3/29/2025

KAYSERİ 2. GÜN

 


23.01.2024

Bu sabah 10:20 gibi kalkabildim. Çok uyumuşum. Ama ancak kendime gelebildim. Başağrım ve mide bulantım geçmiş çok şükür. Hemen giyinip yiyecek bir şeyler almak için Düvenönü'ndeki bir pastaneye gittim. 

Oradan bir peynirli gözleme bir ıspanaklı  gözleme bir katmer bir simit bir de üzümlü kurabiye aldım. ( Gözlemeler 30 TL katmer 20 TL simit 10 TL ve kurbiye 12 TL)

Sonra otele geldim. Bizimkileri uyandırdım. Çay yaptım. Simit çok tazeydi. Gözlemeler enfesti. Özellikle de ıspanaklı olan ayrı bir güzeldi. Güzel bir kahvaltı yaptık.

Sonra hep beraber dışarı çıktık. 

Defne'ye göstermek istediğim pek çok yer var. 

İlk durağımız Kurşunlu Camisi.

Burada annem namaz kıldı. Beklerken biz de camiyi inceledik.

Memleketi Kayseri olan Mimar Sinan’ın 1573 yılında inşa ettirdiği ve asıl adı Hacı Ahmet Paşa Camisi olan bu cami, merkezî kubbesinin kurşunla kaplı olmasından dolayı “Kurşunlu Cami” adını almış.

Çok çok güzel bir cami. Tamamen orantılı huzurlu mükemmel bir yapı. 

Revaklarına bayıldım. Yazın ne kadar güzel olur burası ve ne güzel namaz kılınır burada.

Kadınlar bölümünden girince dar dik taş merdivenlerden yukarı çıkınca caminin içi de harika görünüyor. Oldukça uhrevi bir ortamı var.

Defne'ye de göstermek istedim ama o gelmek istemedi. 

Maalesef böyle şeylere hiç ilgisi yok. 

Otele dönelim havuza girelim diye tutturdu. Tüm gezi boyunca mıymıyladı. Havuz da havuz deyip durdu.

Ardından Selçuklu Uygarlığı Müzesi'ne geçtik.

"Çifte Medrese" olarak da tanınan Gevher Nesibe Darüşşifası ve Gıyasiye Medresesi, Selçuklu hükümdarlarından II. Kılıçarslan’ın kızı, Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine, kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1205-1206 yıllarında yaptırılmıştır. Sade mimarisiyle dikkat çeken külliye, Anadolu mimarlık tarihininin günümüze kalan en önemli yapılarındandır.

Ben buraya da bayıldım. Hem hikayesi hem sadeliği hem de içindeki  eserleri herşeyi  ile beğendim.




Bu müzede görme engelli bireyler için de çalışma yapılmış. Aklıma bile gelmezdi böyle bir şey. 

Burayı gezdikten sonra hemen yanıbaşındaki Avgunlu Medrese'sini ve Türbesi'ni gördük.

Gevher Nesibe Medresesi ve Şifahiyesi ile birlikte Mimar Sinan Parkı içerisinde yer alan Avgunlu Medresesi’nin kitabesi bulunmadığı ve hakkında herhangi yazılı bir kaynak olmadığı için kesin inşa tarihi bilinmemektir. Fakat Gevher Nesibe Medresesi ile Avgunlu Medresesi ve Türbesi benzerliklerinden dolayı 13. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir. “Avgun” veya “abgın” kelimeleri Kayseri çevresinde su kaynağı anlamına gelmektedir. Eskiden Kayseri’de yüksek seviyede olan yeraltı suyunun yapıya ait türbenin alt katında kaynak oluşturması sebebiyle medrese bu ismi almış.

Avgunlu Medresesi'de çok hoştu. 

Bir sürü kitap bir sürü çiçek. Değişik bir atmosferi var.

Daha sonra da Ulu Camii, Camii Kebir'e gittik.


H.530/M.1135 tarihinde, Danişmendli hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırılmış bu camii.

Çocukken babam bana kiremitleri gösterip hikayesini anlatmıştı.

Yedi Tuğlanın Hikayesi

Melik Mehmet Gazi, camiyi yaptırırken ustalarına kimseden yardım almamalarını, caminin tamamen kendi hayrı olacağını söylemiştir.

Cami inşaatına gelen yaşlı bir kadın, dul olduğunu belirterek, yanında getirdiği 7 tuğlanın da kendi hayrı olarak caminin duvarına konulmasını ister. Caminin ustabaşısı yaşlı kadının bu isteğini Melik Mehmet Gazi'nin emri olduğunu hatırlatarak kabul etmez. Ertesi gün cami inşaatını gezmeye gelen Melik Mehmet Gazi, ustabaşını çağırarak gece sabaha kadar uyuyamadığını belirterek "Gece rüyama girdiler. Yaşlı bir kadını üzdüğünüzü, getirdiği tuğlaları kullanmazsanız caminin ömrünün de tuğla sayısı kadar kısa ömürlü olacağını söylediler" der. Ustabaşının olayı anlatması üzerine, Melik Mehmet Gazi, yaşlı kadının bulunmasını emreder. Şehre dağılan görevliler, uzun bir araştırmadan sonra evinin önünde 7 adet tuğla bulunan yaşlı kadını alıp cami inşaatına getirler. Yaşlı kadının elini öpen Melik Mehmet Gazi, "Anne, bizim kararımız seni üzmek için değil. Biz halk fakir olduğu için, onların zorda kalmalarını önlemek için bağış kabul etmedik. Senin getirdiğin tuğlaları caminin en güzel yerine koyacağız" der ve tuğlalar uygun bir yere konulur.

Ben çocukken teravih namazlarına buraya gelirdik.

Dönüşte de annemler bize dondurma alırdı.

Ne güzel hatıralar...

Bence çok çok hoş bir camii.

Ayrıca enteransan da.

Bir sürü sütun var ve sütunlar roma usulü. 

( Sonradan öğrendim ki bu sütunlar orada bulunan eski roma eserlerinden alınmış  burada değerlendirilmiş.  01.02.2025)

Ama ortam oldukça uhrevî.

Camiden sonra Kapalıçarşı'yı biraz dolandık. 

Defne iyice huzursuzlandı.

Sonra hep birlikte otelin havuzuna geçtik. 

Havuz çok güzeldi.

16:40 gibi çıkıp hemen hazırlandık.

Bilal bizi almaya geldi.

Hep beraber Ciğerci Erkan'a geçtik.

Çok sempatik bir sahibi var. 

Ben et-tavuk karışık şiş Bilal et şiş Eylem ciğer şiş annem et ve ciğer karışık şiş Defne ise tavuk şiş istedi.

Şişler gelinceye kadar masaya salata ezme turşu tabağı maydanoz kuzukulağı turp sumaklı soğan gibi bir sürü şey konuldu ki hepsi ayrı ayrı çok lezizdi.

4 tane de bakır kupalarda ayran geldi.

Sonra köz soğan sarımsak biber domates geldi.

Sonra da iki fasıl sıcak sıcak şişler.

O kadar mükemmeldi ki anlatamam. 

Sonra da künefe aldık. Çok hafif hiç ağırlık yapmayan boğazı yakmayan harika bir künefe .

Bol bol da çay içtik.

(Şiş: 275 TL)

( 5 porsiyon şiş 4 ayran 2 künefe: 1600 TL)

Sonra otelimize geldik. Bilaller de geldi.

Kahve içtik.

Sonra onlar gidince hemen havuza geçtik. 

Saat 20:00 civarı idi. İnanılmaz bir şekilde  22:20 ye kadar hiç durmaksızın yüzdüm. Defne zaten hep atlıyor yüzüyor.

Son yarım saat kimse yoktu. Tek başımıza idik havuz da çok güzeldi.

Sonra odalarımıza geçtik. Ben hemen yarın için hazırlıklara başladım. 

Çünkü Bilallerle Erciyes'e çıkacağız. 

Defne de bu sırada biraz ödev yaptı.

Sonra da derin bir uykuya daldı kuzucum.

Ben yarınki eşyaları ayarladım. Valizleri ayarladım. Sağı solu topladım.

Kendime güzel bir çay yaptım.

 Masaya oturdum bunları yazıyorum. 

Çok güzel bir gündü.

Saat 2 oldu ama hâlâ hiç uykum yok. 

İnş yarın da güzel bir gün olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder