21.01.2025 Salı
Bilal'le Eylem aslında Urfa Diyarbakır Mardin gezisi yapıp bize sonradan katılacaklardı.
Eylem'in babası Aykut amca hastalanınca Eylem babasının yanına Çanakkale'ye gitti. Babası ile hastanede kaldı.
Bilal'de Aykut amcayı görüp Eylem'i orada bıraktıktan sonra biraz Edremit'te biraz da Bergama'da evinde vakit geçirdi.
Sonra da Eylemsiz tek başına Kayseri'ye geldi.
Gece de bizim odada kaldı.
Hep beraber aynı odada yattık. Ben Defne ve annem birlikte büyük yatakta yattık. Bilal ve Ege de diğer yataklarda yattı.
Bir gece önce karın ağrısından uyuyamamıştım.
Bu gece de yatağa sığmadığımız için pek uyuyamadım.
Ama yine de hep beraber olduğumuz için memnunum.
Düşünsenize insan 50 yaşında iken kaç gece kardeşi ile birlikte aynı odada uyur ki.
Büyük bir mutluluktu aynı odayı paylaşmak.
Gece koltuğa geçtim. Orası da pek rahatsızdı. Bir ara sızmıştım ki korku içinde sıçrayarak uyandım. Ve malesef çığlık attım.
Defne gece uyanmış beni koltukta görünce gelmiş beni dürtmüş.
Daha yeni daldığım için ve Defne yere diz çöküp de sadece koluma dokunduğu için boşta bulundum ve çok korktum.
Bismillahirrahmanirrahim.
Kalbim epey bir attı.
Neyse Defne'yi yatağına yolladım.
Sonra yine tam dalmıştım ki bu sefer de Bilal geldi dürttü.
Abla gel benim yatakta yat biraz da ben koltukta yatayım diye.
Yanlız gece karanlığında korkmayayım az önceki gibi çığlık atmayayım diye ışıkları yakmamış da telefonun ışığını yüzüne tutmuş ki yüzünü göreyim.
Lakin o da karanlık odada yüksek ışık hüzmesi altında hortlak benzeri bir şeye dönüşmüş.
İkinci kez ödüm patladı. Gerek yok ben iyiyim burada dedim yatağına yolladım onu da.
Bir kaç saat sonra da yeniden gelip ben spora gidiyorum gel burada yat dedi.
Ben de rahat yatağa geçince bir kaç saat güzel bir uyku çekebildim.
Sabah Bilal'le Ege Bora erkenden 06:30 'da kalkıp spora gitmişler.
Sonra da kahvaltıya inmişler.
Bizi 09:00 gibi uyandırdılar.
Onlar Erciyes'e çıktılar. Biz de kahvaltıya indik.
Kahvaltımız çok güzeldi.
Sonra annemle Defne havuza ben ise dolaşmaya çıktım.
...
Önce Atatürk Evi'ne geldim.
Buradan Güpgüpoğlu Konağı'na geçtim.
Geçen sene gezilecek keşfedilecek pek çok yer vardı. Hızlı hızlı hepsini bir kaç günde taramıştım. Bu sefer vaktim çok. Konağı keyifle yavaş yavaş gezdim.
Geçen yıl farketmediğim pek çok yeni şey keşfettim.
Burada baya bir vakit geçirdim.
Buradan çıkınca önce Meryem Ana Kilisesi'ne gittim. İçerisi kütüphane olduğu için geçen yıl olduğu gibi bu yıl da girmeme izin vermediler.
Buradan Karşıya geçerek Taşçıoğlu Kuran Kursu binalarını inceledim.
Kayseri Lisesi Kurtuluş Müzesine geçtim
(Müze: 25 TL)
Buradan Eski Kayseri Evleri'ne geçtim.
Kayseri evleri ile ilgili düşüncelerim de hâlâ geçen yılla aynı. Beğenmedim.
Setenönü Hamamını da gördükten sonra otele geri döndüm.
Bir çay keyfi yapıp biraz dinlendikten sonra yeniden çıktım.
Ulu Cami taraflarına gittim.
Orada Ulu Cami Melik Gazi türbesi Hatuniyye Medresesini ziyaret ettim.
Buradan dönerken 1271 yılında yapılmış Hatırlı Camisi'ni gördüm. Bir de burayı ziyaret ettim.
Buradan da Emir Sultan Türbesi ve Camisi'ni ziyaret ettim.
Daha sonra Şeyh Tennuri Türbesi
Şeyh Cami
Cıncıklı Camisi derken turumu tamamladım.
Akşam hep beraber Talas'ta Kasapa Restorant'a gittik.
Burası çok güzel bir restorant.
Çatıda kocaman bir boğa heykeli var.
İçeride ise tahta kütükler ağaçlar sarmaşıklar var.
Ferah bir mekan.
Bir köşede kocaman bir kafeslerde muhabbet kuşları var. Diğer tarafta ise minik minik hint bülbülleri var.
Önce çorba denedik. Bilal beyran çorbası aldı ben de gerdan çorbası. İkisi de gayet hoştu.
Ana yemek olarak Bilal ve annem iskender kebap aldı. Ege Bora yaprak çökertme aldı. Ben çökertme kebabı aldım. Defne ise yarım tereyağlı biftek aldı.
Burada yemekler gayet lezizdi. Bilaller her sene 3-4 kez geliyormuş buraya.
Kasapa Restorant
Az Beyran Çorba: 150 TL
Az Gerdan Çorba: 150 TL
Yaprak Çökertme: 440 TL
Çökertme Kebabı: 540 TL
İskender Kebabı artı içecek: 390 TL
Yarım Tereyağlı Biftek: 355 TL
Vişne Suyu: 50 TL
(Toplam: 2.465 TL Ben ödedim)
Buradan çıkınca Talas'a geçtik.
Talas'a çok şaşırdım. Her tarafta çeşit çeşit mekanlar restaurantlar kafeler var. Gayet canlı hoş bir yer.
Önce bir çikolatacıya girdik.
O kadar hoştu ki etraf.
Ece çikolata alıp çıktım. Farklı bir çikolata alamadım çünkü Bilal daha dükkana girmeden herhangi birşey almayı yasakladı. Epey cezbedici bir dükkan. Tek başıma olsaydım neler neler alırdım kimbilir.
Buradan Künefe'nin Kralı adlı künefeciye gittik.
Ben fıstıklı bir künefe olan Hasır Künefe Bilaller ise sade künefe aldı.
Hasır Künefe muhteşemdi. Gerçekten de künefenin kralı imiş burası. Daha da güzel bir künefe yiyebileceğimi zannetmiyorum.
Yanına da süt, elma, armut, portakal ve mandalina getirdiler.
Künefenin yanına ise siirt fıstıkları koymuşlar.
Defne ise bir dilim kesme dondurma yedi.
Künefenin Kralı
Sade künefe 200 TL
Hasır Künefe 230 TL
Dondurma 40 TL
(Bilal ödedi)
Buradan çıkınca Talas'a geçtik. Tarihi Talas Mahallesi'ni gezdik.
Çok güzeldi canlıydı hoştu.
Sonra da otelimize döndük.
Bugünümüz de böyle geçti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder