23.07.2024 Salı
Edremit'e gelince börülce yapmadan olmaz. Burada börülce kültürü vardır. Bizim çevrede herkes yaz akşamları bol bol börülce salatası yapar.
İnternette bir sürü börülce tarifi var. Görseller çok düzgün ama bizimkiler börülceyi sade, sadece haşlayarak salata olarak yer. İnternettekiler gibi öyle domatesli soğanlı salatalıklı bir börülce ne gördüm ne duydum.
İstanbul'da börülce satılmıyor. Bir keresinde İstanbul'da pazardan görüntüde börülce diye satılan şeyi almak gafletinde bulunmuştum ama pişirince anladım ki o kesinlikle börülce değildi, korkunç bir şeydi.
Börülce ayıklamak zaman alır ve gerçekten de sabır ister.
Edremit halkı komşusuna kahve içmeye giderken yanında börülcesini de götürür. Arkadaşları ile bir yandan muhabbet ederken bir yandan da börülce ayıklarlar.
Dün pazarda dolaşırken güzel taze börülce aradım ama bulamadım. İçlerinde en iyi görüneni aldım ama yine de istediğim gibi çıkmadı. Yarım saatten fazla zaman aldı onları ayıklamak.
Geçenlerde Pelitköy'de denizde iken bir adam börülce satıyordu. O kadar taze o kadar körpe idi ki hemen almak istedim. Kilosu 200 TL imiş. Annem olur mu hiç Edremit'te kilosu 100 lira. Pazardan alırsın dedi. Evet dün pazardan kilosu 90 liraya aldım ama yarısından fazlası çöpe gitti. Ne anladım ben şimdi bu işten. Hem deniz kenarındaki gibi körpe de değildi.
Neyse bu senenin ilk börülcesini de bugün pişirmiş oldum.
Yapılışı çok basit:
Börülce ayıklanır, yıkanır. Suda haşlanır. Haşlanırken üzerine ikiye kesilmiş bir adet domates konur.
Servis yapılırken zeytinyağı, limon, tuz, sarımsak eklenir. Ilık servis yapılır.
Haşlamadan kalan su ise asla atılmaz tarhana çorbası yapılır. Börülce suyu ile pişen tarhana çorbası ise gerçekten çok lezzetli olur.
...
Bugün annemin kiracısının inşaat işleri yüzünden evde kaldık. Defne'nin arkadaşları Elif ile Emir geldi.
Aslında akşam üstü Altınoluk'a halamlara gidelim demiştik ama Defne şu anda arkadaşları ile çok mutlu. Bir yere gitmeyeceğiz yani.
Biz de aşağı Melahatlara indik. Orada bu seneki yeni arkadaşları Ümran vardı. Sonra Emine de geldi. Melahat aşure yapmış. Sıcak sıcak onu yedik.
Ümran da baya kafa dengi çıktı epey sohbet ettik.
Sonra Melahat'ın 2 arkadaşı daha geldi.
Anlam veremediğim şekilde gelir gelmez bir garip davrandılar. Bana mı Ümran'a mı idi bu tavır anlayamadım.
Sonra da muhabbet ederken aniden kalkıp gittiler. Çok bozuldum. Ümran ( abla mı demeliyim acaba yaşı epey büyük gibi) konuştuklarımız rahatsız etti onları dedi.
Çok canım sıkıldı ama belli etmedim.
Genelde insanlar beni severler. Böyle muameleye hiç alışık değilim.
Melahat sonra çay yaptı. Çaydan sonra ben çocuklara dondurma alayım diyerek attım kendimi dışarı.
Hem çocuklara hem de Melahatlara da dondurma aldım.
Şimdi evdeyim.
Hep güzel geçsin günlerimiz...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder