10.02.2024 Cumartesi
Bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne gittim.
Geçen hafta Ayasofya,Topkapı Sarayı- Harem, Yerebatan Sarnıcı gezisi yapmıştım.
Tarihi Yarımada Turu'nda sıra Arkeoloji Müzesi'nde.
Buraya tüm günümü ayırdım.
Başka bir yere gitme planım yok. Belki Gülhane...
Çünkü bu müzenin çok zengin bir koleksiyona sahip olduğunu biliyorum. Hakkını vermem gerek. Hızlı hızlı gezmek istemiyorum.
İstanbul Arkeoloji Müzesi'ni çok sonraları keşfettim.
Öğrencilik yıllarımda gelmedim.
İlk ne zaman geldiğimi de hatırlamıyorum. Sadece kapıdan girdiğimden itibaren çok şaşırdığımı ben burayı neden hiç bilmiyormuşum diye hayıflandığımı hatırlatıyorum.
Ayrıca Tarihî Yarımada'da her yeri didik didik ettiğimi zannediyordum. Ama değilmiş meğer.
Herkes Ayasofya'yı Sultanahmet'i bilir mutlaka gezer ama Arkeoloji Müzesi'ni fazla kişi bilmez
Ya da belki de insanların ilgisini çekmiyordur.
Buraya son olarak -zaten toplamda 2 kere geldim galiba- 2015 yazında Defne'ye hamile iken gelmiştim. O yaz doktor memlekete gitmemi yasaklamıştı. Tüm tatili gerçekten tam anlamı ile evde yatarak geçirmiştim.
Bu arada doktor evde yat demedi. Sadece tam teşekküllü bir hastane olmadığı için Edremit'e gitmemi istemedi. Bir sıkıntı olursa oradan hastaneye yetişemezsin demişti.
Evde otur otur o yaz sıkıntıdan patlamıştım.
Biraz dışarı çıkmak hava almak istemiştim.
Kemal ben gelmem sen nereye gidersen kendin git ne yaparsan kendin yap demişti. Karnım burnumda tek başıma gelmiştim buraya.
O günleri hiç hatırlamak dahi istemiyorum.
Neyse işte geldim ve müze tadilatta idi. Eserler bahçede muşamba çadırlarda sergileniyordu. Hava çok sıcaktı. İçerisi sera etkisinden daha da sıcaktı, cehennem gibiydi.
Ben ve tüm turistler gezerken sırılsıklam olmuştuk terden. Şöyle bir bakıp oyalanmadan hemen çıkmıştık.
Bahçede epey bir kendime gelememiştim.
Pek hoş bir tecrübe değildi kısacası.
Güzel hatırlamıyorum.
Evet neredeyse 9 yıl sonra yeniden geldim ve tadilatlar hâlâ bitmemiş.
Arkeoloji Müzesi açıktı ama Çinili Köşk ve Eski Şark Eserleri Müzesi hâlâ tadilatta. Müzenin girişinde hâlâ demir iskeleler tuğlalar vs inşaat malzemeleri duruyor.
Tadilat devam ediyor ama bence 8 yılda burası yeni baştan inşa edilirdi.
Nereden kaynaklanıyor bu yavaşlık bilmiyorum. İstanbul'a ilk geldiğimde Şehzade Cami tadilatta idi. Yıllarca yıllarca bitmedi. Ben inanamıyorum ama Fatih'te oturan bir teyze 30-40 yıldır tadilatta bu cami demişti.
Sonra yıllarca Ayasofya'nın içinde kocaman bir inşaat iskelesi durdu. Ben bu iskelenin artık oradan kalkmayacağını burayı artık bu şekilde kabul etmem gerektiğini düşünüyordum.
Aya İrini'ye de ne zaman gelsem tadilatta bir içeri giremedim.
Bakalım ölmeden Çinili Köşkü görebilecek miyim?
Bugün Arkeoloji Müzesi'ni hakkını vererek ilk kez gezdim.
Ana binada restorasyonu çok başarılı buldum.
Müze çok iyi görünüyor.
Her yer duvarlar tavanlar eserlerin dizilimi ambiyans harika.
Bayıldım.
Eserler ise zaten eşsiz.
Müze'den çıkınca bahçesinde Gülhane'ye bakan tarafta sütunların mezar taşlarının heykellerin arasında müze kahvesi var.
Çok hoş bir yer. Değişik bir havası var. Burada bir kahve içeyim dedim ama fiyatlar çok yüksekti (Kahve 145 TL) vazgeçtim.
Buradan çıkıp Gülhane'ye geçtim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder