Bu ay neler yapmışım bir bakalım.
Bu ay Kurban Bayramı münasebetiyle memlekete Edremite gittik.
Onun dışında Osmancığımı ziyarete Ankaraya gittim. Bir kez de ailecek gittik.
Osmancığıma ziyarete giderken otobüste bacağıma kahve döküldü. 2 hafta boyunca hiç kalkmadan hep yattım. 3. hafta da iyileşmedi ama biraz biraz ayaklanabildim. Şu an 4. haftadayım ve hâlâ iyileşemedim.
Hep yattığımdan bu ay bol bol sinema izledim. Bol bol kitap okudum.
Kuyruk sokumu ağrım ise son şiddeti ile devam etmekte.
Gittiğim yerler;
* Bu ay bacaklarıma kahve dökülüp yandığı için pek bir yere çıkamadım.
Bu ay Kurban Bayramı için Edremite memleketime geldim.
Burada
* Kadırga Koyu'na gittik. Deniz çok soğuktu. Yine de yaralarıma belki iyi gelir diyerek ya Şafi çekerek yüzdüm.
* Tarla' ya denize gittik. Su aşırı soğuktu. Yüzemedim. Denizi seyrettim.
Okuduklarım;
Sofinin Dünyası Jostein Gaarder
Çocuk Kalbi Edmondo de Amicis
Dinlediklerim;
Bu ayı Beethoven'a ayırdım.
Beethoven Moonlight Sonata
Beethoven Silence
Beethoven Für Elise
Beethoven 5. Senfoni
Beethoven 9. Senfoni
İzlediklerim;
The Martian 10/10
Crouching Tiger Hidden Dragon 10/10
Life of Pi 10/10
Sense and Sensebility 10/10
Pride and prejudice 10/10
Pride and prejudice BBC 6 bölüm 9/10
Inside Out ( Ters yüz) 10/10
Agora 9/10
Persuasion 6/1
Dikkat şehvet
The Wedding Banquet
The İce Storm
Hulk(2003) 2/10 (hiç beğenmedim.)
Brokeback Mountain 10/10
DEĞERLENDİRME:
Bu ay dışarı çıkamadığımdan bol bol sinema izledim. Ang Lee filmlerini izledim bu ay. Life of Pi, Kaplan ve Ejderha, Brokeback Mountain, Sense and Sensebility gerçekten cok güzeldi. Marslı da beni çok etkiledi.
Bu ay ayrıca Beethoven'a ayırdım. Bir sürü Bethoveen dinledim. Klasik müziği özlemişim.
Bu ay ayrıca bol bol temizlik yaptım.
Bundan sonraki ay daha güzel geçer inş.
8/31/2018
8/30/2018
DEFNE FERAH'IN KIYAFETLERİ OYUNCAKLARI (22)
Bu aralar Defne zamanının çoğunu süpriz yumurtalardan çıkan miniminicik oyuncaklarla oynayarak geçiriyor.
Aslında ben de çok seviyorum.
O kadar minik o kadar şirin yapmışlar ki.
Üşenmedim hepsinin fotoğrafını çektim.
Hiçbirini unutmak istemiyorum.
8/18/2018
SOFİ'NİN DÜNYASI, JOSTEIN GAARDER
İki haftadır yatıyorum. Kardeşimi ziyarete Ankara'ya giderken otobüste bacaklarıma kahve döküldü. Bugün 13. gün ama hâlâ günde 5-6 kez anestol ağrı kesici krem sürmezsem ağrıdan duramıyorum. Hala yürüyemiyorum. 2 haftadır dışarı çıkmadım.
Defne Ferah'la oynayamıyorum. Defne Ferah başta ben onunla oynayamayınca çıldırmıştı ama artık alıştı. Baştan hiç oynayalım demiyor. Direkt babasına gidiyor annemin bacakları acımış sen oynar mısın benimle diyor. Babası yoksa da kendi kendine takılıyor yavru kuşum.
Geceleri hâlâ acı içinde kalkıyorum, anestol ağrı kesici kremimi sürüyorum, başta çok yanıyor birkaç dakika içinde ise etkisini gösteriyor öyle uykuya dalabiliyorum.
Çok tuhaf bir şekilde esnediğimde ya da hapşırdığımda hafif bir elektrik çarpması şeklinde merkez yanıklarım olmak üzere dalga dalga bir ürperme yayılıyor vücuduma.
Böyle 2 haftadır yatarken yatarken bir sürü film izledim. Baya da kitap okudum.
Bugün de geçmişte defalarca okuduğum Sofi'nin Dünyası'nı yeniden bitirdim.
Sofi'nin Dünyası bir roman olmakla birlikte kitabın büyük bir kısmı aslında felsefe ders notlarından oluşuyor.
Bu kitabı 1997 de almışım yani üniversite 3. sınıfta. O zaman okuduğumda olay örgüsü çok hoşuma gitmişti ama aradaki ders notlarını okuyamamıştım. Okuduklarımı da pek anlamamıştım.
Sonradan birkaç kez daha okudum. Her seferinde daha çok şey öğrendim daha çok beğendim. Her seferinde de ders notlarını daha iyi anladım
Şimdi aöf felsefe öğrencisi olarak sindire sindire bir kez daha okudum. Çok çok hoşuma gitti. Alt yapım azıcık oluştuğu için ders notlarını da severek okudum ve anladım.
Altını çize çize okuduğum başucu kitaplarımdan biri olan Sofi'nin Dünyası'nı herkese tavsiye ederim.
Defne Ferah'la oynayamıyorum. Defne Ferah başta ben onunla oynayamayınca çıldırmıştı ama artık alıştı. Baştan hiç oynayalım demiyor. Direkt babasına gidiyor annemin bacakları acımış sen oynar mısın benimle diyor. Babası yoksa da kendi kendine takılıyor yavru kuşum.
Geceleri hâlâ acı içinde kalkıyorum, anestol ağrı kesici kremimi sürüyorum, başta çok yanıyor birkaç dakika içinde ise etkisini gösteriyor öyle uykuya dalabiliyorum.
Çok tuhaf bir şekilde esnediğimde ya da hapşırdığımda hafif bir elektrik çarpması şeklinde merkez yanıklarım olmak üzere dalga dalga bir ürperme yayılıyor vücuduma.
Böyle 2 haftadır yatarken yatarken bir sürü film izledim. Baya da kitap okudum.
Bugün de geçmişte defalarca okuduğum Sofi'nin Dünyası'nı yeniden bitirdim.
Sofi'nin Dünyası bir roman olmakla birlikte kitabın büyük bir kısmı aslında felsefe ders notlarından oluşuyor.
Bu kitabı 1997 de almışım yani üniversite 3. sınıfta. O zaman okuduğumda olay örgüsü çok hoşuma gitmişti ama aradaki ders notlarını okuyamamıştım. Okuduklarımı da pek anlamamıştım.
Sonradan birkaç kez daha okudum. Her seferinde daha çok şey öğrendim daha çok beğendim. Her seferinde de ders notlarını daha iyi anladım
Şimdi aöf felsefe öğrencisi olarak sindire sindire bir kez daha okudum. Çok çok hoşuma gitti. Alt yapım azıcık oluştuğu için ders notlarını da severek okudum ve anladım.
Altını çize çize okuduğum başucu kitaplarımdan biri olan Sofi'nin Dünyası'nı herkese tavsiye ederim.
7/31/2018
SİPARİŞLERİM GELDİ
Dün ilk defa internetten kozmetik sipariş ettim.
Bugün ürünlerim geldi.
Teşekkürler anne dükkan.
2 yıl kadar önce şu gülyağını eczaneden 135 TL den indirim alarak 85 TL ye almıştım. Şu anda anne dükkandan ise sadece 44 TL ye aldım. Diğer internet sitelerinde 160 TL ye satılan kırışıklık karıştı kremi 95 TL ye ve diger sitelerde 120 TL ye satılan göz kremini ise 52 TL ye aldım.
Başta çok tereddüt ettim. İnternetten alışveriş yapmak güvenilir mi ? Acaba gerçek mi sahte mi tarihi geçmiş ürün yollarlar mı diye bir türlü karar veremedim.
Anne dükkan denilen internet sitesinde ürünlerin son kullanma tarihlerini yazmışlar. Diğer siteler de barkod koymuş ama oradan barkodlarini okutturmaya üşendim. Şikayetim var sitesinde de anne dükkanla ilgili pek şikayet göremedim.
Böylece dün ilk siparişlerimi verdim. Bundan böyle internetten devam etmeyi düşünüyorum.
7/25/2018
İSTANBUL AKVARYUM
Dün İstanbul Akvaryum'a gittik.
İstanbul Akvaryum Florya'da.
Açık ve kapalı otopark ücretli ama biraz ilerde ücretsiz park edebileceğiniz yerler var.
Giriş ücreti ise 0-2 yaş ücretsiz. 2 yaş üstü çocuklar ve öğretmenler internet bilet satışı 44 TL.
Hem hafta içi hem de temmuz yazında tenha olur rahat rahat gezeriz diye düşünmüştüm. Fakat otobüs otobüs turist gelmişti. Kendimiz ve görevliler dışında Türkçe konuşana rastlamadım. Arap misafirlerimiz ekonomiye can veriyorlar can.
İstanbul Akvaryum çok kalabalık olmasına rağmen gayet güzeldi. Gezi boyunca hiç sıkılmadım. Defne Ferah'ın da çok ilgisini çekti. Tabii istediğimiz gibi gezemedik. Defne Ferah habire çekiştirip duruyordu. Ama yine de hem Defne Ferah hem de biz güzel vakit geçirdik.
Ben akvaryumlar ve içerisinde güzel balıklar göreceğimi zannediyordum. Ama hiç öyle değilmiş. Devasa havuzlar,heykeller, bir batık gemi, yağmur ormanı, İstanbul'un tek buz dağı, zehirli kurbağalar, hatta bir timsah vs....
Anlatmakla olmaz en iyisi gidip görmek lazım.
Dünya kadar fotoğraf çektim hiçbiri güzel çıkmamış.
İstanbul Akvaryum gayet güzel, mutlaka gidip görün. Ben bir kaç kez daha gitmeyi düşünüyorum.
İstanbul Akvaryum Florya'da.
Açık ve kapalı otopark ücretli ama biraz ilerde ücretsiz park edebileceğiniz yerler var.
Giriş ücreti ise 0-2 yaş ücretsiz. 2 yaş üstü çocuklar ve öğretmenler internet bilet satışı 44 TL.
Hem hafta içi hem de temmuz yazında tenha olur rahat rahat gezeriz diye düşünmüştüm. Fakat otobüs otobüs turist gelmişti. Kendimiz ve görevliler dışında Türkçe konuşana rastlamadım. Arap misafirlerimiz ekonomiye can veriyorlar can.
İstanbul Akvaryum çok kalabalık olmasına rağmen gayet güzeldi. Gezi boyunca hiç sıkılmadım. Defne Ferah'ın da çok ilgisini çekti. Tabii istediğimiz gibi gezemedik. Defne Ferah habire çekiştirip duruyordu. Ama yine de hem Defne Ferah hem de biz güzel vakit geçirdik.
Ben akvaryumlar ve içerisinde güzel balıklar göreceğimi zannediyordum. Ama hiç öyle değilmiş. Devasa havuzlar,heykeller, bir batık gemi, yağmur ormanı, İstanbul'un tek buz dağı, zehirli kurbağalar, hatta bir timsah vs....
Anlatmakla olmaz en iyisi gidip görmek lazım.
Dünya kadar fotoğraf çektim hiçbiri güzel çıkmamış.
İstanbul Akvaryum gayet güzel, mutlaka gidip görün. Ben bir kaç kez daha gitmeyi düşünüyorum.
7/21/2018
KADIRGA KOYU, ASSOS (2018)
Bu çarşamba kardeşim eşinin memleketi Çanakkale'ye gidecekti. Oraya giderken de yol üzeri sayılabilecek olan Kadırga koyuna uğrayacaklarını bizim de eşlik etmemizi söylediler.
Ben geçen yıl Kadırga Koyu ile ilgili bir yazı yazmıştım. İşte burada Kadırga Koyu 2017
O zaman suyu çok soğuk gelmişti, Bir daha da gelmem buraya demiştim. Pek memnun kalmamıştım yani .
Ama sırf aktivite olsun, Defne evde pineklemesin diye bir de ben Assos yollarını çok sevdiğim için tamam dedim.
Fakat o sabah sebebini bilmediğim karın ağrım vardı. Siz gidin biz sonra gelir size yetişiriz dediysem de onlar beklemeyi tercih ettiler, gitmediler.
Karın ağrım şiddetlendince ağrı kesici kas gevşetici bir hap aldım. Daha 10 dakika geçmeden karın ağrım baya hafifledi. Eyleme göre yarım saatten önce etki etmesi imkansız fakat çok ağrı kesici kullanmadığımdan herhalde 20-25 dakika sonra vücudumda tarif edilmez bir hafiflik oluştu, sızdım kaldım. Baya uyumuşum. Uyandığımda vakit epey geçmişti.
Böylece sabah erken saatlerde gitmeyi planladığımız Kadırgaya ancak saat 17 00 sularında varabildik.
Yaklaşık 60 km ve aşağı yukarı 75 dakikalık yolculuktan sonra Kadırgaya vardık.
Kadırga koyu kumluk değil ama resimdeki gibi mükemmel taşlar var. Deniz ayakkabısı giymek gerek. Denizde biraz açılınca kumluk ama. Yosun ise hiç yok.
İyi ki de gitmişiz.
Su o kadar güzeldi ki...
Deniz masmavi su besberrak ve sıcacıktı.
Ayrıca tertemizdi; sıfır çöp.
Ortam da gayet nezihti.
Mangal yakan falan yoktu.
Sahil kalabalıktı ama ortam gayet sakindi.
Bağırıp çığıran yoktu.
Seviyeli bir kalabalık vardı.( Artık çok hasretim böyle insanlara)
Defne Ferah çok güzel oynadı. Boynuna kadar suya girebiliyor artık. Henüz yüzmeyi ögrenmedi fakat ama benim kollarımda ayağını ellerini çırpabiliyor.
Denize girmeye doyamadım bugün. Güneş battıktan sonra Kemal zorla çıkardı.
O masmavi suyu lıkır lıkır içesim geldi.
Geçen yılki denizle alakası yoktu yani.
Şiddetle tavsiye ederim.
7/15/2018
DEFNE FERAH'IN YENİ KIYAFETLERİ ve OYUNCAKLARI (21)
Defne'nin bugünlerde en çok severek giydiği elbisesi
Mall of İstanbul'da Vicco'da bu ayakkabılar indirimde idi. Çok severek beğenerek aldım.
Nennesi kızıma bu şapkayı almış. Teşekkür ederiz.
6/24/2018
MERCİMEK ÇORBASI (I)
Mercimek çorbasının da tarifi verilir mi demeyin. Öyle bir tarif ki hem çok basit hem çok lezzetli. Şiddetle tavsiye ederim.
Bizim okulun kantininde bu sene çorba satılmaya başlandı. Ama ne çorba... Bir tadına bakan hep alıyor.
Arkadaşımızın biri kantinci ablalarımızdan o çorbanın tarifini istemiş. Geçenlerde okul grubunda paylaştı. Ben de akşamına hemen denedim. Gerçekten mükemmel oldu. Herkes 2. tabağı da istedi o derece sevildi yani.
Yapılışı da ayrıca çok basit...
* Mercimeği güzelce yıkıyoruz.( 1.5 su bardağı ile bir tencere çorba oluyor.)
* 2 katı kadar su ekliyoruz.
* İçine bir baş soyulmuş bütün soğan ekliyoruz.
* Mercimekler pişince içine 1 kaşık salça, 3-4 kaşık yağ, tuz, pul biber, karabiber, kimyon, limon tuzu ( 1-2 parça sadece) ve nane ekleyip 5 dakika daha kaynatıyoruz.
* Soğanımızı çıkarıp atıyoruz.
* Çorbamızı blendırdan geçiriyoruz.
Afiyet olsun...
Not:
* Çorbamızın güzel olması için mercimek cinsi önemli imiş. Farklı farklı yerlerden mercimek alıp denemeyi düşünüyorum. Arkadaşlarımın genel tavsiyesi pazardan alınan mercimeğin daha kaliteli olduğu yönünde.
* Mercimeğimizi uzun uzun kaynatmalıymışız. Yani en az 1 saat tıngır tıngır kaynamalı imiş.
6/10/2018
KATALPA AĞACI, KATALPA BİGNONİOİDES
Bugün sabah erkenden Defne'yi bizim evin önündeki parka götürdüm.
Sıcak bastırmadan gölgeler çekilmeden biraz oynayalım dedim.
Bugünlerde İstanbul çok sıcak.
Parkın yanında bir ağaç mükemmel açmış.
O kadar güzeldi ki...
6/07/2018
AMAK-I HAYAL ,FİLİBELİ AHMET HİLMİ
Amak-ı Hayal
Hayalin Derinliklerine Yolculuk
"Bu kitap, hakikat aşkıyla yanan, akılla kavranamayacak konuları merak eden insanların zevkle okuyacağı kanaatindeyim." diyerek başlıyor.
Tasavvufla ilgiliyseniz felsefeye merakınız varsa şiddetle tavsiye edilir.
Akıcı, başarılı, fantastik bir başyapıt.
100 yıl önce yazılmış olması ise ayrıca çok hayret verici.
Kitaptan birkaç alıntı...
İnsanların yüzbinlerce sene yeni kelimeler türetmek için uğraşmasına rağmen hâlâ gerektiği kadar kelimenin olmayışı tuhaf degil mi?
Bir hakikatın varlığı diğer bir hakikatın varlığına engel olamaz.
Eskiden severek okuduğum kitaplardan biri olan Amak-ı Hayal'i bu sefer çok daha beğenerek okudum. Birazcık felsefe öğrendiğim için kitabın bazı bölümlerini daha iyi anladım. Bazı meseleler ise hâlâ benden çok uzak.
Filibeli Ahmet Hilmi 1865 yılında Bulgaristan'ın Filibe şehrinde doğmuş. Galatasaray Lisesinde okumuş. Jön Türklerdenmiş. Gazeteler çıkarmış, 40 kadar eser kaleme almış. 1913 de vefat etmiş ve Fatih Camii avlusuna gömülmüş.
Bu şaheserin hakettiği ilgiyi görmediği kanaatindeyim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















