3/29/2025

HAVRAN

 01.01.2024

 Bugün güzel bir kahvaltıdan sonra Havran'a gittik. 

Daha önce burada Kocadağ At Çiftliği'ne gelmiştik. Defne ata binmişti. Yollar çok güzeldi. Çiftlik çok güzeldi. Hatırlıyorum da Osmancığım da vardı, çok güzel bir gündü.

Bunun dışında Emine Yengemin ailesi Havran'da oturuyor. Ben ortaokulda iken Zafer Dayım yengemle nişanlanmıştı. Onu ziyarete Havran'a Fatma Teyzelere giderdik. Havran deyince direkt yengemin evi yemekler limonatalar o eve ait temizlik kokusu aklıma geliyor. 

Bir de Bilal'in arkadaşı Fatih'ten yağ zeytin almaya buraya geliyorduk.

Havran'la ilgili bilgim görgüm bu kadardı.

Bu kez ilk defa Havran'ı geziyorum görüyorum.

Önce dere boyunda yürüyüş yaptık.

Burada derede çok büyük beyaz bir su kuşu gördük. Balıkçıl olduğunu tahmin ediyorum. Sonra başka küçük beyaz gri balıkçıllar gördük.

Derede su akıyor ama estetik bir görünüşü yok. Ayrıca su pis görünüyor. Her yer çamur balçık olmuş. Yani görecek seyredilecek bir şey yok. Ama en azından bir su sesi geliyor. 

Belediye buraya güzel bir park yapmış. Kamelyalar koymuş. Güzel minik bir yürüyüş yolu olmuş.

Kamelyada biraz oturduk.

Buradan Havran sokaklarına geçtik. Küçük küçük dükkanlar, dapdar sokaklar. 

Biraz köhne- aslında epey köhne- ama yine de bir karakteri bulunan köyün büyüğü bir yermiş Havran.

Pek gezilecek görülecek bir şey yok yani.

Önce çarşıdan -Safir'i bıraktığımız komşuya zeytinyağı vermeyi düşünüyorum- zeytinyağını koymak için bir teneke kutu aldım.

Sonra minicik bir dükkandan leblebi aldım. Burada çeşit çeşit leblebi var. Daha önce bu şekilde leblebi görmemiştim. Tatlarına da baktım. Gayet hoş...

Okulda arkadaşlara dağıtırım diye damla sakızlı muzlu karadutlu ve baharatlı leblebi aldım. --Kilosu 150 TL-

Bilallerde ilerdeki bir dükkandan koyun höşmerimi aldı. Çok beğendiler. Benim ise höşmerimle pek aram yok.

Sonra dolaşa dolaşa Havran Müzesi'nin önündeki masalara geldik.

 Resmi tatil olduğu için müze kapalı. 

Burada çay içtik.

Çaylar çok güzeldi. İki bardak içtik. 

(Çay 5 TL)

Biraz muhabbetten sonra dolaşmaya devam ettik. 

Çay ocağının yanından da 2 kilo mandalina aldım. Yarın öğretmenlere ikram edeceğim inş.

Zaten çok küçük bir çarşı. Yeniden dereboyuna geldik. Biraz daha oturduk. 

Burada gezmek hoşuma gitti. 

Havran güzeldi. 

Ama daha da tekrar tekrar gelmek isteyeceğim bir yer değil.

Sonra evimize devre mülke döndük. Biraz takıldıktan sonra Edremit'e gittik.

Önce annemlere gittik. Annem bir kaç eşyasını eve bırakacaktı. Bu sırada Emine yengem ve Zafer dayımla konuştuk. 

Yengem her zaman ki gibi elini öptürmeye çalıştı. 49 yaşındayım 51 yaşındaki yengemin elini öpmem bekleniyor. Normalde her seferinde aynı muhabbet oluyor. Ben öpmüyorum yengemin eli havada kalıyor ama bugün uğraşasım gelmedi. Bir güzel öptüm elini. Kendimden nefret ediyorum şu anda.

Neyse yengemi seviyorum.

Sonra Köfteci Hilmi'ye gittik. Köfteci Hilmi de her zamanki gibi idi. Yazın patlıcanlı ezme vardı. Şimdi mevsimi değil diye yerine havuç tarator koymuşlar. Ayrıca lezzetli bir ezme vardı. Hep aldığımız gibi köfte cacık yoğurt piyaz yanına tarator ve ezme aldık. Yemeğin sonunda da burma kadayıf. Her şey her zamanki gibi çok lezzetli idi.

Biraz da Edremit sokaklarında dolaştık.

Köşedeki kumaşcıya girdik. Bayıldık.

Sonra da eve döndük.

Güzel bir yılbaşı tatili oldu. 

Defne burada çok mutlu idi. Annem de mutlu görünüyordu. Ben de elimden geldiğince tatilimi değerlendirmeye çalıştım. 

Bu yılbaşı da böyle geçti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder