Doğu Anadolu Turu'ndan gelince okullar açılıncaya kadar o bir haftada evi bir güzel temizler, sonra da çayımı yapar, tertemiz evimde oturur, sinema izler, müzik dinler, gerçek manada bir tatil yapıp kafa dinlerim, dinlenirim demiştim.
Neredeyse üç aydır Defne benle. Babasını özlemiştir. Onunla 2-3 gün vakit geçirir ben de rahat rahat acele etmeden işlerimi bitiririm rahatlarım diyordum.
Pazar günü turdan döndük. Defne babasına gitti. Ertesi gün Defne'yi babası getirdi.
Daha valizleri bile kaldırmamıştım.
Defne'nin burada kimsesi yok. Arkadaşları da inmedi bahçeye. Telefonu da ben vermek istemedim. Defne de sıkıntıdan patladı.
Ben çamaşır yıkadıkça huysuzlandı, ben valizleri topladıkça söylendi.
Bir müddet sonra sen zaten hep temizlik yapıyorsun benle oynamıyorsun deyip ağlamaya başladı.
Baktım olmayacak.
Defne bana iş yaptırmayacak belli.
Ben de evde durmanın manasızlığına hükmettim.
Her şeyi bıraktım Kapadokya Turu'na katıldım.
