3/29/2025

KAYSERİ 4. GÜN

 


25.01.2024 Perşembe

Bugün sabah erkenden uyandım. Saat 8:00 civarı idi. Hava çok güzeldi.

Hemen hazırlanıp Sivas Caddesi'ndeki Simit Diyarına gittim. Kete, açma, simit ve portakallı kek aldım.

( Kete:12,5 Kek:12,5 Açma: 9 Simit: 6 TL) 

Sonra otelin hemen altında File'ye gittim.

Üçgen peynir, çıtır simit kağıt bıçak ve tabak aldım.

Otele geçince çay yaptım. Güzel bir kahvaltı yaptık.

Sonra hemen çıktım. Bugün Kayseri Kültür Turu yapacağım. 

Defne ve annem otelde kaldılar. Onlar da havuz keyfi yapacaklar.

Bugün şansıma hava çok güzel.  

Pırıl pırıl ve güneşli.

Güneş var ama havanın sıcak olduğu zannedilmesin. Kayseri'de otelden çıkınca  soğuk bir anda vuruyor. 

İstanbul'da hiç kullanmadığım içlik atkı bere boğazlık ne varsa burada kullandım.

Önce Hacı Kılıç Camii ve Medresesi'ne gittim.


Kayseri'nin sahip olduğu dini yapılar arasında önemli bir yeri bulunan Hacı Kılıç Cami Selçuklu devletinin son dönemlerinde 647 (M. 1249} tarihinde Ebu'l-Kâsım Bin Ali Tûsî tarafından yaptırılmıştır.

Burada 2 rekat namaz kılıp dua ettikten sonra yoluma devam ettim. 

Yolda bir kasap dükkanında bu kaktüsleri gördüm. Hepsi gayet bakımlı ve harika büyümüşler. İzin isteyip birkaç fotoğrafını çektim.


Sonra yürüye yürüye meydana geldim.

Burada ilk görünen yer ok burcu.

Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından  1225 yılında yaptırılmış.

Hemen yanıbaşında Rufai Tarikatı Şeyhi Zeynel Abidin Türbesi bulunuyor.

Burayı da geçtikten sonra karşıda Hunat Hatun Külliyesi var.

Oldukça etkileyici bir yer.

Kayseri'ye gelince ilk önce mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri.

Özellikle de türbe kısmı çok ilginç.

Oturulan sohbet edilen iç içe odalardan sonra türbe geliyor.



Hunat Hatun Medresesi'nin içinde her bir oda hat tezhip kalem işi ebru minyatür gibi Türk-İslam sanatlarına ayrılmış.


Bu camide de 2 rekat namaz kılıp çıktım. 

Daha sonra Seyid Burhaneddin Caddesinden devam ederek Alaca Kümbeti gördüm.

Alaca Kümbet 13. yy'da yapılmış. Emir Cemalettin Bin Muhammed'e aitmiş.

Daha sonra sağ tarafta Han Cami'si var. Eskiden han olarak kullanılıyormuş.

Han Camisi'nin hemen yanında Emir Sultan Kümbet'i var. 1186 yılında yapılmış.

Biraz ilerde solda Seyyid Burhaneddin Türbesi var. Seyyid Burhaneddin Mevlana'nın hocası.


Bu arada Kayseri Belediyesini tebrik etmek lazım. Her yer tertemiz her yer bakımlı idi. Tüm tarihi eserler yenilenmiş bakımı yapılmış.

 Girdiğim tüm yapıların içi sıcacıktı.

Seyyid Burhaneddin mezarlığı da bakımlı idi. Her yer çimdi. Güneş  vurdukça gayet uhrevi hoş bir hava oluşmuştu.

Oldukça etkilendim buradan.

Buradan çıkınca biraz ileride sağda döner kümbet var. Bu da oldukça etkileyici bir yapı.

Selçuklu izleri oldukça belirgin. Üzerinde çift başlı kartal ve aslan motifleri var.



Artık daha ileri gitmedim buradan geri döndüm. Dönüş yolunda Ahi Evran Zaviyesi'ni gördüm. Hadi eksik kalmasın bunu da gezeyim dedim.

Ama iyi ki de girmişim. 

Mini mini bir zaviye. 

Minicik odaları var.

 Bence çok güzel. 

Bir zaviye nasıl olur öğrenmiş oldum.

Ben Mimarî olarak ilgilendim daha çok. Ama anlattıkları şeyler de güzeldi. 

Bence buraya da mutlaka uğranmalı.


Buradan çıkınca hemen biraz ötede Hakırdaklı Mescidi var. Seyyid Burhanettinin Çilehanesi imiş. Bir çilehane de böyle oluyormuş demek ki.

Kapısı kapalı idi içeri giremedim.

Buradan Eski Kayseri Evlerine gitmek üzere yoldan saptım.

 Hiç beklemiyordum ama yine çok güzel  eserler gördüm.

Özelikle Taşlıoğlu Kuran Kursu ve Hafızlık Okulu binaları çok güzellerdi.



Yan tarafta ise Milli Mücadele Müzesi var. Burası Kayseri Lise'si imiş. Turgut Özal Abdullah Gül buradan yetişmiş.

Kayseri Lisesi'nin karşısında ise Meryem Ana Kilisesi'ni gördüm. 

Burası şu anda kütüphane olarak kullanılıyor. İçeriyi gezmeme izin vermediler. Ama gördüğüm kadarı ile içerisi çok hoş idi. 

Bir sürü öğrenci ile kıpır kıpır canlı  bir yer olmuş.



Daha sonra otele dönmek üzere yola çıktım.

Dönüş yolunda Şeyh Camisi ve Şeyh İbrahim Tennuri Türbesi'ni gördüm.


Son olarak da biz çocukken geldiğimiz İskenderciyi gördüm. 

Hatırlıyorum da babam buraya pek gelmek istememişti. Annem biraz zor ikna etmişti  babamı. Babam buraya vereceğimiz para ile bir sürü eve yiyecek alırız diyordu. 

Nihayet gittik ve babam da çok sevmişti. Sonra sürekli geldik buraya.

Şimdi görünce çocukluğumdaki mutlu hatıralar gözümde canlandı.

Artık şarzım tamamen bitmişti ve çok  yorulmuştum. Bir kahve molası vermek üzere otelimize geri döndüm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder