8 Mart 2015 Pazar

AŞK EN GÜZEL BAHANESİDİR ŞİİRİN; KELEBEĞİN RÜYASI...

Bugün Kelebeğin Rüya'sını izledim.  Yılmaz Erdoğan'dan incelikli bir film bekliyordum ama bu kadarını değil. Şiddetle tavsiye ederim.


MEMNUNİYET
Benden zarar gelmez
Kovanındaki arıya
Yuvasındaki kuşa;
Ben kendi halimde yaşarım
Şapkamın altında.
Sebepsiz gülüşüm caddelerde
Memnuniyetimden;
Ve bu çılgınlık delicesine
İçimden geliyor.
Dilsiz değilim susamam
Öyle ölüler gibi
Bu güzel dünyanın ortasında     RÜŞTÜ ONUR


Yolcu vedalaşmayı bilecek, kendisi ile bile…



Günün birinde ermiş, rüyasında kelebek olduğunu görmüş. Uyandığında kafası karışmış. Kendi kendine şöyle demiş: ‘Ben mi rüyamda kelebek olduğumu gördüm yoksa kelebek mi rüyasında ben olduğunu gördü?

Bir güzele güzelliğini hatırlatmak isterdim. Aynalardan evvel.





Kan
Önce öksürüverdim
Öksürüverdim hafiften,
Derken ağzımdan kan geldi
Bir ikindi üstü durup dururken
Meseleyi o saat anladım
Anladım ama, iş işten geçmiş ola
Şöyle bir etrafıma baktım,
Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ
Mesela gökyüzü,
Maviydi alabildiğince
İnsanlar dalıp gitmişti
Kendi alemine
Muzaffer Tayyip Uslu


Belki bir kelebek o kadar memnun ki rüyasından, uyanmak istemiyor uykusundan…


"tanrım açamadık içimizi
artık buluşmak mahşere kaldı.

ne yelken ne gemi var limanda
kaçmak bir uzun sefere kaldı.

mercan bir sahildeymiş gemiler
bulmak kasvetli günlere kaldı."  RÜŞTÜ ONUR

Güzel olan yaşadığımızdır, bir gün öleceğimiz değil.


Sen çok güzelsin, sebepsiz de gülebilirsin.


Unutmak en iyisi. Ama unutmak zor gelir insana. Hatırlamamak daha iyi. Unutmakla hatırlamamak aynı şey değil nasıl olsa!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder