12 Temmuz 2017 Çarşamba

KADIRGA KOYU, ASSOS...

Bu pazar yüzmeye Kadırga Koyu'na gittik.

Bu fotoğraf google görselden alınmıştır

Edremitten yaklaşık 60 km uzaklıkta . Aşağı yukarı 1.5 saat sürüyor yol. Edremitten Küçükkuyu'ya kadar normal yoldan gittikten sonra Ayvacık'a değil Assos'a doğru dönüyoruz. Bundan sonra yol dar ve kötü. İki araç yanyana zor geçiyor ama etraf çok güzel. Yolun her iki tarafında zeytin tarlaları var. Ara ara deniz tarafında kampingler, apart oteller, derme çatma lokantalar ve Ayşe Fatma Ananın Yeri gibi ev yemekleri yapan yerel işletmeler görülüyor.  Zeytin ağaçlarının arkasında ise hepimizi heyecanlandıran masmavi deniz var.

Uzun ve zor yine de zevkli bir yolculuktan sonra Kadırga Koyu'na varıyoruz.

Bu fotoğraf google görsellerden alınmıştır.

Buraya daha önce de gelmiştim. Sakin huzurlu bir yerdi ki kardeşlerim  eskiye göre burayı kalabalık bulmuş  ''birkaç yıl önce buraları pek kimse bilmezdi çok tenhaydı " demişlerdi.

O zamandan bu zamana ben görmeyeli  bir hayli değişmiş. Her tarafa beach clup tarzı yerler içecek içki ikram eden bungalolar şezlonglar lokantalar falan kurulmuş. Her yandan çıstak çıstak müzik geliyor. Girer girmez valeler karşılıyor sizi.

Bu ortamlar bana göre değil:(

Hala sakinlik arayanlar için kenar taraflarda yer mevcut -şimdilik-  Otopark ücretsiz ve şemsiyemizi rahatça açabileceğimiz yaygımızı serip denizi seyredebileceğimiz bir yer bulabildik çok şükür.


Ayrıca ben burayı kumluk, suyu sıcak bir yer olarak hatırlıyordum. Ama her taraf taşlıkmış. Defnecik için kum istiyordum ve sırf aslında bu yüzden gidelim de gidelim diye tutturmuştum. Neyse yine de Defnecik burada oynayabildi.


Deniz ise buz gibiydi. Her türlü suda yüzen ben bu sefer çok zorlandım.  Girdikten sonra bile alışamadım. Oysa ki kardeşlerimin dediğine göre burası hep soğukmuş. Bu sefer pek yüzemedim soğuktan. Defneciği de suya girmesi için uğraşmadım. Kıyıdan kıyıdan oynaması için çaba sarfettim.


Denizin temizliğine ve berraklığına ise diyecek bir şey yok. Zaten soğuktan dolayı giren hemencecik çıkıyor denizi kirletecek pek bir ortam oluşmuyor.


Bütün gün Defne ile oynadım. Defne suyun soğuklugundan sanırım denize girmedi, kıyıda oynadı hep.  Suda yüzmeyi çok seven cici köpek Şans'ı sevdi durdu. Milletle konuştu, şirinlik yaptı, bir sürü abur cubur yedi.

Veee -altı bağlı değildi- korktuğum şey başıma geldi, mayosuna kakasını yaptı. Kısa süren bir panikten sonra soyunma kabinine aldım temizlemeyi başardım diğer mayosunu giydirdim. Eve gelir gelmez de Kemal temizlemiş sonra bir de ben deterjanlı suyla iyice yıkadım ama hala kokuyor. Artık mecbur makinada yıkayacağım.

Kadırga dönüşünde ise trafik vardı. Defne sürekli kucağımdaydı. Koltuğunda bir türlü durmadı. Kucağımda iken emniyet kemerini bağlamaya çalıştım, Defne ise sürekli kemerden çıkmaya çalıştı.  Sürekli kıpır kıpır hareket halindeydi. Yolculuğumuz emniyet kemeri ve Defne arasındaki savaşa döndü. Bir süre sonra ise sıkıldı  eve gelinceye kadar sürekli ağladı. Benim de bir vakit sonra doğal olarak sinirlerim bozuldu. Yol işkenceye dönüştü hem benim için hem de Defne için.

Akşam sıcaktan, güneşten cildim harap olmuş,  Defne yüzünden sinirlerim zıplamış ve sanırım suyun soğukluğundan ya da arabadaki klimadan bilemiyorum bir ton dayak yemiş gibi attım kendimi yatağa. Gece de Defne çok sıkıntılı idi. Döndü durdu yatakta yavru kuşum.

Bir Assos günümüz de böylece güzel mi kötü mü tam karar veremediğim bir şekilde geçti.

Bir daha Kadırga Koyu'na yolum düşmediği müddetçe sırf yüzmek için gitmem.

1 yorum: