13 Mart 2016 Pazar

EDİRNE GEZİSİ...


Bugün Edirne' ye gittik.


Selimiye Cami detay


Bebiş sabah 6'da uyanmasına rağmen evden erkenden çıkamadık. Çünkü sabah Kemal de ben de aşırı yorgunduk. 7'ye kadar ben oynadım Defne Ferah'la 8'e kadar da babası. Biraz uyuyup kendime geldikten sonra kahvaltı hazırlayıp sofraya oturmamız 9'u buldu. Defne'nin eşyalarını geceden hazırlamama rağmen ve o kadar acele ettiğim halde nasıl oldu anlamadım 11'de ancak evden çıkabildik.



İstanbul bu sabah bulutluydu ama ılık güzel bir bahar havası vardı. Edirne ise full güneşli görünüyordu.

Yola çıktık. İstanbul'dan çıkınca  bomboş ve yemyeşil tarlalar, çiçek açmış ağaçlar, tomurcuklanmış ağaçlar ve kupkuru ağaçlar gördük ve hepsi de çok güzeldi. Ayrıca çok güzel yakmayan bir güneş çıktı ki manzara bu sayede daha da güzel oldu .

Bazen tarlaların ortasında İstanbuldakilerin aksine özgürce büyümesine izin verilmiş ağaçlar görüyorduk ki her biri bir şaheserdi aslında.

Özellikle de bembeyaz çiçek açmış ağaçlar her biri çok güzeldi.

Sadece bu ağaçları görmek bomboş engin tarlalara bakıp gözleri dinlendirmek için bile İstanbul dışına çıkılabilir.


Defnecik ilk kez şehirler arası yolculuk yaptı böylece...



Akıllı uslu durdu minicik kızım, hiç üzmedi beni.


Selimiye Cami kubbe

Normalde 2.5-3 saat süren İstanbul-Edirne arası emzirme ve namaz molasıyla 4.5 saati buldu, 15:30'da  Edirne'ye vardık.

Arka sokaklarda park yeri bulduk.

Önce yemek yemek istedik.  İnternette biraz araştırma yapmıştım. Edirne'de ciğer yenildiğini biliyordum. Bir kaç restoran ismi de bulmuştum. Ama yine de en iyi restoranları halkımız bilir deyip yoldan geçenlere burada en güzel ciğer nerede yapılır diye sorduk. Halk Aydın Ciğerci'yi tavsiye etti ki internette de ismi sık sık geçiyordu. Bizde tarif ettikleri yere gittik.

Aydın Ciğerciye oturduk. Kısa süre sonra orasının gitmemiz gereken asıl yer degil takliti olduğunu anladık. Çünkü oturduğumuz yer tarif edildiği gibi bir yer değildi.  Mesela internette yazılanlara göre ciğerin yanında garnitür geliyormuş ve  garsonlar sürekli yeniliyorlarmış. Ayrıca çok sıra oluyormuş. Bizim gittiğimiz ciğerci tenhaydı  ayrıca  çok basit bir tabakta sadece kupkuru bir ciğer geldi yani yanında bir soğan bile yoktu. Daha oturur oturmaz anladık aslında orası olmadığını  ama sonra boş verdik. Aydın Ciğercide çok sıra oluyormuş,  açıkçası çocukla  kuyrukta beklemek istemedim.

Annem ciğer istedi. Kemal ve babam çorba ile başladılar. Annem ciğeri lezzetli buldu ama yanında hiçbir şey getirilmemesi tuhafımıza gitti.  Çorbalar kasede değil  yemek tabağında geldi  o da tuhaftı ama çorbaların tadı tuzu yerindeydi. Sonra benim köftem geldi ki gerçekten enfesti. Bir kere çok güzel kokuyordu. Hatta ciğer sipariş veren babam ve Kemal hemen siparişleri değiştirdiler köfte aldılar. Siparişlerin hepsi de farklı zamanlarda geldi. Yemeğin sonunda çay yoktu. Kısaca Aydın tava ciğerci yerine Meşhur Aydın çorba ve ciğerciye gitmişiz taklit olana yani ama benim için sorun yoktu... 

Güzel bir öğle yemeği oldu.

3 porsiyon köfte 1 porsiyon ciğer 2 mercimek çorbası 3 küçük ayran bir su 82 TL tuttu.

Bu arada Defne için yanımda bir kase yoğurt getirmiştim bir yandan da onu yedirdim bizim kıza. Ayrıca ciğer tattırdım. Pek sevmedi. Biraz da köfte tattırdım; onu sevdi. Böylece ömründe ilk kez benim minik kızım ciğer ve köfte yedi.

Ardından önce Eski Cami'ye gittik.  Bursa camileri ve İstanbul camilerinden çok farklıydı Edirne camileri.

Bu arada Edirne Belediyesini çok zayıf buldum. Bir kere çevre düzenlemesi çok kötüydü. Bebişin altını değiştirmek için hiç bir yer gösteremediler . Mecburen camiye girdim kadınlar tarafinda namaz kılanların arasında bebeğin altını değiştirdim sonra da orada emzirdim.

Ayrıca Edirneye girince şehir içi de çok köhne görünüyor. Çevre düzenlemesi pek yok. Büyük bir şehre değil de unutulmuş bir kasabaya giriyor gibi hissettim kendimi.

Bir de  taa uzaktan Selimiye Camisinin minareleri görünüyor. Ama sadece iki minare görünüyor.  Orayı takip ettik camiyi bulduk. Navigasyona gerek kalmadı.

Yemek yedik. Eski Cami'de ikindi namazı  Selimiye Cami gezme ardından Üç Şerefeli Cami' de akşam namazı kıldık.  Planladığımız diğer yerlere vakit kalmadı.

Bu da böyle bir gezi oldu.

İyi ki de  bekarken bol bol gezmişim. Bebekle zor oluyormuş.

Böylece gezme sezonunu da  açtım. Bol gezmeli bir bahar olur inş

Eski Cami

Meyveli ağaç figürleri.. İstanbul camilerinde hiç görmedim.



Eski Cami de devasa hatlar var


Eski Cami


İstanbul camilerinde olmayan bir detay daha servi ağaçları var kubbede. 





Selimiye Camisi


Selimiye Cami Ters Lale
Selimiye camisindeki ters lale artık belli belirsiz.... Ellene ellene kabartısı bitmiş sadece izi kalmış.


Selimiye Cami detay









Üç Şerefeli Camii kubbe









1 yorum: