Bu hafta sonu Atatürk Arboretumu'na gittik.
4/28/2015
4/23/2015
23.04.2015 GEZİSİ...
Dün annem babam memleketten geldi, evimize bayram geldi.
Akşam geç saatte gelmelerine ve yol yorgunu olmalarına rağmen bu sabah, daha çok erkenden, uyumaya devam etmek ister misiniz diye sorduğumda ''Yatmaya mı geldik biz kalkarız tabii.'' deyince, hızlıca hazırlandık ve erkenden yola çıktık.
Sabah uyandığımızda hava çok güzel ve güneşliydi.
Dışarı çıktığımızda ise kapkara yağmur bulutlarını gördük. Aman inşallah yakalanmayız dedik ama daha yola çıkar çıkmaz yağmur bastırdı hatta yetmedi dolu yağdı.
Yol çok güzeldi. Mor pembe beyaz çiçek açmış ağaçlar gördük. Ayrıca yeşilin her tonunu en parlak haliyle gördük.
İlk olarak Yuşa Tepesi'ne gittik. Yollar oldukça tenhaydı. Yuşa Tepesi'ne vardığımızda yağmur iyice artmıştı. Arabadan inemedik. Evden çıkarken çay yapmıştım. Annemin getirdiği yolluklar vardı; poaça kurabiye çörek... Arabadan inmeden yağmurun geçmesini bekledik, çayımızı içtik, bir şeyler atıştırdık. Yağmur biraz dinince Yuşa (as) kabrini ziyaret ettik. Bu sırada yağmur tekrardan bastırdı bir güzel ıslandık. Eşim geçmez bu yağmur dedi.
Eve dönmeye karar verdik.
Yağmuru dinlemek, izlemek Yuşa Tepesi'nde zevkliydi ama hepimiz ıslandık ve daha da önemlisi eşimin ayakkabıları, ayakları ıslandı ve çok üşüdü. Eve dönüş yolunda ona çorap aldım. Ayakkabıları kaloriferin de etkisi ile çabucak ıslandığı gibi hemen de kurudu.
Vee bu sırada güneş yeniden açtı.
4/11/2015
ANADOLU KAVAĞI, YOROS KALESİ ve YUŞA TEPESİ (2015)
Bahar geldi ya bu güzel mevsimin hiç bir anını kaçırmak istemiyorum.
Bir haftadır hafta sonu nereye gitsek diye düşündüm durdum. Daha önce hiç gitmediğim bir yeri görmek istedim ve sonunda Anadolu Kavağı'na gitmeye karar verdim.
4/10/2015
AMNİYOSENTEZ... HAMİLELİKTE 17. HAFTA
17. Haftamdayım.
Çok şükür iç bulantılarım tamamen bitti. İştahım henüz tam açılmadı ama en azından yemek yiyebiliyorum.
Kendimi iyi hissediyorum enerjim biraz daha arttı ama evi temizleyebilecek gücü hâlâ bulamıyorum kendimde.
Bu hafta amniyosentez randevum vardı. Kafam çok karışıktı. Etrafımda bir kişi bile amniyosentez yaptırmamış. Arkadaşlarım ''Ne gerek var Allah'a güven kendini kurcalatma. ''diyor
Bir arkadaşımın eşi genetikçi, amniyosentezi inceleyen, tahlili yapan kişilerden biri. Arkadaşım eşini benim yanımda aradı. Genetikçi eş amniyosentezde çok hata olduğunu yaptırmaya gerek olmadığını ultrason görüntülerini takip etmemi önerdi.
4/08/2015
RELOTES SALVAJES
Geçen gece Relotes Salvajes Türkçesi Asabiyim Ben adlı filmi izledim. Hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Imdp puanı yüksek olduğu için bir bakayım dedim. Umduğumdan çok daha iyi bir film olduğunu söyleyebilirim.
Bu filmde en çok bu gelini beğendim. Oyunculuğu mükemmeldi.
2. olarak da audili kısmı beğendim. Burada da konu mükemmeldi.
Zaman nasıl geçti anlamadım.
Tavsiye ederim.
4/05/2015
HAMİLELİKTE 16. HAFTA
16+7 deyim bugün...
Şükürler olsun ki midem bulantım ve mide asitinden kaynaklanan ağrılarım bu hafta bitti.
O kadar mutluyum ki.
Bulantım geri gelecek diye ödüm patlıyor. Haftalardır ilk kez doğru düzgün yemek yiyebildim.
Umutsuzluktan mutsuzluktan ağlamıyorum artık.
Bu hafta kontrol vardı. Yine çok şükür, bebek büyümüş. Yemek yiyememek bebek için iyiymiş bile.
Detaylı inceleme ve genetik rehberlik sonrası önümüzdeki perşembe amniyosentez için gün verdiler. Sabah 09.00'dan 15.30'a kadar sürdü bu işlemler.
Benim sonucum yaştan dolayı kötü çıkmıştı; 1/ 160 ...
Amniyosentezi hâlâ düşünmedeyim. Arkadaşlarımın hepsi kendini kurcalatma Allah'a dua et diyorlar. Ben de şöyle düşünüyorum; Allah bize akıl vermiş, genetik bilimini geliştirmişiz, genetikçiler 5 kromozom hastalığını amniyon sıvısından ölçebiliyorlar.
Neden bu imkanı kullanmayayım?
Bu arada bebeğin cinsiyetini de öğrendim: Bir kızımız olacakmış inş.
Bu hafta yemek yemem ve rahatsızlıkların geçmesi ile biraz enerji de geldi. Okulda daha rahatım.
Yürüyüşlere alışverişe çıktım. Temizlik yapmaya başladım.
Kendimi iyi hissediyorum.
4/04/2015
HİDİV KASRI-2015-
Bugün erkenden uyandım.
Hava durumunu günlerdir takip ediyordum zaten.
Bugün açık ve ılık bir bahar günü olacağını biliyordum.
Eşime yürüyüşe gidelim mi dedim tamam dedi.
Hemen termosta çay hazırladım.
Minik kahvaltı kaplarına peynir, zeytin, gül reçeli, kuru yemişli helva, bal, tereyağı, köz kırmızı biber, zeytinyağı-kekik, maydanoz koydum.
Bir poşete domates, limon, elma, haşlanmış yumurta ayarladım.
Tabaklar, çatal- bıçaklar, peçete, ıslak mendil, masa örtüsü, tuz- karabiber, çay bardakları, servis tabakları, su ve ekmek ... derken piknik sepetim 15 dakikada hazır oldu.
Bir de 2 dilim su böreğim vardı.
Of of süper bir kahvaltı hazırladım yani.
Yanımıza havanın soğuk olma ihtimaline karşı şal kazak hırka da aldık.
Sabah erkenden çıktık.
Çubuklu Hidiv Kasrı'na gittik.
Güzel bir sabah yürüyüşü yaptık.
Hava mis gibiydi.
Deniz masmaviydi.
Leyleğe benzeyen büyük kanatlı kuşlar gelmiş, çam ağaçlarının üstüne neşeli seslerle yuva yapıyordu.
3/30/2015
KAFAMDA BİR TUHAFLIK, ORHAN PAMUK
Kafamda Bir Tuhaflık Orhan Pamuk'un sabırsızlıkla beklediğim kitabıydı.
Nihayet Kafamda Bir Tuhaflık'ı hevesle aldım, okudum.
En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim; ne Kara Kitap'ın ne de Masumiyet Müzesi'nin zevkini alabildim.
Kara Kitap, İstanbul, Benim Adım Kırmızı, Masumiyet Müzesi, Kar Orhan Pamuk'un en sevdiğim kitapları...
Bunları okurken özellikle de Kara Kitap'ı okurken kitap bitmesin de ben hep okuyayım diye düşünürdüm.
Kitapta bir cümlenin üzerinde dakikalarca düşünür tam da ben böyle hissediyorum tam da bu benim düşüncem derken bulurdum kendimi.
Hatta Kara Kitap'ın bir gün bana fısıldadığını bile düşünüp kendimden korkmuştum.
Masumiyet Müzesi ise ülkemiz erkek bakış açısını anlamak için birebir süper bir kitaptı.
Bu kitapları defalarca sıkılmadan okuyabilirim.
HAMİLELİKTE 15. HAFTA
Bugün 15+1'e girdim.
Gribim nihayet hafifledi.
Hâlâ koku alamıyorum, burnum akıyor ve öksürüyorum. Ama en azından ayaklandım.
15. Haftayı özetlersek hamilelik başından beri toplamda 7 kilo zayıfladım.
Sürekli içim bulanıyor. Bulantım azaldığı zaman ise korkunç midem yanıyor. Sanki karnımda kezzap var. İştah sıfır. Zorla içim bulana bulana çok az yiyebiliyorum; genellikle muz elma kivi...
Ne zaman normale döneceğim moralim çok bozuk.
Hiç bir an kendimi iyi hissetmiyorum ve çok bunaldım artık.
Okul hayatı ise hâlâ bir işkence...
Midem cayır cayır yanarken bir taraftan da içim bulanırken ders anlatıyorum dersin bitmesi için saniyeleri sayıyorum.
Tek iyiye giden şey ise karın ağrım çok hafifledi gece rahat uyuyabiliyorum.
16. Haftanın tek kazanımı da bu işte; rahat uyku...
3/23/2015
HAMİLELİKTE İLK 14 HAFTA
Hamile kaldığımdan beri internetten ne çok faydalandığımı fark ettim.
En basit şeyleri bile merak ediyor insan.
Belki birilerine faydam olur diye ben de hamilelik aşamalarımı yazmaya karar verdim.
Hem daha sonra hatıra kalır bu günler.
![]() |
BEBİŞ Üstteki 11+3 alttaki 14+0 iken |
Öncelikle nasıl hamile olduğumu öğrendiğimi anlatayım.
Bende greyfurt büyüklüğünde -9 cm çapında- miyom var. Bunun dışında bu miyomun uzantıları ve daha küçük başka miyomlarım da var. Uzun süredir - 8 aydır- bu miyomlarla ilgili doktora gidiyordum. Son olarak miyomdan parça alındı. Doktorun söylediği şey ise benim tüp bebek denememi miyomlarımla hamile kalma olasılığımın düşük olduğunu söyledi.
Bu arada yaşım 40 olmasına rağmen bebek istemiyordum. Doktorlar buna hiç ihtimal vermedikleri için çocuğumun olmadığını zannediyorlardı ve direk tüp bebek öneriyorlardı.
Miyomlarım yüzünden adet düzenim de biraz bozuktu.
Okulun tatil olmasına az kalmıştı. Öğretmenler bilir dönem sonu not dilenmeler 1 puanla teşekkürü kaçırıyorumlar falan bu zaman diliminde ögrenciler öğretmenlerini çok bunaltırlar.
Yine öyle bir günde öğrencilerle konuşurken başım döndü düştüm.
Öğretmenler odasında off yeter ya bu öğrencilerden çektiğimiz nedir diye dert yanarken tecrübeli bir arkadaşım, sevgili Ayşegül Hocam'' Sen hamilesin kız!'' dedi.
Yok ben hamile olamam dedim.
Çünkü hem 40 yaşındayım hem miyomlarım var hem de tedavi olmadan hamile kalacağıma ihtimal dahi vermiyordum.
'' Ben de günlerdir adet öncesi ağrıları kasılmaları var her an adet olabilirim. Hamile falan değilim ben. '' dedim. Ayşegül Hocam da yok dedi zaten öyle olur, adet olacağım zannedersin ama olmazsın aslında bebek yerleşiyordur oraya dedi.
Herkes tedavi ile hamile kalıyor öyle kolay mı dedim.
Yine güngörmüş geçirmiş Nurten Hocam da '' Allah ol der o da oluverir Allah'a hiç bir şey güç gelmez. '' dedi.
Ben yine de hiç ihtimal vermiyordum. Açıkçası çok da hazır da hissetmiyordum kendimi.
Eve geldim gebelik testini yaptım.
O kadar emindim ki heyecan falan olmadı.
Daha idrarı damlatmamla iki çizgi anında oluşuverdi.
O çizgileri gördüğümde döndüm dolaştım yeniden baktım acaba rüya mı görüyorum diye.
Sevinçle birlikte büyük bir şaşkınlık yaşadım da bu mucizeye şaştım kaldım.
Meğerse hamileymişim de benim bebişim rahmime tutunmaya çalışıyormuş.
İlk haftalar bende olan şeyler;
* Karnım aşırı şişti.
* Geceleri özellikle karnımın şişinden ötürü uyuyamıyordum.
* İlk başlarda hiçbir şey hissetmiyordum. Bulantı falan hiç bir değişiklik yoktu ama müthiş bir iştahsızlık vardı. Yani birisi yemek getirirse afiyetle yiyordum ya da dışarıdaysam iştahla yemeğimi yiyordum ama evde hiçbir şey canım istemiyordu.
* Aşerme denilen şeyi hâlâ bilmiyorum, hiç olmadı bende.
* Herkes "Aman nazar değer sakın kimseye söyleme rahat hamilelik geçirdiğini." diyordu.
* 2 hafta öncesinden itibaren ise müthiş iç bulantılarım başladı. Herkes rahata ererken ben de bulantılar yeni başladı. Tersim yani ben... Ölüyorum hiçbir şey yiyemiyorum. Hamile kaldığımdan beri 5 kilo zayıfladım. Yemeye çalışıyorum ama olmuyor, sürekli midem bulanıyor.
* Bir kısır döngünün içindeyim. Yemek yiyemiyorum yemedikçe de bir şeyler yemem lazım deyip ne yiyebilirim acaba diye düşünüyorum o da daha çok midemi bulandırıyor. Sürekli yanımda poşet taşıyorum. Okulda tost kokuları, havasız sınıflar, ter kokulu öğrenciler, süslü kızların parfümleri beni öldürüyor. Daha önce hiç burnuma gelmeyen komşuların pişirdiği yemek kokularından sabaha kadar fenalık geçiriyorum.
* Bebişimi besleyemediğim için ayrıca çok suçluluk duyuyorum ama yemek yemek de baya zor işmiş.
* İnternetten öğrendiğim şeyi yapıyorum bir kaç gündür çok işe yarıyor. Sabah uyanır uyanmaz çubuk kraker yiyorum her içim bulandığında 2-3 kraker atıyorum ağzıma çok işe yarıyor. Çubuk krakeri icat edenden de üretenden de Allah razı olsun diyorum.
* Dün de biri hamile bloğuna yazmıştı; sabah uyanınca zorla bir şeyler yiyorum o zaman öğleden sonra bulantım geçiyor demiş. Bugün ben de bunu denedim az önce öğüre öğüre zorla tost yedim bakalım inş işe yarar.( yaramadı.)
* Bu arada ikili test sonucum 1: 160 çıktı. Şimdi amniyosentezi düşünüyorum.
* Son üç gündür de karnımın alt bölgesinde beni sabahlara kadar uyutmayan değişik bir ağrı var. Rahim büyüdüğü için çevre organları sıkıştırıyormuş sanırım o ağrılar...
İç bulantısı, karnımın şişmesinden oluşan ağrı, yemek yiyememekten halsiz düşme, evdeyken hep oturma, otur otur her yerin daha çok ağrıması, çalışma hayatının işkenceye dönüşmesi ...
İşte benim 15 haftamın özeti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









