4 Temmuz 2013 Perşembe

TATİLE GİDİYORUM...

Sınavlar bu cuma bitiyor, tatile gidiyorum...

Hediyelik telkari yüzükler aldım.
Telkari yüzükler 4 tanesi 70 TL

Babama ise akik tespih aldım.

Akik tespih 12,5 TL


Eski Mardin'de dolaşırken Kadir Usta ile tanıştım. Minicik dükkanı Sabancı Müzesinin hemen karşısında... Ceviz ağacına oyma yapıyor... Kırlaşmış sakalları, hemen hemen bütün sanatkarlarda görülen anlamlı bir yüzü var. Duymasın ama birazcık ( azıcık)  aksi olmasını ise sanatının kıymetini bilmeyenler yüzünden olduğunu tahmin ediyorum..  Onun oymalarını inceledikten sonra algıda seçicilik olsa gerek Mardinin pek çok dükkanında onun oymalarının asıldığını farkettim... Ben de çok beğendiğim aşağıdaki oymalardan aldım. 
Ceviz ağacına oyma 20 TL

Mardin'in meşhur takla atan güvercinleri 140 TL

İkincisinin bu kadar pahalı omasının sebebi  büyük bir pano olmasından dolayı, ilki ise avuç içi kadar... İkisi 160 TL idi . Kadir usta biraz surat astı ama öğretmen olduğumu söyleyince biraz yumuşadı, yanımdaki tüm parayı vererek ikisini 115 TL ye aldım. Arkadaşım ise aşağıdaki panoyu 50 TL ye  kardeşine hediye aldı.

Keklik figürü 50 TL



 Sahara şalı ve klasik mavi şal ikisi 20 TL


Yorulunca her zamanki gibi Mezopotamya Kafede çay içtik... Manzarayı seyrettik. Çayın yanına Mardin Çöreği aldım. Burada dışarıdan yiyeceğe bir şey demiyorlar. Eve de iki tane aldım.
Fotoğraf nedense ters çıktı düzeltemiyorum da her neyse Mardin çöreği tanesi 0,75 TL


Burada dilimlenmiş fırınlanmış ekmek satılıyor.. Bütün fırınlarda görebilirsiniz.

Yan tarafta görüldüğü gibi bir de kavrulmuş şehriye satılıyor. Bulgur pilavına konuluyormuş ama hiç yemedim nasıl bir şey oluyor bilemiyorum



Yemyeşildi mezopotamya... Buğdaylar büyüdü, tüm ova sapsarı oldu, sonra  harmanları yapıldı... Şimdi mısır ekecekler ama öncesinde burada tarlaları yakıyorlar... Şimdi mezopotamya kapkara... Akşamları görsel bir şölen sunsa da ilkokuldan beri anız yakmayın uyarıları ile büyüdüğümüz için içim sızlıyor... Hangisi doğru bilmiyorum ...

iki tepenin arasında sapsarı bir köy  ovada ise kapkara tarlalar...

parlayanların hepsi yakılan tarlalar... Gece çekimi olduğu için fotoğraflar ancak bu kadar oluyor...

Bu da temmuzda Mardin Kalesi

O kadar turist geliyor ama yine de kalenin önündeki otları da yakmışlar... Çok kötü görünüyor... Zaten bizim okuldaki çocuklarda da var; bir ot görsünler hemen  yakarlar hatta geçen yıl okulumuzun bahçesindeki 2 çam ağacımız öğrencilerin ot yakma alışkanlıkları ( ya da işgüzarlıkları diyelim)  yüzünden kül oldu.

Aşağıdaki de önceden çektiğim bir fotoğraf binlerce kırlangıç kuşu akşam üstleri görsel ve işitsel bir şölen sunuyor bizlere.


Çarşıda gezerken bu dükkanı gördük.. adamın 400 000 TL ödenmemiş parası varmış o da çözümü böyle bulmuş... Borcunu ödemeyenler ve fotoğrafta net görünmüyor ama yanlarda meslekleri var. 

Hazır yaz geldi, domatesler artık güneşte kızarıyor, hem de oldukça ucuzladı. Ben de ömrümde ilk kez domates çorbası yaptım ve çok beğendim.

Domates Çorbası

1 kaşık tereyağında 2 çorba kaşığı unu kavurdum. Sonra içine rendelenmiş 3 adet domates ekledim. el blendırı ile topaklar gidinceye kadar hızlıca karıştırdım.içine çok az su ekledim ve 5-10 dakika pişirdim. Sonra rengi açılıncaya kadar süt ekledim. Son olarak da tuz, nane, karabiber ve pul biber ekledim. Harika olmuştu...

Bugünlerde hiç et yemediğim için protein almak için mercimek köftesi yaptım. Nasılsa yalnızım tek ben yiyorum, köfteyi sıkmadım.. Böyle tabakta yemeyi tercih ettim.


Bu sıcak günlerde katkılı hazır meyve suyu içmek yerine kendime mis gibi limonatalar yaptım




Ben çocukken babası limonata satan bir komşumuz vardı. Bize limonata yapmayı öğretmişti. 2 limonla bir tencere limonata yapabiliyorsunuz.

LİMONATA YAPIMI

* 2 adet limonu bir tencereye rendeliyoruz.
* limonları iri iri doğrayıp tencereye ekliyoruz.
* üzerini kapatana kadar şeker ekliyoruz. ( 1 su bardağı kadar)
* 20 dakika bekliyoruz.
* Üzerine az miktarda içme suyu ekleyip şekerini çözüyoruz.
* limonlarımızı bir tülbente aktarıp sıkıyoruz.

AFİYET OLSUN...