18.02.2024
Bugün Defne biraz hasta görünüyor.
Hemen Defne'nin de benim de en sevdiğimiz çorba olan kıymalı şehriye çorbası yaptım.
* Çelik tenceremize biraz zeytinyağı ve yaklaşık 200 gram kadar kıyma koyup kavuruyoruz.
* Üzerine incecik doğranmış 1 adet yeşil biber ekliyoruz. Kavuruyoruz.
* Yaz mevsiminde gerek yok ama şimdi domatesi az kullanacağım için 1 tatlı kaşığı biber iki tatlı kaşığı domates salçası ekliyoruz.
* Mevsim yaz ise 4-5 adet şimdi kış olduğu için sadece 1 adet domates rendeliyoruz.
* Tenceremizde domatesler pişene kadar kısık ateşte 5-6 dakika bekliyoruz.
* Üzerine kaynar su ekledikten 1 kaseden biraz az şehriye ekliyoruz.
* Normalde arpa şehriye severim ama bugün tel şehriye kullandım.
* Şehriyeler pişince altını kapatıp maydanozunu ekliyoruz. Bol limon sıkıp karabiber ekleyip içiyoruz.
Ben bu sefer biraz daha farklı yaptım. Böyle de çok güzel oldu.
* Bir kasede 3 kaşık yoğurt bir kaşık unu çok iyi çırpıyoruz. 1 yumurta da ekleyebiliriz ama ben yumurta kokusu sevmediğimden eklemedim. Böyle de oluyor.
* Terbiyemizin alışması için çorbamızdan bir kepçe kadar ekleyip iyice karıştırıp çorbamıza ekliyoruz.
* Kaynayınca tuzunu da ekleyip altını kapatıyoruz.
* Normalde hiç kullanmam ama sağlıklı olsun diye bu sefer ezilmiş 2 diş sarımsak da ekledim. Çok yakıştı. Gayet de güzel oldu.
* Çok ince doğranmış maydanozları da en son ekliyoruz. Bu çorba maydanozsuz olmaz.
* Üzerine karabiber ekleyip sıcak sıcak içiyoruz.
Bol şifa olsun.
* Çorba çok güzel oldu. Lakin Defne bir kaşık tadına baktı daha da içmedi. Belki akşama içer. İnş hastalığı ilerlemez.
...
Bugün sabah yine Safir'le uyandım.
Ayağımı dişliyor elimi yalıyor miyavlıyor uyumak ne mümkün.
Kahvaltı hazırladım önce.
Kahvaltıya yumurtalı ekmek kızarttım.
Defne minicik bir dilim yiyebildi.
Sonra Safir'in kum kutusunu boşalttım yıkadım temiz kum koydum.
Banyoyu temizledim.
Sonra mutfağı topladım.
Bulaşık makinası doldu onu çalıştırdım.
Sağı solu topladım.
Evi süpürdüm.
Sonra hemen Defne'nin çorbasını yaptım.
İçmedi. Sonra ona sucuk kızarttım yemedi. sonra yumurta haşladım yemedi. Yumurtalar çok yuvarlak olmuş ne demekse. O ne demek diye bile sormadım artık bıktım bir şey yememesinden. Yemiyorum diyor peki deyip alıyorum önünden.
Bir kahve içip biraz kitap okudum.
Dalmışım.
Safir'le başbaşa yanak yanağa onun mırmırı ile bir güzel uyumuşum.
Uyandığımda saat 17:00 yi gösteriyordu.
İnanamadım birkaç kere saate baktım. Hatta içeri gidip diğer saatlere de baktım acaba saat yanlış mı gösteriyor diyerek. Acaba uyudum da sabah 5 mi oldu dedim o kadar zaman algım dağılmıştı.
Defne'ye göre 10-15 dakika uyumuşum sadece.
Hiç bir şey yapmadan akşam oluvermiş.
Ağlamak istedim o an.
Bir günüm daha bomboş geçti ziyan oldu.
Sonra Kemal'e gittik. Defne'nin atık madde defilesi için elbisesini diktik.
Boş beleş işler.
Ben de dahil kimse diyemiyor bu çöp poşetlerinin içinde ne işi var bu çocukların.
Bu sırada saat 20:00 oldu.
Sonra önce kırtasiye sonra ekmekçi sonra Happy ve son olarak da Bim'e geçerek alışverişi tamamladık.
Eve geldik.
Önce yemek çay faslı.
Hazır tavuk döner almıştık bimden Defne bunu gayet beğendi yedi.
22:30 dan sonra Defne ödevlerini yapmaya başladı.
Ben de sabah topladığım evi yeniden topladım. Bulaşık makinasını boşalttım ve yenileri doldurdum şimdi yeniden çalıştırdım.
Artık 12'yi de geçti. Hadi yatalım hadi derken anne bana meyve suyu yap dedi. Hadi hoop yeniden greyfurt portakal limon suyu sıktım.
Onu da içmiyor ekşi diyerek.
Şu an saat 12:30'a yaklaştı. Defne hâlâ oyun oynuyor.
Bir saniye bile dinlenemedim bugün.
Böyle zamanlarda çok bıkıyorum yaşamaktan.
Uğraşmaktan didinmekten boşa kürek çekmekten çok yoruldum.
Çok sıkıldım.
Her günüm böyle.
Tek tesellim Defne iyi görünüyor. Inş hasta olmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder