5/05/2021

ELMA AĞACI

 


Parkımızda genellikle benim oturmayı tercih ettiğim bankın arka tarafındaki elma ağaçları bir de baktım ki  sessiz sedasız bir anda çiçeklerle donanmış.

Geçen yaz daha olmamış ama buna rağmen  oldukça lezzetli minik elmalarını yemiştik. 

Böylece Defnecik ve pek çok çocuk ağaçtan elma toplama zevkini de tatmıştı.

Şimdi de minik ağacımızın mükemmel çiçeklerini gördük.

Ben de ömrümde böylece  ilk kez elma ağacı çiçekleri gördüm.

Mükemmelmiş...




O kadar güzellerdi ki 
mümkün olsa herbirini ayrı ayrı koklayıp herbirinin ayrı ayrı  fotoğrafını çekecektim.



5/04/2021

ERGUVAN MEVSİMİ




Erguvan mevsimi geldi...

Şimdi boğaz ne güzeldir. 

Otağtepe'den, Anadolu Hisarı'ndan, Mihrabat'tan manzara eşsizdir. 

 Rumeli Hisarı'nda belki de dünyanın  en güzel manzaralarından biri sergileniyordur şu anda.

Geçmiş yıllarda Otağtepe'den şöyle bir fotoğraf çekmişim 



  Bir  Hüda'yı nabit olan Boğaziçi'ne en çok yakışan ağaç olan erguvanlar açtığında yani Boğaziçi'ne  Erguvan  mevsimi geldiğinde Haluk Dursun tekne turu düzenlerdi eskiden. 

4/28/2021

KIR ÇİÇEKLERİ

27.04.2021

En sevdiğim  mevsim bahar geldi geçiyor.

Bu bahar da  geçen bahar olduğu gibi pandemiden dolayı evdeyiz. 

Eskiden Şamlar'da sunbalaları görünce baharı gelmiş sayar ve her bahar sırası ile Beykoz'da çuhaları,  Hidiv Kasrı'nda defne ağaçlarını, Emirgan'da laleleri, Otağtepe'de erguvanları görmeye giderdik. 

Dolmabahçe sarayını  ıhlamur kokusu bastırdığında  artık  sıcak yaz günlerinin geldiğini baharın bittiğini  anlardım.

 Bu sene ise  ne lale ne erguvan hiçbirini  görecek halimiz yok. 

 Bu bahar da Kayaşehir'de parkımızda ne görürsek o -ki Allaha şükrediyorum e azından  evimizin önünde güzel bir parkımız var-

Yabani çiçekleri öğrenme arzum ise artık doğal  kendiliğinden biten bir çayır bulamayışımla sona erdi gibi.

Bugün Defne'nin öğretmeni kayıt silme işlemleri için bizi okula davet ettiğinde ise okulun  kocaman biçilmemiş doğal  bahçesini  görünce  çok  sevindim.  

Defne ile bahçede yürüyüş  yaptık çiçek  topladık. Hava çok güzeldi.  Defne arkadaşları ve öğretmeni  ile çok eğlendi. Hatta o kadar mutlu oldu ki artık öğretmeninin kızı olmak istediğini söyledi.  Ara ara da beni görmeye de gelirmiş ( ben üzülmeyim diye)  

Ben de Defnecik oynarken  bol bol çiçek fotoğrafı çektim.  

Yeni bilmediğim bir  çiçek yoktu ama yine de  çiçekleri ayırdedebildiğime ve hala isimlerini hatırlayabildiydiğime çok  sevindim.


İşte bugün  çektiğim  bir kaç fotoğraf



Kılçıksız Turna Gagası

 Geranium molle





Daha fazla Geranium molle için

 buraya tıklayınız.



🌸🌸🌸🌸🌸


2/01/2021

OCAK 2021



Evet bugün ocak 2021 'i bitirmiş bulunuyoruz.

Buraya birşeyler yazabilmek adına bu bir aylık süre içinde kendimi geliştirmek adına neler yapmışım diye düşündüğümde geçmiş diğer aylarda olduğu gibi  bu ay da pek de birşey yap(a)madığımı farkedip çoğu ay olduğu gibi bu ayı da geçiştirerek ama kesinlikle! şubat 2021'i çok daha verimli geçirmeye karar vererek bu yazıyı yazmayı ertelemeye karar verecektim ki hayır hiçbir şey yapmasam da hiçbirşey yapmadığımı buraya yazmaya karar verdim ki belki her ay hep aynı şeyleri  yazmaktan sıkılıp bıkıp en sonunda da utanıp  bundan  sonraki zamanımı daha iyi değerlendireyim.


Hmm şimdi düşünelim bu ay  nasıl geçti?

12/12/2020

12.12.2020


Müdire Hanım bize ögretmenler günü için minik şirin kalanşolar almış.



Ben de öğretmen grubunda kalanşo bakımı ile ilgili bilgiler verdim.

Sanki çok bilirmişim gibi paylaştığım  birkaç tavsiyeden sonra ertesi gün bütün kalanşolarım hastalandı. 
( Aslında arkadaşlarım tavsiyeler için  çok teşekkür etti. Kendi kendimin üstüne gitmeyim bu kadar)   

Ve ben  hiçbir şey yapamadım. 

Eminönü'ne gidip ilaç  almam gerekirdi ama hafta içi dersim 14:40 gibi bitiyor ve  o saatte ben de bitiyorum. Zaten 17:00 kısıtlaması  var. Defne ile çıkamam. Zaten kısıtlama olmasa bile o saaten sonra bu kış günü
Eminönü'ne gidilmez. Tek uygun olduğum zaman haftasonları, onda da sokağa çıkma  yasağı  var. 

Başka yerlere de bakabilirdim ama evden çıkamadım. 

Kısaca  ilacı  alamadım.

 Geleneksel yöntemler denedim ama onlar da işe yaramadı. Hastalık bütün  yapraklarına yayıldı.  Kurtarılamacak hale geldiler.  Evvelki gün hepsini tamamen budadım. 

Hepsi de tomurcuk doluydu açsınlar da fotoğraflarını çekeyim  diye bekliyordum.

Böylece bu görüntüler de mazide güzel bir hatıra olarak kaldı..


Kalanşolarım mevta oldu onların fotoğrafını çekemedim ama bugün diğerlerini çektim.









































Dün akşam üstü biraz kendimi kötü hissettim. Zaten bir kaç zamandır hafif öksürük hafif boğaz ağrısı halsizlik kulaklarda yanma vs var.  Baktım gitgide kötüleşiyorum kalk Betül kalk dedim. O halsiz hasta halimle evi temizledim. Allahım yarabbim geleneksel değerlerimiz nasıl bilinç altıma işlediyse bir ıhlamur  alıp uzanıp dinlenmek yerine ne olur ne olmaz evim temiz olsun diye gece 23:30 a kadar ev işleri ile uğraştım. 

Bu pandemi sürecinden  akıl ve beden sağĺımız  yerinde çıkabiliriz  inş.

Herkese mutlu haftasonları...



12/06/2020

KASIM 2020

Bu ay buraya yazılabileceğim pek bir şey yok. 

Tabii ki zamanımı boş geçirmedim. Ama şartlardan ötürü dolu dolu da geçirdiğimi söyleyemem. Bu ay  bol bol felsefe derslerime çalıştım.  Nasıl olsa pandemiden dolayı sınavlar yapılmıyor ben de boşuna ikinci üniversite kaydımı yenilemedim. Onun yerine eski konularımdan başlayarak derslerime yeniden çalıştım. 

* İlkçağ Felsefesi

* Ortaçağ Felsefesi 1

* Ortaçağ Felsefesi 2

* Modern Çağ Felsefe

kitaplarıma yeniden çalıştım.  Burada geçen konularla ilgili bol bol video izledim.


Bu ay felsefi çalışmalarıma ağırlık verdiğimden sinema izleyemedim.  Sadece 

* Kelebeğin Rüyası

* Unutursam Fısılda

izledim.


Canlı derslerde çok yorulduğum için herhangi bir şey dinlemeye de tahammülüm yoktu. Radyo dahil hiçbir şey dinlemedim diyebilirim.  Gerçekten yorucu zor bir aydı. Hayatımda ilk kez bu ay sürekli başım dönüyor günde birkaç kez deprem oluyor sanrısına kapılıyorum. 

Uzakta eğitim o kadar yıprattı ki cep telefonumdan nefret eder hale geldim.

Mesela bugün sabah kalktım. 

* Önce Ebadan öğrencilerin ödevlerini yolladım. belki yarım saatimi aldı bu iş.

* ardından öğrencilerin projelerinin belirlenmesi, e-okula girilmesi vs neredeyse 1 saat

* ardından okulsis ve ebadan ders tanımlama ki eba cuma gününü kabul etmediği halde yarım saatten fazla da bu sürdü. 

* ardından mesajlar... Öğrencilerden gelen sorular sorunlar... vs vs.. 500 falan mesaj sildim. Bir saaten fazla da  bu sürdü.

Şu anda saat 16 00 ve ağlamak istiyorum. Bugün pazar ve şimdiden kafam çok şiş... ve çok yorgunum...

Uzaktan eğitim sürecinde hiçbir şekilde deşarz olamıyorum.  Yeminlen yaşlandım bu süreçte...

 Bu kadar...


 Her şey gönlümüzce olsun... 


Mutlu pazarlar...





11/17/2020

SANCAKLAR CAMİ

 Bugün Defne ile  Sancaklar Cami'sine gittik.


Burayı ilk olarak Derviş Zaim'in filmi Rüya'da görmüştüm. Böyle  bir camiyi daha önce hiç duymadığımdan burayı bilgisayarda oluşturulmuş sanal bir yer olarak düşünmüştüm. Hatta filmi izlerken bir mimar bu filmi izlese de şu camiyi hayata geçirse ne güzel olur demiştim.

Sonrasında ekşi  sözlükte filmin yorumlarını okuyunca böyle bir caminin varlığından haberim oldu. 

10/31/2020

HAZİRAN TEMMUZ AĞUSTOS EYLÜL EKİM 2020

Uzun zamandır bu ay neler yapmışız paylaşımı yapmamıştım.  Bir sürü yarım bırakılmış kitap tamamı dinlenmemiş albüm serisi tamamlanmamış filmler vardı. Bir tamamlayayım öyle paylaşayım diye diye bu aya geldik. 

Bakalım son zamanlarda neler yapmışız...

Son zamanlarda çok güzel klasikler okudum. Daha önceleri de okumuştum pek çoğunu ama şimdi çok daha farklı ve daha güzel geldiler bana. İnsan tecrübe kazandıkça  okuduklarından çıkardıkları anlam da değişiyor.  


OKUDUKLARIM


* Suç ve Ceza
   Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

10/26/2020

KALENDER-YENİKÖY- İSTİNYE

 


25.10.2020

Bu sabah erkenden Boğazda yürüyüş yapıp erkenden dönmeyi planlıyordum. Fakat bu sabah İstanbul yoğun  bir sis altındaydı. Kendimi dışarı  atsam da bu siste gezdiğimden birşey anlamayacaktım.  Sabah evde biraz oyaladım sisin dağılmasını bekledim ve bana göre geç bir saatte 8:45 de yola çıktım. 

10/17/2020

BOĞAZİÇİ SARIYER TARABYA

 11.10.2020



Bugün sabah hava çok güzeldi. Yıllardır yapmak istediğim ama bir türlü icraate geçiremediğim boğazı baştan başa turlama ve İstanbul'u karış karış gezme hayalim için  bugün bir adım atayım dedim. Aslında hep başlıyorum; Sarıyer'den  Tarabya'ya  yürüyorum  ama sonra gerisini getiremiyorum.

Bugün bir kez daha yeniden Sarıyer'den başladım . Tarabya'dan öteye geçtiğimde -bu sefer başaracağım inş- bu postu yayınlayacağım.