17.02.2024
Bugün sabah bir türlü yataktan kalkamadım.
Defne anne hadi hadi derken Safir tepemde hoplayıp zıplarken daha da yatmak mümkün olamayacağından kafam bir milyon mecburen kalktım.
Dün Defne'nin 4 arkadaşı geldi. 2 tanesinin de annesi geldi. Akşam 21'e doğru herkes dağıldığında kafam uğul uğuldu ve bunları yazarken bile hâlâ başım ağrıyor.
Beynimin bütün bu sesleri konuşmaları derleyip toparlayıp düzenleyip dengelemesi için birkaç güne ihtiyacım var.
Sabah uyanınca biraz oturduk evde.
Defne kaşı beni gıdıkla beni hadi oynayalım demeye başlayınca kalk Betül kalk dedim.
Hafta sonlarımı elimden geldigince iyi değerlendireceğime dair kendime sözüm var.
Çıktığıma çok pişman olacağımı düşünüyordum ama yine de çıktım.
Olmadı erkenden hemen dönerim dedim.
Defne'yi babasına bırakıp Sultanahmet Meydanı'na gittim.
Bugün hava çok soğuk ve çok karanlık ama yine de Sultanahmet Meydanı oldukça kalabalıktı.
Önce Haseki Hürrem Sultan Hamamı'nın önündeki simitçiden sade bir simit ve oradaki büfe gibi yerden çay aldım.( simit:10 TL çay: 20 TL)
Her zaman ki gibi Sultanahmet'i gören bir banka oturdum. Kahvaltımı yaptım.
Oyalanmadan hemen İbrahim Paşa Sarayı'na yani Türk-İslam Eserleri Müzesi'ne gittim.
Burası müzekart ile ücretsiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder