Optik yanılsama ile ilgili çok basit ama önemli bir deney...
Su dolu bardağın içine pipet daldırıyoruz.
Optik yanılsama ile ilgili çok basit ama önemli bir deney...
Su dolu bardağın içine pipet daldırıyoruz.
Bahçemizde bulunan ağaçları tanımaya devam edelim.
Malzemeler
* Madeni para
* Cam kavanoz
Deneyin Yapılışı
Önce parayı sonra kavanozu masaya yerleştirelim: Parayı rahatlıkla görebilirsiniz.
Kavanozu su ile dolduralım: Para gözükmeyecektir.
Eğer dikkatle bakarsak parayı kavanozun dibinde değil tepesinde (suyun üst kısmında) görebiliriz.
Peki neden böyle oldu?
Bir cismi görebilmemiz için mutlaka ışık gereklidir. Tamamen karanlık bir yerde birşey görmemiz mümkün değildir.
Işık kaynağından çıkan ışık doğrusal yayılır. Yoğunluğu farklı bir ortama girdiğinde ışık kırılır ve ışık bir cisme çarptığında ise yansır. Cisimden yansıyarak gözümüze geri gelen ışık cismi görmemizi sağlar.
Eski zamanlarda gözümüzden çıkan ışınlar sayesinde gördüğümüz sanılırmış. Fakat öyle olsa idi tamamen karanlık ortamlarda da cisimleri görebiliyor olmalı idik. Bu görüş tamamen terkedilmiştir.
Şimdi ışık bir kaynaktan çıktı, doğrusal yayıldı, bir cisme çarptı yansıdı. Bu deneyde paraya çarpan ışığın yansımasını görüyoruz yani parayı görüyoruz. Fakat su dolu kavanoza ışık çarptığı zaman su ışığı daha fazla kırar böylece paranın yansıması dipte değil başka yerde oluşur. Kavanozun dibine bakarken parayı göremeyiz yansımasının oluştuğu yerde yani parayı suyun tepesinde görürüz.
Hatta bu sebebten deniz ya da havuzda dipteki bir nesne çok daha yukarıda görünür. Mesela denizde iskeleden bakarken su hiç de derin görünmez taşları elinizi uzatsanız alacak gibi hissedersiniz oysaki derinlik 3 metredir. Çünkü görüntü gerçek yerinde değil daha yukarılarda farklı yerde oluşmuştur.
Daha da ileri gidersek gökyüzünde yıldızlara baktığımızda ya da telekoskopla incelemeler yaptığımızda galaksileri ya da yıldızları olduklarından farklı yerlerde görüyoruz. İnceleme-ölçüm yaparken astrofizikçiler bu durumu dikkate alır.
Herkese mutlu günler...
Bugün Defne ile tuz seramiği yaptık.
1 bardak un
1 bardak tuz
0.5 bardak su
Hepsini yoğuralım. Şekil verelim. Şekil verirken masaya biraz yağ gezdirirsek hamurumuz yapışmaz.
Eğer şekilleriniz büyük ve kalın ise yarım saat yeterli. Bizim şekillerimizin bir kısmı ince idi o yüzden yarım saatte kahverengileştiler.
Pişirip soğuduktan sonra ise istediğimiz gibi boyayabiliriz.
Bizim evde suluboya yoktu. Bu sebeble tebeşiri ıslatıp da kullandık.
Aşağıdaki kaplumbağayı ben yaptım. Boyama işini ise Defne yaptı. Eserimle gurur duyuyorum:)
Herkese mutlu günler...
Malzemeler
* Bardak
* Kağıt havlu
* Gıda Boyası
* Kaşık
* Su
Deneyin Yapılışı
* 4 bardağa su koyup aralarına boş bardak yerleştiriyoruz.
* Birinci bardağa kırmızı gıda boyası
Üçüncü bardağa sarı gıda boyası
Beşinci bardağa mavi gıda boyası
Yedinci bardağa yeniden kırmızı gıda boyası ekliyoruz.
Aradaki bardaklar boş olmalı.
* Kağıt havluyu büküp bardakların içine daldırıyoruz.
Bir gece beklediğimizde boş olan bardakların da su ile dolduğunu, bütün bardaklarda sıvı seviyesinin eşitlendiğini ve ara renklerin oluştuğunu görüyoruz.
Ara renkler ana renklerin karışması ile elde edilir.
Kırmızı ile sarının karışmasından turuncu renk elde edilir.
Peki boş bardaklar neden su ile doldu?
Maddeler molekül dediğimiz çok küçük parçalardan oluşmuştur.
Moleküller çok küçüktür gözle göremeyiz.
Molekülleri bir arada tutan şey kimyasal bağlar ve çekim kuvvetleridir.
İki farklı madde arasında da çekim kuvveti oluşabilir.
Deneyimizde suyun ve kağıt havlunun molekülleri arasında bir çekim kuvveti oluştu. Böylece su molekülleri yerçekiminin aksi yönünde havlunun içinde ilerleyebildi.
Kağıt havlu su moleküllerini emer.
Su kağıt havlunun liflerinin boşluklarında yukarı dogru hareket eder.
Tıpkı bitkilerin kökleri ile aldıkları suyu en tepeye kadar taşıması gibi. Bitkide su yapraklardan buharlaşır. Boylece her zaman aşağıdan yukarı bir su akışı olur.
Güzergah -II-
* Aya İrini
* Arasta Çarşı
* Büyük Saray Mozaikleri Müzesi
* Hipodrom (At Meydanı)
* Anıt Sütunlar
* İbrahim Paşa Sarayı
* Yere Batan Sarnıcı
* Million Taşı
* Gülhane Parkı
* İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi
* Osman Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi
12.07.2021 Pazartesi
Geçen perşembe ilkini gerçekleştirdiğim Tarihî Yarımada Gezisi'ne bugün devam edeyim dedim.
GÜZERGAH -1-
1. Topkapı Sarayı
2. Ayasofya
3. Sultan Ahmet Camisi
* Sultan 3. Ahmet Çeşmesi
* Haseki Hürrem Sultan Hamamı
* Alman Çeşmesi
08.07.2021 Perşembe
Uzun zamandır ''İstanbul'u Yeniden Keşfetme'' planım var.
Malzemeler
* Kırmızı lahana
* Tencere
* Süzgeç
* Bardak
* Kaşık
* Sirke
* Karbonat
* Çamaşır suyu
* Limon tuzu
* Porçöz
* Yağ çöz
* Şampuan
* Diş macunu
Bu ay entelektüel manada oldukça verimsiz geçti.
Çok şey yapmak isteyip hiçbirini yapamadım (yine)...
Ne yazabilirim ki buraya?
Düşünüyorum,
hiçbir yere gitmedim,
yeni bir sinema dizi program belgesel vs izlemedim,
yeni bir müzik dinlemedim,
kitap da okuyamadım bu ay.
Zaten daha önce okumuş olduğum
Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan'ı okudum sadece. Onları da saymıyorum.
Bir de Love Death and Robots serisinin 2. Sezonunu izledim. O da sayılmaz.
Yani kısaca bomboş bir ay geçirmişim.
Düşünüyorum düşünüyorum buraya yazabileceğim birşey bulamıyorum.
Ama bu ayı yatarak geçirdiğim zannedilmesin.
Bu ay sanki Defne ile yarışta gibi idik. O dağıttı ben topladım. İnat ettim evi tertemiz yapacağım akşamları mis gibi uyuyacağım diye. Defne 5 yaşında olmasına rağmen hala mümkün değilmiş anladım.
Bu ay temizliğe kafayı taktım ya ben harıl harıl mutfağı temizlerken Defne banyoyu mahvediyordu. Banyoya geçiyordum tam kırkladım tertemiz oldu diyorum bakıyordum ki salon savaş alanına dönmüş. Tam salona geçiyordum ki tertemiz temizlediğim banyo su içinde. Tam bir kısır döngü. Sürekli yemek yemek yap çamaşır yıka bulaşıkları yerleştir. Sonra arkanı dön hoop başa dönmüşüz.
Sabahları 5:30 da kalkıp perde yıkadım ütüledim, sabahın en güzel saatinde çaydanlık tencere ovdum, sağ sol topladım. 24 saat makinenin çalıştığı zamanlar oldu.
Sonuç: Tamam ev ayrıntıda temiz...
Ama yine de istediğim gibi değil.
Nankör ev işlerinden bıktım.
Yeniden pes ettim.
Eski sistemime geri dönüyorum.
Şöyle ki;
Nasılsa 2013 yılından beri temiz tertipli bir evde oturamadığımdan ve uzun bir müddet de temiz tertipli bir evde oturmak mümkün görünmediğinden uzun zamandır sadece ayın başında evi oda oda temizliyorum.
Ama duvarları kapıları camları herşeyi ama herşeyi temizliyorum.
Tamam bu oda tertemiz oldu bu temizlik içime sindi dedikten sonra diğer odaya geçiyorum ve ayın 1'i olmadan asla bir daha o odayı temizlemeye çalışmıyorum.
Böylece geri kalan 29 günde odayı b.k götürse bile bakmıyorum, hiç bir şeye dokunmuyorum.
Nasıl olsa olmuyor.
Böylece zaman bana kalıyor.
Mesela 2-3 gün önce koltuk kılıflarını yıkamıştım. Tertemiz örttüm. Bugün kılıfların üstü çamur içinde. Yıkasam tecrübe ile sabit 24 saat geçmeden başka bir kir olacak biliyorum. Ağustos 1'e kadar ellemeyeceğim.
Artık bu tip şeyler yazmak istemiyorum.
İnş temmuz ayında buraya yazacak başka birşeylerim olur.
Herkese mutlu günler...