7/29/2026

DRİEBRUGGEN, HOLLANDA 1. GÜN

23.07.2026 Perşembe

Dün geç saatlerde Amsterdam'a ulaştık. Valizlerin bir kısmını yüklenip annem ben Defne ile Driebruggen'e geldik. 

Sonra Osman Bilal Eylem Ege Bora ve kalan valizleri almak üzere yeniden Amsterdam'a döndü. 

Amsterdam ile Driebruggen arası yaklaşık 44 km.

Annemle valizleri içeri aldıktan sonra çok yorgunduk bizimkileri beklemeden hemen yattık.

Sabah uyandığımızda Eylem daha Bilal'le Osman gelmedi deyince çok şaşırdım. 

Meğer bizim geri kalan tayfa eve gelince bir valizin eksik olduğunu farketmiş. 

Yeniden havalimanına geri dönmüşler. Kayıp bürosu daha açılmadığı için sabahı beklemişler. 

Bilalciğim bizim eşyaları taşırken kendi valizini almadan gelmiş. 

Canım kardeşim...

Oysaki annem dün havalimanında defalarca bir valiz eksik demişti. Ben de sen kendi valizlerini kontrol et herkes kendisininkini kontrol eder demiştim. Defalarca söylemesine rağmen yine de unutulmuş.

 Sabah Osman ile Bilal'in gelmesini bekledik. 

10 civarında geldiklerinde Bilal de Osman da çok sakindi. Çok şükür büyük sorun etmemişler. Bilal'in çok sinirleneceğini düşünmüştüm oysaki.

Güzelce kahvaltımızı yaptık.

Driebruggen kahvaltılarımızı özlemişim.

Burada yani Hollanda'da yiyecekler çok lezzetli. Geçmiş yıllarda acaba misafiriz diye mi böyle düşünüyorum diyordum ama artık eminim buranın yiyecekleri çok güzel. 

Bir kere kalitesiz uyduruk bir ürün yok. 

Bisküviler atıştırmalıklar çok lezzetli. 

Ekmekler kruvasanlar cikoltalar belirgin şekilde daha farklı.

 Nutella bile daha farklı bir tata sahip. 

 Kahvaltıda Dribruggen'de hep aldığımız Old Amsterdam peynirleri vardı. Pek çok çeşit krem peynir vardı ki hepsini de ayrı ayrı çok beğendim. Osman bize ekmek üstüne krem peynir üstüne avakado sos üstüne roka ve domates en üste ise poşe yumurta olan harika bir sandwiç-tost hazırladı. 

Çok güzel olmuştu gerçekten de.

Burada rukola denilen bir roka var ama bizim rokalar gibi değil, minik minik yapraklı çok ferli değil ve çok hoş. Her gün neredeyse bir paket kullanıyoruz. 

Osmanlar gelirken bizim çok sevdiğimiz waffle'lardan almışlar. Sonra bir de geçen yıl bayıldığımız elmalı tartlardan vardı. Her gün bir paket elmalı tart yedik bu arada. 

Bu seneyi elmalı tart ve rukola yılı ilan ediyorum.

Bu arada kahvaltıyı bitirip de çay keyfi yaparken biraz can sıkan bir olay oldu. Karşı taraftaki eve polis gelip çilingirle kapıyı açıp ve sessiz sedasız evi boşalttılar. Biraz sorunlu bir tip oturuyormuş burada. Taşkınlık çıkarıp duruyormuş. Komşular şikayet etmiş. Ama yine de görevliler konteynıra eşyaları koyarken insan üzülüyor. Allah yardım etsin bu kişiye de. 

 Bu sırada sosyal hizmetler ve polis bizim eve de geldi. 

Burası yani Driebruggen'deki ev Osman'ın arkadaşının evi. Osman'ın evi şu anda boyanıyor. Osman tek başına yaşadığı için daha küçük bir evi var. Osmanın arkadaşına ise yani burada oturan kişiye ise bir ailesi olduğu için 2 katlı bahçeli bir ev vermişler.  Bu evin hanımı çocuğu da alıp Türkiye'ye dönmüş. Neredeyse 2 yıldır yoklar. Arkadaşı da Osman'a siz ailecek rahat rahat benim evde kalın demiş kendi de başka bir arkadaşına geçmiş. 

Biz de gerçekten çok rahat ettik Allah razı olsun ondan. Sürekli dua ediyoruz kendisine.

Lakin bizim buraya yani arkadaşının evine gelmemiz etrafta şüphe uyandırmış. Acaba Osman'ın arkadaşı (buranın sahibi yani) burayı başkalarına mı kiralıyor diye? Burada Hollanda'da kafana göre evini kiralayamazsınız. Ayrıca eğer Osman burada yaşıyorsa yani buranın sahibinin partneri ise kendi evini boşaltması evini de ihtiyacı olan başka bir aileye vermesi gerekiyor. Neyse işte Osman sosyal hizmetler görevlisine durumu açıkladı ama hepimizin biraz canı sıkıldı.

Hatta hemen şimdi buradan çıkıp bir otele yerleşebiliriz vs dedik ama Osman kabul etmedi. Sorun yokmuş. Evler ticari olarak kullanılamazlarmış. Osman'ın kendi ailesi olduğumuz için ve Osman'ın evi sistemde göründüğü için bir sorun yokmuş. 

Bir yanda canımız sıkıldı ama öte yandan sosyal hizmetleri de bu kadar iyi çalıştıkları için tebrik ettik.

Kahvaltıdan sonra evi temizledik. Geçen yıl burayı tanımadığımız için zorlanmıştık, çekmeceleri dolapları hiç açmamıştık ama bu sene biliyoruz ki bu evin hanımı  dönmeyecek. O yüzden içimiz rahat evi istediğimiz gibi temizledik. Yatak odalarındaki dolapları yine hiç açmadık tabi. Buzdolabı ve mutfak dolaplarını kasdediyorum ben. Onları bir güzel temizledik.

Sonra Eylem'le etrafı dolaşmaya çıktık.

Herşey geçen yıl bıraktığımız gibi.

Kanallar sarı beyaz nilüferlerlerle dolu. İçinde sakar mekeler ördekler kuğular yüzüyor. Ara ara yanımızdan kazlar havalanıyor. İnekler kuzular oğlaklar atlar geyikler var etrafta.

Her yer yemyeşil her yer çiçekli her yer tertemiz mis gibi. 






Büyüğü küçüğü yaşlısı genci herkes bisiklet sürüyor.

Her gelen selam veriyor. 

Bütün evler güzel ve bakımlı.

Yine hayran olduk bu coğrafyaya.



Akşam yemekte mercimek çorbası makarna suşi ve salata vardı.

Yemekten sonra Defne de Ege Bora ile bisiklet sürmeye gitti. 

Akşam 23'de hava yeni yeni karardı.

Bugün buralarda takıldık. Dinlendik.

Çok güzel bir gündü.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder