3/31/2025

DOĞU'NUN HAZİNELERİ TURU, 6. GÜN,TUNCELİ, MUNZUR GÖZELER, HARPUT

 

23.08.2024 Cuma

Sabah 06:00'da kahvaltı ve 07:00'de otelden çıktık.

Önce Muş sonra Bingöl'den geçerek Tunceli'ye doğru yol aldık.

Ne kadar güzel bir coğrafya imiş buralar. Bayıldım.

Yol üzeri 33 Şehitler Abidesi'ni otobüsten gördük. 

33 Mehmetciğimizi haince kurşuna dizmişler burada.

Maalesef Tunceli denilince akla terörizm ve şehitlerimiz akla geliyor.

Zaten buralarda sürekli polisler durdurdu. Sürekli kimlik kontrolü yaptılar. Narkotik köpekleri dolaştırdılar.

Tunceli'nin eski ismi Dersim. 

Tunceli'ye doğru gittik de gittik.

Yolda kayalıkların yanında dağ keçilerini gördük.  Bizi görünce hemen kaçtılar. 

Ama ilerde yine yola yakın kayalıklarda başka bir gurup dağ keçisi gördük. Çok güzellerdi.

Gide gide Tunceli'ye vardık.

Tunceli o kadar hoş bir şehirmiş ki.

Her yer tertemiz. 

Mis gibi. 

Ne bir çöp ne bir poşet hatta yabanî ot bile yok. 

Belirgin bir şekilde bakımlı bir şehir.

Belediye gerçekten çok çalışmış belli.

Burada yemek yedik. Defne tavuk kanat istedi ben de special döner istedim.

 Gerçekten enfesti yiyecekler.

Buranın pidesi meşhur. Herkes pidenin efsane olduğundan bahsediyordu.

(Tunceli LoQma Restaurant: 500 TL)

Buradan Munzur Gözeler'e gitmek üzere yola çıktık. 

Munzur Çayı nasıl güzel etraf nasıl yeşillik.

Hem ilk kez bir dere kenarında şezlong  kurmuş şemsiye açmış insanlar gördüm.

Yol boyu Munzur Çayı'nın kenarında piknik yapan insanlar vardı. 

Etraf tertemizdi. 

Ağaçları düzenlemişler otları temizlemişler.

 Gerçekten belediyeyi ve Dersim halkını tebrik ediyorum.

Tunceli okuma yazma oranının en yüksek olduğu ilimiz. Belki de bu yüzdendir.

Gözelere gittiğimizde incikçi boncukçu şapkacı tostçu kafetarya vs derken bir de kitapçı vardı. 


Munzur Gözeler de harikaydı.

 Hep harikaydı diyorum ama ne diyeyim gittiğimiz her yer çok güzel. 

Burada Munzur Çayı yerden kaynıyor. 


Su öyle soğuk ki bizim Hasan Boğuldu sıcak kalır yanında.  

Yerden kaynayan gözeden su içmek istedim daha suyu içerken ayaklarım dondu. 

Suyun ne kadar leziz olduğunu söylememe gerek yok herhalde.

Dereciklerden karşıya geçerken bile ayaklarınız acıyor soğuktan.

Burada da  bol bol buz gibi su içtikten ve gözümüzü gönlümüzü doyurduktan sonra Elazığ'a doğru yola çıktık. 

Pertek'te feribota bindik. Keban Barajı Gölü'nün üzerinden geçtik.

Akşam üzeri Harput'ta idik.

Harput kayaların üstüne kurulmuş harika bir yer.

 Harput Kalesi'ni gördük.

Harput Ulu Cami ve Eğri minaresini gördük.


Tarihi Harput evlerini gördük.


Tepeden Elazığ'ı ve Keban Gölü'nü gördük.


Daha görülecek gezilecek çok yer vardı. Lakin hava karardı. Saat de epey ilerledi. Böyle yine tadımlık bir gezi oldu.

Bir gün de bol vakitte buraya yeniden gelmeliyim. 

Elazığ'a otelimize indik.

Otelimiz Elazığ Hilton.

Tam Elazığ merkezde bulunuyor.

Yine harika bir otel.

Elazığ da çok gelişmiş gayet güzel bir şehirmiş.

Yemekten sonra önce merkeze gidip Venedik dondurmacısından dondurma aldık. Herkes  oradaydı. Epey muhabbet ettik.

Kaç gündür dip dibe yolculuk yapıyoruz. Herkesle epey samimi olduk.

( Venedik dondurmacısı bir kap dondurma: 40 TL)

Buradan otele geçtik hemen yüzme havuzuna indik.

Aslında gece 01:00'de kapanıyormuş ama bize ilaçladıklarını söylediler.

 Defnecik çok üzüldü. Ben de sinir oldum. 

Odamıza döndük.

Yorgunluktan hemen uyumuşuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder