3/29/2025

TUTANKHAMUN, ÇOCUK KRALIN HAZİNELERİ SERGİSİ

 

29.10.2023

Dün Tutankhamun, Çocuk Kralın Hazineleri sergisine gittik.

Aslında sabah Eyüp'e sabah namazına gidecektik. Bu sergiye ise pazar günü gitmeyi planlamıştık. Ama bir gece öncesinde ilerleyen vakitlerde Eyüp'e gitmekten vazgeçtik. 

Sabah Defne ile uyananınca önce yatakta yarım saat kadar yatak keyfi yaptık, oyun oynadık. Sonra bizim sitedeki bakkaldan ekmek almaya gittik. 

Hava o kadar güzeldi ki. 

Parkımız gözüme çok güzel göründü o sabah.

Mutlu bir sabahtı yani.

Kahvaltı da yaptıktan sonra bu güzel havada evde durmak ekim ayına ihanettir diyerek sergiyi gezme ve sonrasında Florya sahillerinde de tertemiz mis gibi açık havada dolaşma umudu ile Kemal'e sergiye bugün gidelim mi dedim o da tamam dedi. 

Böylece gitmeye karar verdik. Kemal 12:30 gibi bizi almaya geldi. 

Hep beraber Florya Akvaryum'a gittik. 

Yollar açıktı. Yaklaşık yarım saat sonra Florya'daydık. Önce arabayı park ettik. Florya Akvaryum'da otopark ücretli 90 TL. Sonra da sergiye geçtik. 2 öğretmen 1 öğrenci indirimlerle birlikte 900 TL verdik. Bu arada karşılaştırma olsun (gelecekte okursam) asgari ücret 11.402 TL

Sergiye geçmeden önce bize 5 dakikalık bir bir tanıtım videosu izlettiler. 

Sonra sergiye geçtik.

Ortam ışıklandırılması müzikler ilgi alaka çok iyiydi.

Önce Mısır Medeniyeti ile ilgili heykeller haritalar canlandırmalar John Carter'ın çalışma ortamı derken sonrasında Tutankhamun'un dedesi annesi babasının heykelleri sonra ise mezarın giriş yolunu andıran bir koridorla Tutankhamun'un hazinelerine geldik.

Sergi mükemmeldi.

Tutankhamun'un hazinelerinin bire bir replikası idiler. Daha önceleri iki boyutlu fotoğraflarını gördüğüm nesneleri bir de böyle üç boyutlu gerçek boyutlarında görmek inanılmaz bir deneyim oldu.


Sergideki neredeyse herşeyi  önceden  biliyordum. Resimleri eşyaları defalarca internetten, internet öncesinde dergilerden görmüştüm okumuştum. Ama yine de bilemediğim şeyler de varmış.

Mesela ben aşağıdakileri Tutankhamun'un oyuncakları zannediyordum. Bunlar divanmış meğerse.


En bilmediğim hiç duymadığım öğrenince çarpıldığım şey ise şu oldu;

Ben Tutankhamunun 3 lahdi olduğunu  3.sünün 110 kilo som altından olduğunu ve sonrasında mumyanın üstünde 10 kiloluk altın maskesi olduğunu biliyordum ama bu 3 tabutun konduğu bir lahit ve artı onu koruyan 4 tapınak olduğunu hiç mi hiç bilmiyordum.


Mükemmel.
Aşağıda  ise John Carter mezarı  bulduğunda çektiği fotoğraf. İlk lahit görülebiliyor.



Sarı olan herşeyin altın olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde.



Sergide en etkilendiğim şeylerden biri de Tutankhamun'un babası Akhenaton'un heykelleri idi. 
Söylenenlere göre Hz. Yusuf'tan etkilenmiş.
Hayranım bu insana. 
Yepyeni tek tanrı inancını getiriyor herkese savaş açıyor. 
Herşeyi yeniden yapılandırılıyor. 
Heykeline bakarken çok duygulandım. 
Eğer duyurabilseydim sesimi.... 
Selam olsun sana demek isterdim.




Gezerken içimde bir yanda heyecan bir yanda korku aynı zamanda bir hüzün bir yanda da saygı ve tarif edemediğim pek çok duygu ile karmakarışıktım.
 
Aslında daha hayatının baharında ölmüş olan Tutankhamun'a acıyordum da...

Bu hazinelere bakarken 
 bu ihtişam karşısında hissettiğim en baskın duygum huşu idi. 

Bu ihtişam çocukluğumuzdan beri bize anlatılan hissettirilen firavun korkusu taşımıyordu. Dehşete düşüren bastıran ezen bir ihtişam değildi ki buna gerçekten çok şaşırdım. Canlı canlı renk renk hayat dolu yaşayan hisseden bir medeniyetin rengarenk kıpır kıpır bir yansımasıydı. İnekler, balıklar, timsahlar, kediler sanki ortada geziniyorlardı. Tanrılar sevecendi. Güler yüzlü ve güvenilirlerdi. Firavunlar korkunç değil sevecen insanî idiler. 
Mesela Tutankham'un otururken göbeği vardı. Eşi göğsüne yağ sürüyordu. Başka bir oymada gayet samimane elleri birbirine dokunuyordu. Biri diğerine abı-hayat sunuyordu. Tutankhamun'un mezarında eşi ile aşkını anlatan tapınak vardı. Bazı heykellerde kadınlar eşlerinin omuzlarına el atabilmişti. 

Yani ki demek istediğim firavunlar ve eşleri bu ihtişam içinde birlikte güler yüzlü ve güzeldiler. 

Çağlar boyunca hep güzel anılmak güzel görülmek istemişlerdi ve bence başardılar.
 



Bu sergi ile bir kaç saat başka alemlere gittim geldim.

Dışarı çıkıp da güneşi gördüğümde şaşkındım. 

Sergiyi çok beğendim.

...

Sergiden sonra Florya sahilinde biraz yürüyüş yaptık. Lakin hava o kadar sıcaktı ki başımıza güneş geçti. Piştim. Sosyal tesislerden hemen yukarı gölgeye çıktık. Dondurma yedik ferahladık. Oradan yeniden sıcağa aşağı inmek istemedik otoparka geri geldik evimize döndük. 

GÜNCELLEME:  Ben firavunları sevecen güler yüzlü huzur dolu insanlar olarak görmüştüm.

 Lakin bilinçaltım hiç de böyle algılamamış.

 Gece korkunç korkunç rüyalar gördüm.

 Mumyalanmış halleri ile sabaha kadar benle uğraştılar. 

Korkudan geberiyorum az kalsın. 

Kabusumda arkamdan beni takip eden Firavun Tut için o daha 19 yaşında hem de sargılarından dolayı yürüyemiyor bile diyordum ama korkum dehşetim geçmiyordu.

Tövbe estağfirullah...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder