30 Kasım 2012 Cuma

taare zameen par....


Çok beğendim...  
Tüm eğitimcilerin ve anne ve babaların izlemesi gereken filmler listesinde olmalı ... 
Saçma sapan yerleri var mıydı,  evet...
Abartılı mıydı, evet... 
Gereksiz yere eğitim sistemi kötülenmiş mi, evet...
Öğretmenler kötülenmiş mi, evet...
Orjinal bir konu mu, hayır ... 
Olsun ... Yine de izlenmeli...


Bu şirin çocuk- filmde ismi ishaan - mükemmel bir oyunculuk çıkarmış.
 Aamir Khan ise 3 İdiot'taki gibi... ( ki o filmi de çok beğenmiştim)




Bu resme bayıldım...




Tabii buna da...




Evet...  Her çocuk özeldir... 




Lütfen....Yarış atı değil çocuk yetiştirdiğimizi unutmayalım...


Film müziklerini de unutmayalım. Gayet başarılıydı... Aşağıdaki kısmı izlerken ağlamaktan gözlerim kapandı...



boş kaldı gözlerim
gözyaşlarım bile terk etti beni
sessizlik doldurdu kalbimi
hissetmiyorum artık ne acı ne his
sanki boşluktayım
sen her şeyi hissederdin
değil mi anne...





Slumdog Millioner, 3 İdiots, Black derken bu filmle bollywood sineması kültürü de edindik Allah'a şükür...


Bir Buket Çiçek...

     Zor bir okul günün akşamında,  bir öğrencinin getirdiği bir buket çiçekten daha iyi ne hissettirebilir? 


   Bir demet çiçek evin havasını nasıl da değiştiriverir....







                         

10 Kasım 2012 Cumartesi

ABBARALAR...

          Erdoba Konağı , Reyhani Kasrı  gezimizden sonra yine ilk fırsatta eski Mardindeyiz... Mardin'i hissetme turlarımızdan birini daha yaptık.. Bu sefer önce eski sokaklara daldık .. Yine akşam üzeri olduğundan fotoğraflarım iyi çıkmadı . Fotoğraf makinemde bir sorun var bu aralar güzel fotoğraf çekemiyorum...  Artık güzel bir havada yeniden çekip kendi orijinal fotoğraflarımı koyacağım ama şimdilik eskiden çektiklerim ve  internetten seçtiklerimle idare edicez...

             Evet önce Mardin sokaklarına daldık.. Asla yalnız gezmeye cesaret edemeyeceğim sokaklar ...  Mardin sokaklarında insan sanki 500 yıl önceye dönüyor.. Sanki  Alaaddinin lambası ya da uçan halı gibi çocukluğumun masallarının geçtiği bir çöl  ülkesi ...

           

 Otomobiller giremediği için eşeklerle çöplerin toplandığı daracık sokaklar...



                                 

 O kadar otantik sokaklar ki görmeden gezmeden anlaşılmaz.  


   


                                 Abbara adı verilen üstü ev altı yol olan şehir içi tünellerden geçtik...

   




     
            Bir ara  açık unutulmuş bir kapıdan içeriyi dikizledik...  Akşam iyice  bastırdığında kaybolduk ... Türkçe bilmeyen bir teyzeden  nasıl olduğunu bilmiyorum ama yol tarifi aldık.. Ve  gündüzleyin bile girmeye tırsacağım sokaklardan geçtik...






                   Top oynayan çocuklar fotoğraf çeken biri görünce hemen poz veriyorlar...ee ne de olsa  Avusturalya' dan bile insanlar gezmeye Mardin'e geliyorlar.... Güzel bir hatıra bırakmak lazım...




9 Kasım 2012 Cuma

REYHANİ KASRI...

    Arkadaşımla her fırsatta eski Mardin'e çıkıyoruz, yeni yerler keşfetmeye çalışıyoruz.

    Erdoba Konağı'ndan sonra Reyhani Kasrı'na geçtik.. Erdoba Konağında önceden bir aile yaşarmış... Zaten içeri girdiğiniz anda o sıcaklığı, yaşanmışlığı her yerde hissediyorsunuz.. Oysaki Reyhani Kasrı sonradan otel amacıyla yapılmış ve bu da içeri girer girmez hissedilen bir şey... Buranın  terasından da manzara mükemmel... Biz akşam üzeri gittik ... Geceleyin Mezopotamya ovasına baktığınızda gerçekten çok etkileniyorsunuz çünkü uçsuz bucaksız göz alabildiğince uzanan tarlaların içinde meğerse ne kadar çok köy varmış şaşırıp kalıyorsunuz.



    Reyhani Kasrından manzara mükemmel.....  Bu manzara eşliğinde kahve içmenin bedeli 4 TL



manzara müthiş....










ERDOBA KONAĞI...

          Geçen gün arkadaşımla Mardin' i sevme turuna çıktık...

    Önce Erdoba Konağı'na gittik...


   Erdoba  Mardin'in eski  isimlerinden biriymiş...


    Erdoba Konağı'ndan Mezopotamya manzarası müthiş...



                             
                              Bir zamanlar burada bir aile yaşıyormuş !... Mükemmel bir ev...




                                                           Büyülenmemek elde değil....





Bu banyoyu görmedim.. Sırf bu banyoyu kullanabilmek için belki de bir oda kiralarım , kim bilir....




                                                          Mükemmel bir taş işçiliği...


      Maalesef akşam üzeri gitmiştik . Çay içerken hava karardığından güzel fotoğraf çekemedim( ilk 2 fotoğraf sadece)  İnternetten bu kadar bulabildim .. Şunu söyleyim ki Erdoba Konağı fotoğraflardan çok daha güzel ...

     İkramlara gelince... Arkadaşım kiremitte et ve ayran istedi ; güzelmiş. Yemeğini gayet lezzetli buldu. Ben aç olmadığımdan sultan tatlısı istedim. İnternette resmi yok . Ömrümde hiç böyle bir şey yememiştim. Baklava yufkalarının içinde muz var. Ama şuruplu ve sıcak gelen bir tatlı.. Bıçakla keserken çıtırt diye sesler geliyor... Baklavanın üstünü yemeği sevenler için güzel bir tatlı olabilir ama benim gibi baklavanın altını yemeği sevenler için pek güzel olduğunu söyleyemem ayrıca sıcak muz hiç bana göre değil ...Beğenmedim .. Erdobada Sultan Tatlısı 10 TL