon 10/10

Life of Pi 10/10

Sense and Sensebility 10/10

Pride and prejudice 10/10

Pride and prejudice BBC 6 bölüm 9/10

Inside Out ( Ters yüz) 10/10

Agora 9/10

Persuasion 6/1

Dikkat şehvet

The Wedding Banquet

The İce Storm

Hulk(2003) 2/10  (hiç beğenmedim.)

Brokeback Mountain 10/10

DEĞERLENDİRME:

Bu ay dışarı çıkamadığımdan bol bol sinema izledim. Ang Lee filmlerini izledim bu ay. Life of Pi, Kaplan ve Ejderha, Brokeback Mountain, Sense and Sensebility gerçekten cok güzeldi. Marslı da beni çok etkiledi.

Bu ay ayrıca Beethoven'a ayırdım. Bir sürü Bethoveen dinledim. Klasik müziği özlemişim.

Bu ay ayrıca bol bol temizlik yaptım.

Bundan sonraki ay daha güzel geçer inş.


30 Ağustos 2018 Perşembe

DEFNE FERAH'IN KIYAFETLERİ OYUNCAKLARI (23)

Bu aralar Defne zamanının çoğunu süpriz yumurtalardan çıkan miniminicik oyuncaklarla oynayarak geçiriyor. 

Aslında ben de çok seviyorum. 

 O kadar minik o kadar şirin yapmışlar ki.

 Üşenmedim hepsinin fotoğrafını çektim.

 Hiçbirini unutmak istemiyorum.