5 Ekim 2011 Çarşamba

CİHANGİR GEZİSİ ( 04.10.2011)

     Karar1 kapsamında çok sevdiğim bir arkadaşımla  bugün sabah kahvaltısına Beşiktaş a gittim. Dolmabahçe Sarayının arkasında gümüşsuyuna çıkarken yanda bir çay bahçesi var, belediyeninmiş. Manzara güzeldi, yerler yeni yıkanmıştı, ortamda çam ağaçlarının ferahlığı vardı,  cana yakın işletmeciler ve  yanı başımızda öten paçalı horozlar, sakin sakin gezinen tavuklar ve bu tavukların mis gibi yumurtası... Hasılı kelam mis gibi bir kahvaltıdan sonra  cihangir sırtlarında keşfetmemizi bekleyen sokaklara doğru yolculuğa çıktık.  Böyle gezilerde yanımdan ayırmadığım Murat Belgenin İstanbul Gezi Rehberimin rehberliğinde dolaşmaya başladık, Küçük bir ayrıntı -cihangir ara sokaklarında bir evden çıkan sinan  çetini gördük adam aynı televizyonda göründüğü gibi sempatik bir tip- 
Çok güzel ahşap evler, daracık sokaklar keşfettik, sonra da Cihangir Cami'ne gittik.
     Cihangir Kanuninin oğlu, Süleyman oğlu Mustafa'yı boğdurttuktan sonra Cihangir üzüntüsünden ölmüş. Kanuni de bu oğlu için bu camiyi yaptırtmış, sağlığında cihangir şehzade henüz kimselerin yerleşmediği bu sırtları çok sever sık sık buralara gelirmiş. Cihangir camiinden manzara çok güzel , taksime yolum düştüğünde sık sık gelip şöyle bir manzarasında dinlendiğim, ruhuma nefes aldırdığım bir mekan. Bu günde hava çok güzeldi, deniz masmaviydi,  sohbet koyuydu. Sonra sonsuz gibi görünen basamaklardan fındıklıya indik.

     İşte bu güzel günden hatıra birkaç  fotoğraf...



1 yorum:

  1. Ah betüşüm şimdi İstanbul da olmak vardı diyorum, inan şu anda çok isterdim canım arkadaşım.

    YanıtlaSil