22. 08.2024 Perşembe
Bugün sabah yine erkenden uyandım. Bu sefer ama fön çekmek için değil.
Daha güneş doğmadan denizi seyrettim.
Otelin fotoğraflarını çektim. Dün buraya geldiğimizde akşam olmuştu çekememiştim.
Çok güzel bir sabahtı.
Kahvaltıdan sonra ilk olarak Urartu El Sanatları Kültür ve Sanat Evi'ne gittik.
Orada da bize bir sunum yapıldı. Takılar hakkında bilgi verildi.
Buradaki bazı takıları internette vs bulamıyoruz. Van Müzesi'ndeki takıların birebir aynısını yapmışlar patentini de almışlar başka yerlere de satmıyorlar.
Urartular takıya süse düşkün bir toplummuş.
Burada Urartu kazılarından çıkmış 3000 yıllık kolyenin aynısını üretmişler. Urartu kraliçesi takıyormuş bunu. Her bir sembolün ise anlamı var. Bir tanesi şans, bir tanesi Kybele yani doğurganlık, bir tanesi bolluk bereket, bir tanesi güneşin doğuşu, bir tanesi de güneşin batışı imiş.
Bir de burada savatlama tekniği ile gümüş bilezik üretiliyormuş.
Çok güzellerdi.
Ben de aldım. Aşırı beğendim. Hemen taktım.
(Bilezik, kolye ve küpesi: 8900 TL)
Bizim rehberimiz Onur Bey kendisi bir bileklik tasarlamış. Gezdiği gördüğü yerlerden simgeleri birleştirmiş.
Burada bu işi yapan Bey'e getirmiş onlar da üretmişler.
O bileklik de çok güzeldi. Bir an onu da alacaktım sonra vazgeçtim
Buradan Van Kedi Evi'ne geçtik. Defne'ye bilet aldım. O yakından ben uzaktan kedi sevdik. Nasıl güzel nasıl minnoş kediler... Defne bayıldı bayıldı.
( Kedi evi giriş: 30 TL)
Bu arada Urartu takıcıda da kediler vardı. Bir tane siyah kediyi oyuncak zannettim nasıl pofuduk nasıl tatlı. Hatta dokundum hâlâ inanamıyordum bunun gerçek olabileceğine.
Buradan Akdamar Adası'na gitmek üzere yol aldık.
Van Gevaş'tan bir tekne ile adaya geçtik.
Burada Akdamar Kilisesi var.
Harika bir Ermeni kilisesi.
Ah Tamara'yı herkes bilir ama bu kabartmaları ben bile bilmiyordum.
Kabartmalarda neredeyse tüm dinler tarihi anlatılmış.
Hz Yunus'u balığın yutmasından Davut'un Calut'u yerle bir edişinden Adem ile Havva'nın cennetten kovulmasından. Neler neler var.
Her bir sembolün bir anlamı var.
Harika bir kilise harika bir anlatım tekniği.
Burayı da yeterli gezemedim. Kilise dışında adanın diğer kesimlerine gidemedim. Süre bitti.
En iyisi ben kendi aracımla yeniden geleyim buralara. Aynı güzergahı takip edeyim. Doya doya yeniden gezeyim.
Buradan çıktıktan sonra öğle yemeğine geçtik.
Yine püfür püfür deniz kenarında çok güzel bir yerde oturduk.
Van gölünün yanındayız, herkes sadece Van Gölü'nde yetişen İnci kefali söyledi. Ben de yemek isterdim ama malum kaz eti. Hâlâ sanki midemde duruyor o etler. Korkumdan öğlenleri yemek yiyemiyorum. Saat 12 civarı etli balıklı ağır yemekler bana göre değil.
Defne tavuk kanat aldı. Ben sadece yöresel çorba içtim.
Çorbada pancar otu, mendi otu varmış. Çok değişik bir çorba idi. Beğendim.
(Gevaş öğle yemeği : 510 TL)
Buradan Nemrut Dağı'na Nemrut Krater Gölü'nü görmeye gittik.
Çok güzeldi burası da.
Buradan devam ederek Ahlat'a geldik.
Ahlat Mezarları da yine çok görmek istediğim bir yerdi.
Ben bir kaç mezar taşı var zannediyordum. Meğer 60 dönüm bir mezarlıkmış.
Çok etkileyici mekanlardan biri daha idi.
Tabii ki burada da zaman yetmedi. Her yeri göremedik.
Buradan Tatvan'daki otelimize geçtik.
Tatvan Kardelen Otelimiz yine çok güzeldi.
Akşam yemeğinden sonra hemen uyumuşuz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder