9/24/2026

YILDIZ SARAYI

 22.09.2026 Salı

Bugün boş günüm. Her zamanki gibi bu sabah da hiçbir yere gidesim yoktu. Ama geçen hafta da boş günüm canım bitanecik salı'mı yine bu sebebten ziyan ettiğimden ve  sonrasında çok pişman olduğumdan bu sabah ne yapıp edip yola revan oldum.

Defne'yi okula bıraktıktan sonra yola çıktım. Saat 10:10 gibi yani bir buçuk saat yolculuktan sonra Yıldız Sarayı'na ulaştım.

Kolaylıkla otopark buldum. 

( Otopark benden 220 TL kesti. Daha sonra bir de Hgs'den 80 TL kesilmiş.)

İlk olarak sarayın hemen girişinde Yıldız Hamidiye Camisi'ne girdim. 

Buraya gelirken yolda kendimi çok yorgun bitmiş hissediyordum. Trafikte bir ara uyur gibi bile oldum.  Camiye adım atar atmaz ise kendime geldim. 

Muhteşem bir cami imiş burası. 

İlk kez geldim gördüm ve bayıldım.

Uyumayı (ya da rahatı diyelim) tercih etmeyip buraya gelebildiğim için bu gücü ve cesareti kendimde bulabildiğim için Allah'a şükrettim.

Bu cami ne çok büyük ne de çok küçük. Samimi sıcak manevi.

Her detayı ayrı güzel.










Daha sonra saraya geçtim. Müzekartla her bölüm gezilmiyormuş bu yüzden bilet aldım.

Öğretmen bilet 90 TL.

Geçtiğimiz bahar lale mevsiminde yine gelmiştim buraya. O zaman burası çok kalabalıktı. Bugün ise kimseler yok. 

Çoğu yeri tek başıma gezdim.

Her yer çok harika idi.

Keyif alarak zevkle her bir bölümü gezdim.


* Büyük Mabeyn Köşkü


* Limonluk


* Çit Kasrı 

Abdülhamit'e ait eşyaların olduğu bölüm 


* Hususi Daire

 Fotoğraf sergisinin olduğu bölüm


* Harem


* Tamirhane-i Hümayun Abdülhamit'in Marangozhanesi


* Yıldız Sarayı Kütüphanesi


* Has Bahçe

 Cihannüma Köşkü 

Namazgah

III. Selim Çeşmesi

Ada Köşkü 


Hatırladığım kadarı ile sarayda bu bölümler var.





Yukarıdaki fotoğraflar Büyük Mabeyn Köşkü'ne ait.

Mermer havuz ve duvara konumlandırılmış selsebillerle çok güzel bir köşk. Selsebillerin amacı su sesleri ile toplantıda konuşulanların gizliliğinin sağlanması imiş.

Daha sonra bahçede yine güzel havuzlar ve Çit Kasrı geliyor. Burada Abdülhamit'in kişisel eşyaları saray armaları nişanlar beratlar var.





Daha sonra Limonluk geliyor.

Bir sonraki bölüm fotoğrafların sergilendiği hususi daire.

Fotoğraf sergisinde epey bir vakit geçirdim. Çünkü buradaki fotoğraflar o zamanki hayata dair çok fazla fikir veriyor. Hepsi de ayrı ayrı çok değerli tarihi belge niteliğinde.



Daha sonra Harem ve sonrası Has Bahçe'ye geçtim. Ama bu sırada yağmur başladı. Ben de kütüphaneye sığındım orada bir 10-15 dakika yağmurun geçmesini bekledim. Ama geçmedi. Ben de aman ıslanırsam arabaya geçerim dedim çıktım. Bir müddet sonra yağmur hafifledi. 

Belki de yağmurdan ama hâlâ kimseler yoktu etrafta. Neredeyse tek başıma has bahçede dolaştım. Sonradan bir iki kişi geldi 

Has bahçe de muhteşemdi. Bugün çok keyif alarak gezdim buraları. Hem hava harikaydı ne bunalıyordum ne üşüyordum hem de her taraf tenhaydı hem de her yer çok bakımlı tertemizdi. 










Has Bahçe'de epey bir yürüyüş yaptıktan ve marangozhaneyi de gezdikten sonra çıktım. 

Baktım biraz daha vaktim var hadi biraz da Yıldız Parkı'nda dolaşayım öyle geçeyim eve dedim.

Yıldız Parkı Yıldız Sarayı'nın dış bahçesi ama direkt geçiş yok. Her iki alan da çok büyük olduğundan araba ile geçtim.

Yıldız Parkı otopark 270 TL.

Yani bugün sadece otopark için 570 TL ödemişim.

Yıldız parkı yine sessiz sakin ve çok güzeldi. Biraz yürüyüş yaptım. Sonra Kır Kahvesi'ne gidip kahvaltı aldım. (Kahvaltı artı  ekstra çay 185 TL)

Kahvaltımı yaptıktan sonra boğazı görmek istedim. Yürüye yürüye denize açılan yere geldim.

Sadece bir kaç kadın benim gibi tam denize karşı oturmuş etrafı seyrediyordu.

Burada epey bir boğazı seyrettim. Yağmurlu karanlık bir hava vardı. Deniz gri idi. Karşıda Kız Kulesi görünüyordu. Üsküdar Fethipaşa Korusu tam karşımdaydı. O kadar seviyorum ki bu manzarayı, sessiz ve sakinken İstanbul'u.

Sonra yürüye yürüye geri çıktım. Bu sefer yol epey yordu. Sonra da eve geri döndüm.

Yıldız Sarayı'nı doya doya gezdim bugün. Her fırsatta gelmeyi düşünüyorum. Has Bahçe'de çay kahve içip manzarayı seyrederim. Yıldız Parkı'nı ise pek gezemedim. Bir gün sadece burası için gelirim inş.

Yolda güzel güzel gelirken ne güzel bir sabah geçirdim derken bir ara bik bik ses geldi. Motor ışığım yandı. Allah yine aküm mü bitti yoksa diye epey bir panik yaptım. Yüzüme bir sıcaklık dalgası yayıldı. 

Aman yolda kalmam inş diye diye çok gerildim. 

Az önce sanayiye gittim. Arabanın motor ışığını gösterdim. Bu ay kasko sigorta tüvturk Defne'nin okulu derken epey bir harcama yapmıştım. Bu ay da herhalde tüm maaşımı sanayide bırakırım diye düşünüp üzülüyordum. Bilgisayarı bağlayıp yaptılar. Bir lira bile almadılar. Bu işlem için ücret talep etmiyorlarmış.

Oysaki dün aradığım peugeot bayisi 12.000 tl fiyat çıkarmıştı. Şaşkın ama daha çok mutluyum.

Her günümüz bir öncekinden güzel geçsin inşallah.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder