3/30/2025

İBRAHİM PAŞA SARAYI

 

 17.02.2024

Bugün sabah bir türlü yataktan kalkamadım.

Defne anne hadi hadi derken Safir tepemde hoplayıp zıplarken daha da yatmak mümkün olamayacağından kafam bir milyon mecburen kalktım.

Dün Defne'nin 4 arkadaşı geldi. 2 tanesinin de annesi geldi. Akşam 21'e doğru herkes dağıldığında kafam uğul uğuldu ve bunları yazarken bile hâlâ başım ağrıyor.

Beynimin bütün bu sesleri konuşmaları derleyip toparlayıp düzenleyip dengelemesi için birkaç güne ihtiyacım var.

Sabah uyanınca biraz oturduk evde.

Defne kaşı beni gıdıkla beni hadi oynayalım demeye başlayınca kalk Betül kalk dedim. 

Hafta sonlarımı elimden geldigince iyi değerlendireceğime dair kendime sözüm var.

Çıktığıma çok pişman olacağımı düşünüyordum ama yine de çıktım. 

Olmadı erkenden hemen dönerim dedim.

Defne'yi babasına bırakıp Sultanahmet Meydanı'na gittim.

Bugün hava çok soğuk ve çok karanlık ama yine de Sultanahmet Meydanı oldukça kalabalıktı.

Önce Haseki Hürrem Sultan Hamamı'nın önündeki simitçiden sade bir simit ve oradaki büfe gibi yerden çay aldım.( simit:10 TL çay: 20 TL)

Her zaman ki gibi Sultanahmet'i gören bir banka oturdum. Kahvaltımı yaptım. 

Oyalanmadan hemen İbrahim Paşa Sarayı'na yani Türk-İslam Eserleri Müzesi'ne gittim.

Burası müzekart ile ücretsiz.




Çok sakin çok sade bir müze.

Her odayı bir İslam devleti-dönemine ayırmışlar.

İlhanlılar Memluklular Safeviler Artuklular gibi.

Gezdim ve çok beğendim.








Bu hattı Sultan II. Mahmut yapmış.


Fermanların konulduğu bu kutulara Kubur deniliyormuş



Avludan etrafı seyrettim. Buradan meydan çok güzel görünüyor.

Yaseminler açınca bu avluda kahve içmek harika olur.




Buradan çıkınca aşağıdaki Rumî Sergisi'ne geçtim. 

Ama hiç beğenmedim çok vasat basit buldum.

 2 dakikada gezdim bitti.

Devamı bir sonraki yazıda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder