21 Eylül 2024 Cumartesi
Bugün için planladığım Kandilli, Anadolu Hisarı, Küçüksu gezisi Defne'nin yoğun baskısı sonucu iptal oldu.
Zaten dün hava durumuna da bakmıştım; bugün için gün boyu yağmur görünüyordu: O yüzden kolayca ikna oldum.
Sabah yoğun bir yağmur ile uyandım.
Yağmur eşliğinde uyumayı çok severim.
Camları kapatıp Defne'nin üstünü örtüp yatak keyfi yaptım.
Yağmuru izlerken, fırtınayı dinlerken dalmışım.
Rüyamda bir adada idim. Lunaparklarda salıncaklar vardır ya öyle kocaman bir salıncağa bindim fakat bu salıncak adayı geziyormuş.
Bir yandan çok korkarak ama bir yandan da çok eğlenerek sallana sallana adayı tepeden dolaştım.
Yerde insanlar yeşillikler üstünde piknik yapıyordu. İçlerinden bazıları tanıdıktı, el salladılar selamlaştık.
Sonra burada turu sonlandırıyoruz diyerek bindiğimiz yere daha gelmeden çarşı gibi bir yerde beni bıraktılar. Ben de sinirlendim sizi şikayet edeceğim beni yarı yolda bıraktınız filan dedim. Yanımda çantam yoktu. Dolayısı ile telefonum da yoktu. Salıncağa binerken Bilallere vermiştim.
Yürümeye başlıyorum. Çarşı pazar dolaşıyorum. Gayet hoşuma gidiyor buralar. Hatta iyi ki de erken indirmişler beni diyorum.
Sonra kayboluyorum ve Bilallerden çok uzaklaşmış olarak kendimi aşağıda sahilde buluyorum.
O kadar güzel ki oralar.
Biraz ilerde masmavi bir deniz bir yalının bahçesine kadar sokulmuş.
Öte tarafa bakıyorum harika bir deniz adadan içeri kadar girmiş.
Deniz o tarafta da o kadar güzel ki.
Denizin mavisini manzaraları ömür boyu unutamam herhalde.
Bazı güleryüzlü huzurlu akdeniz tipi amcalar tam da sahile karşı olan adanın mezarlığını temizliyorlardı. Garipsiyorum ve anlam veremiyorum; mezarlıkların bembeyaz mermerlerini yıkıyorlardı.
Manzara çok güzeldi ama yukarı plato gibi düzlük yere çıkmam ve Bilallere ulaşmam gerekiyordu. Nasıl aşarım bu tepeleri diye düşünürken uyandım.
...
Sabah uyanınca Defne ile konuştuk yatak keyfi yaptık.
Sonra kahvaltı hazırlayım dedim.
Dün instagramda görmüştüm, bu tarifi yapayım dedim.
O kadar güzel oldu ki.
Uzun zamandır bu kadar lezzetli bir şey yememiştim.
Yapılışı da gayet basit.
Biberleri közlüyoruz.
Doğrayıcıya koyuyoruz.
Üstüne ceviz sarımsak, maydanoz, pul biber, karabiber, tuz, zeytinyağı ekleyip karıştırıyoruz.
Bu kadar.
...
Defne bu cumartesi günü tam da istediği gibi tüm gün aylaklık etti.
Ben de biraz evi topladım. Biraz temizlik yaptım. Akşama kadar çamaşır yıkadım.
Akşama da yine instagramda gördüğüm şu yemeği yaptım. Güzeldi, hafifti nerdeyse hiç yağ yok içinde. Ama lezzet olarak bir imam bayıldı ile boy ölçüşemez.
Akşam üstü parka indik. Defne ile baya top oynadık. Bu sırada bir çocuk sürekli bir düdük öttürüyordu.
Sonra farkettik ki o bir çocuk değilmiş bir kuşmuş.
Hiç böyle öten bir kuş görmemiştim duymamıştım.
Daha yakından görmek için kuşun olduğu ağaca gittik. Biz yaklaşınca ama uçup gitti.
Gerçekten de çok merak ediyorum bu hangi kuş.
( Youtube'da baya bir kuş sesi dinledikten sonra nihayet buldum. Bu kuş çıvgın kuşu imiş.)
Akşam Moana'yı izledik. Ben ilk kez izledim. Çok beğendim. Keşke sinemada izlese idim bu güzel fimi.
Konusunu görüntülerini çok beğendim. Müziklerine ise bayıldım.
Defne ile en kısa zamanda Hawai'ye gitmeye karar verdik. ( inş)
Moana'daki gibi bir ağaç bulup dalına oturmak hindistan cevizi suyu içmek ve oranın yöresel desenlerinden bir tablo kıyafet ya da bir örtü almak istiyorum.
Her günümüz bir öncekinden güzel geçsin inş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder