28.07.2026 Salı
Bilal Eylem Ege ve Osman bugün kahvaltıdan sonra Köln'e gitti. Aslında ben de gidecektim. Araba 5 kişilik olduğu için annem ve Defne'nin evde kalması gerekiyordu. Ama Defne ben evde kalmam dedi.
Geçen yıl annemle Defne'yi evde bırakıp Belçika Gent'e gitmiştik. İstanbul'a döndüğümüzde "Annem beni bıraktı kendi gezmeye gitti." diye dudaklarını büze büze babasına beni şikayet etmişti. Baktım yine dudaklar büzüldü gözler doldu kıyamadım. Kızımla burada Driebruggen'de güzel vakit geçiririm dedim.
Zaten seviyorum burayı.
Aman iyi ki de gitmemişim. Bugün çok sıcak bir gün. Sıcakta gezmeyi hem de kalabalık yerleri gezmeyi sevmiyorum.
Biraz evde vakit geçirdik. Defne sıkıldıkça bisikletine bindi etrafta biraz dolandı. İkindi vakti annem ben de biraz çıkayım dedi. Waarder'deki market Plus'u merak ediyormuş fiyatlara bakacakmış hem de eve bir kaç bir şey alırız dedi. Waarder yaklaşık 2-3 km ötedeki diğer yerleşim yeri, yanımızdaki köy diyelim.
Ama daha Driebruggen'den çıkmadan yoruldu.
Geri döndük.
Bu arada yukarıdaki ilk fotoğrafı bilmem ki kaçıncı çekişim
Çok beğeniyorum o evi.
Geçen yıl uzun uzun ayarlayarak düzgün fotoğraflar çekmiştim. Bu sene yapamıyorum. Burada evlerde perde yok. İnsanların evlerini dikizlemek, evlerine doğru bakmak çok ayıp sayılıyor. Benim o şekilde fotoğraf çekmem hiç hoş değil. Geçen yıl da biliyordum ama yine de çekmiştim. Bu sene iyice buranın kurallarını özümsemişim herhalde durarak pozlayarak fotoğraf çekmeye utandım. Bu sene tüm fotoğrafları makinada kendime bakıyormuş gibi yaparak ya da biriyle konuşuyormuş gibi çektim. Karşıdan bir bisikletli bir araba varsa da çekmedim.
Şunu da ekleyim buralarda benden başka foto çeken yok. Hatta bu civardaki insanlarda telefona bakan bile görmüyorum. Herkes sakin sakin bisikletine binip etrafı seyrediyor ya da yanındaki ile muhabbet ediyor.
Annemi eve bırakıp biraz dinlendikten sonra bu sefer de Defne ile Kuş Gözlem Kulesi'ne doğru gittik. Saat epey geç olmuştu ama burada akşam 23'e doğru hava kararıyor.
Bomboş uçsuz bucaksız tarlaların arasında yürümeye başladık. Defne de bisikletini sürüyordu. İleride çok uzakta bir yel değirmeni tarlalarda inekler kanallarda ördekler sakarmekeler vardı. Biraz ötede bir kaz sürüsü yere inmişti. Arada V şekline 10-15'lik bir kaz grubu tepemizde uçup geçiyordu. Bazen de tek başına uçuyorlardı. Geçen yıl da aynı yerde gördüğümüz tavşanlar sanki biraz daha büyümüş kediden büyük hale gelmişler. Kedi demişken tarlaların arasında dolanan bir siyah kedi var. Geçen yıl da aynı yerde dolanıyordu. Bu tarlalarda ne yapıyor bilmem.
Tarlalar arasında dolaşırken hava karardı. Bu sırada Waarder taraflarında kıpkırmızı dolunay göründü. Biz eve gidene kadar da yükseldi. Tıpkı Halloween'deki balkabağına benziyordu. Sanki bize gülüyordu.
Türkiye'de aya bakınca amentü okurum.
Ayı gördüm Allah, amentü billah, Ay gibi güzel yap beni Allah
Hollanda'da amentüden halloween kabağına geçişimi de buraya sağladığım uyuma bağlıyorum.
Baya ilerlemişiz eve gelinceye kadar hava baya karardı. Tarlalar boyunca sokak lambaları vardı ve yanıyordu ama yine biraz korktum.
Bilaller gece epey ilerleyen saatlerde döndüler. Keşke gelseydin dediler.
Köln'e gitmediğim için pişman değilim.
Ebdd harika bir gün geçirdim.














Hiç yorum yok:
Yorum Gönder