لا أُحِبُّ الآفِلِينَ
"Ben batanları sevmem."
20.08.2026 Perşembe
Bugün akşam üstü biz daha denizde iken parlamaya başladı çoban yıldızı.
Öyle güzel öyle göz alıcı ki...
Her zamanki gibi.
Herkesin malumu akşamları gökyüzünde ilk beliren yıldızdır Çoban Yıldızı.
Bu mavi pembe gökyüzünde ışıl ışıl parlayan bu yıldız bir anda beliriyor.
Peki nasıl batıyor?
Güneşin doğuşunu batışını hepimiz biliriz.
Ayın doğuşunu da defalarca izlemişimdir herhalde batışı da doğuşu gibidir.
Ama bir yıldız nasıl batar ki?
Bu konuyu şimdiye dek hiç düşünmemiştim.
(Yukarıdaki fotoğrafı ben çektim. Geri kalanların hepsi google görsellerden alınmıştır.)
Çay bahçesinde aldıklarımızın hesabını kapattıktan sonra sahile geçtim ön taraftaki şezlonglardan birine oturdum.
Annem çay bahçesinde kaldı, telefonu ile meşguldu.
Defne biraz benimle gökyüzünü inceledi, sonra sıkıldı taş topladı, denizde taş sektirdi, iskeleye koştu geldi, biraz yürüyüş yaptı, ayaklarını suya soktu sonra da benim telefonumu aldı o da çay bahçesinde bir yerlere geçti.
Bir ben kaldım buralarda.
Sahilde bu saatlerde kimseler yok.
Arada telefonun ışıklarını yakarak akşam yürüyüşü yapan bir iki insan geçti önümden o kadar.
Dalgalar yavaş yavaş sahile vuruyordu. Öyle ahenkli usul usul gönül açan cinsten değil ama olsun her halükarda dalgaları dinlemeyi severim.
Hava bu akşam burada harika idi. Ferah bir esinti vardı. Hatta bir müddet sonra üşüdüm bile, üstüme şal aldım.
Bu akşam Venüs'ü inceleyeceğim.
(Evet başka işim gücüm yok. Sosyal medyadan, bağırış çağrıştan, can sıkıcı haberlerden gına geldi. Hiçbir şey yapmadan sadece kafa dinlemek istiyorum. Bu akşamımı Çoban Yıldızı'na adadım.)
Tam karşımda güneşin battığı yerde kızıl ufuklar bir müddet sonra yerini hoş bir pembeliğe bıraktı. Sonra o da kayboldu.
Yıldızlar havanın kararması ile birer birer görünmeye başladılar.
Burada yattığım yerden gökyüzünün bizim terastan göremediğimiz kısmını çok rahat görebiliyorum.
Ufuk çizgisinin biraz üstünde kalan Scorpio takımyıldızını belki bir on onbeş yıldır görmüyordum. Bu akşam ışık kirliliğine rağmen harika görünüyor.
Sol tarafta yarım ay var, suya ışığını bırakmış.
Venüs ise tam karşımda.
Çok kurak ve çorak bir coğrafyada zalim bir kralın korkusundan annesinin bir mağarada dünyaya getirdiği, o mağarada insanlardan uzak büyüyen bir çocuğun 4000 yıl kadar önce yaptığı şeyi bu aķşam bir de ben yapacağım.
Ben de bu akşam oturup önümdeki parlak yıldızı, Çoban Yıldızı'nı izleyeceğim.
Batan bir yıldızla belki benim de içimde kat kat karanlıklar açılır.
وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللّٰهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ۟
....
“Gecenin karanlığı O’nu (İbrâhîm’i) kaplayınca O bir yıldız gördü. «Rabbim budur!» dedi.
Yıldız batınca «Ben batanları sevmem!» dedi.
(Daha sonra) Ay’ı doğarken görünce (yine) «Rabbim budur!” dedi.
O da batınca «Rabbim bana doğru yolu göstermezse, elbette yoldan sapanlardan olurum.» dedi.
Güneş’i doğarken görünce de «Rabbim budur! Zîrâ bu daha büyük.» dedi.
O da batınca dedi ki: «Ey kavmim! Ben sizin (Allâh’a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım!
Benim Rabbim, bütün noksan sıfatlardan münezzeh olan Allâh’tır!
Ben hanîf olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Allâh’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.»” (el-En’âm)
Evet bir yıldız nasıl batar?
Bir anda beliriyorsa bir yıldız bir anda da yok olmalı bence. Güneşten aldığı ışığı yansıtma açısı değiştiği anda Venüs görülmez olur diye düşünüyordum.
Venüs ilerleyen dakikalarda hava karardıkça daha da parlak hale geldi.
Başta imkansız kesin yanılıyorumdur demiştim ama Çoban Yıldızı'nın ışıltısı denize vurmuştu. Ay ışığının sudaki yansıması kadar kuvvetli değildi elbette. Daha soluk silik ve ince bir mehtaptı.
Saatler ilerledikçe Çoban Yıldızı aşağı indi. Aşağı indiçe de parlaklığı azaldıkça azaldı.
Bu soluk ince parlayamayan mehtabı da kayboldu.
Ufuk çizgisine doğru yaklaştığında ise rengi kırmızıya döndü.
Sonunda ufukta hangi dağın hangi şehrin, ya da acaba denizin mi, ardına geçti bilmiyorum ama battı.
Hemen "La uhibbul afilin" dedim.
Böylece ömrümde ilk kez bu akşam bir yıldız batırdım.
Biraz daha durduktan sonra artık çıktık saat 23'e geliyordu.
Yollar boşalmış.
Çok hızlı geldim Edremit'e.
Hemen eve geçmedik. Defne acıkmış. Tavuk istediği için hemen meydandaki Beyoğlu Lokantası'na geçtik. Defne'ye tavuk kanat söyledik. Annem başta epey nazlandı ama o da kelle paça istedi. Ben de iskender istedim.
Saat 24'e yaklaşmasına rağmen Beyoğlu Lokantası doluydu. Etraftaki çorbacılarda da pek çok insan vardı. Gündüz o kadar sıcak ki insanlar ancak kendine geliyor yemek yiyebilecek duruma erişiyorlar diye yorumladım.
Yemek faslından sonra Defne dondurma dedi. Parka yürüdük bir de dondurma aldık. Ben kağıt helva arası dondurma aldım.
Eve geldiğimizde epey geç olmuştu. Hemen terasa çıktık. Yıldızların altında yattık.
Biz yatana kadar sanırım ay battı. Çünkü bu akşam yıldızlar o kadar net ki. Gökyüzü çok açık ve parlak.
Bir de ben bu saatlerde çoktan uyumuş olurum belki o yüzden farklı geldi.
Sabah 3 - 4 civarlarında Ülker Takım Yıldızı çok net görünmeye başladı. Bu sene Pleiades'ten 5 yıldız sayabildim. ( Kendim usulü göz testi)
Sabah 5 civarı ezanlar okunurken de ufukta Orion doğdu.
Biraz yükselmesini bekledim. Sonra da uyuyakalmışım.
Son olarak Venüs'ün bir kaç özelliğini yazayım.
Çoban Yıldızı bir yıldız değildir bir gezegendir.
Halk dilinde Sabah Yıldızı, Tan Yıldızı, Akşam Yıldızı, Çolpan Yıldızı ya da Zühre diye anılır.
Güneş doğmadan önce veya battıktan sonra gökyüzünde hiç titremeden parlar.
Venüs diğer gezegelerin aksine kendi ekseni etrafında doğudan batıya (ters yönde) döner.
Venüs, Güneş'e en yakın ikinci gezegendir. Boyutu ve yapısı nedeniyle Dünya'nın ikizi olarak bilinir.
Bizim toplumumuzda kadın ismi olarak da kullanılan “Zühre” ise Arapça “parlak olan, beyaz güzellik” anlamına gelmektedir.
Venüs aşkın ve güzelliğin koruyucusudur.
Yunan mitolojisinde dengi Afrodit'dir.
Venüs ile ilgili yazılacak o kadar çok şey var ki
* Yunan ve Roma Mitolojisinde Afrodit
* Boticelli Venüs'ün Doğuşu tablosu
* Venüs heykelcikleri
* Venüs de Milo heykeli
* Harut ile Marut kıssası
konu başlıklarını içeren bir yazı planlamıştım.
Ama şu anda gözüm korktu hiçbirini de yazamayacağım.
Çok fazla bilgi, çok fazla rivayet var.
Zaten halim yok.
Sabah ev 33 derece idi şu anda 34'ü geçmiş.
Annem de sürekli sesli sesli shorts, reels vs izliyor.
Telefon yoksa elinde de tüm Edremit halkının sadece kendisi değil annesi babası çocuğu gelini torunu ne yapmış nereye gitmiş ne yemiş ne içmiş ne düşünüyorlarmış anlatıyor. Hiç tanımadığım hiç görmediğim ve de görmeyeceğim belki de 1000 kişinin hayatının tüm detaylarını biliyorum annem sayesinde.
Bir yandan Defne anne sen beni seviyor musun, oyna benimle, anne benimle ilgilen deyip duruyor sanki başka bir şey varmış gibi hayatımda.
O seslerden konuşmalardan en çok da sıcaktan bana fenalık geldi. Konsantre olamıyorum yazdıklarıma.
Venüs de Milo Heykeli
21.08.2026 Cuma
Bugün teyzemin kocası Ahmet eniştem bahçelerindeki yavru kedileri veterine götürürken bisikletten düşmüş.
Hepimizin yüreği hopladı.
Hemen oradaki vatandaşlar müdahale etmiş. Ambulans çağırmışlar.
Eniştem bisikletle giderken bayılmış.
Herkes sıcaktandır diyor. O saatlerde Edremit 46 derece imiş. Muhtemelen başına güneş geçti.
Bisikletten düşmesi ile kedicikler de etrafa saçılmış. İnsanlar enişteme müdahale ederken bir ara gözünü açmış kedicikleri gösteriyormuş, oradaki bir kız tamam söz veriyorum kedileri veterine götüreceğim sen rahat ol diye teminat vermiş sonra da geri bayılmış, gerisini hatırlamıyormuş.
Allah'a şükür hiç bir şey olmamış Ahmet enişteme.
Bize de ders oldu daha da gündüz çıkmayız dışarıya.
Bunları yazarken evin sıcaklığı 34,2.
















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder