3/31/2025

DOĞU'NUN HAZİNELERİ TURU, 3. GÜN, KARS, ANİ HARABELERİ

 

20.08.2024 Salı

Bugün saat 06:00'da kahvaltı var 07:00'de ise aracımız kalkacak. Sabah 05:00'de kalktım. Gayet de dinçtim. Palandöken havası bana iyi gelmiş belli.

Saçlarıma fön çektim. 

Sırf fotoğraflarda düzgün görünmek için sabahın köründe kalktığıma inanamıyorum.

Palandöken Dağı'ndaki güzel otelimizden hüzünle ayrıldım. 

Erzurum'da kayak merkezi var. Hem gençlik oyunları vs yapılıyor burada. Bu yüzden de adamlar harika bir otel yapmışlar tam kayak merkezinin karşısına. 

Gezimizin geri kalanında bundan düzgün bir otel göremeyiz daha da.

Aracımızla Kars'a yol aldık. 

Erzurum'da otobüsten Aziziye Tabyası'nı Mecidiye Tabyası'nı gördük.

Nene Hatun'un köyünü gördük. 

Babamın ara ara söylediği "Hasan Kalesi'nde ceketim kaldı" türküsündeki Hasankale'yi gördük. 

Pasinler Ovası'nı Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin doğduğu köyü gördük.

Bu arada rehberimiz her geçtiğimiz yerle ilgili de bilgiler veriyordu. 

Mesela Pasinler Ovası'nı geçerken Pasinler Savaşı'ndan, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinden bahsederken tabii ki İsmail Fakirullahtan ve tabii ki Tillo'dan.

Bunun gibi.

 Zaten turumuz kültür turu. 

Gezdikçe kültürleniyoruz.

Gerçekten de bir kültür turu oldu bu tur. Tarih ve coğrafya bilgilerimi tazeledim.

Horasan'a gelmeden Çobandede Köprüsü'nde fotoğraf molası verdik.

Sarıkamış'a geldiğimizde rehberimiz Allahüekber Dağları'nda bir kurşun bile atamadan soğuktan donan askercikleri anlattığında ağlamamak için kendimi zor tuttum. 

Allah rahmet eylesin şehitlerimize.

Doğu Anadolu coğrafyası o kadar güzel ki. Otobüs yolculuklarında bir an bile sıkılmadım.

Bu arada rehberimiz etkinlikler için para topladı.

Gezimiz boyu ekstra tekne turları ve Kars Kafkas gecesi var. Bunlar için kişi başı 2450 TL topladı.

(Ekstra 2450x2=4900 TL)

Aras nehrini takip ede ede Kars'a geldik.



 Önce Malakan Peynirci'de durduk. Burada Kars peyniri hakkında bir sunum oldu. Ardından da peynir tadımı.

 Peynirler gerçekten de enfesti. Buradan peynir almak isterdim ama mümkün değil çünkü daha gezimizin başındayız. Eve gelinceye kadar bozulur.

Ama Kars balı aldım. 

Yukarıda fotoğraftaki balı aldım.

(Kars Balı: 600 TL) 

Burada neredeyse yarım saat kaldık. İnsanlar güzel güzel tadım yaptı. Sonra da bol bol alışveriş.

Bu arada bizim grup oturmasını kalkmasını bilen kişilerden oluşuyor. Baya elit bir grup. Başta demiştim ya bir sürü öğretmen var.

Grubumuz her gittiği yerde ağırlığını gösterdi.

Mesela peynircide neredeyse yarım saat kaldık ama hayret birşey ki tadım tabaklarında hâlâ peynir vardı. 

Karadeniz turunda teyzeler, ve de annem tabii ki, tadımlıklara adeta saldırıyorlardı.

 Hani mağaza açılışında tanıtım için bedava baklava vs dağıtır da bizim insanımız bir dilim baklava için birbirini ezer ya her tadım olduğunda birbirlerinin itekliyorlardı.

Mıhlama tadımında Defne'yi de ezer geçerler diye ben Defne'yi alıp arkaya kaçmıştım.

 Bunu öngöremeyen Bursalı ailenin kızı arada kalmıştı, az kalsın ezilme tehlikesi geçirmişti. 

Yani bu grup oldukça hoş seviyeli bir grup. 

Sonra serbest zaman verildi. Şehri dolaştık.

 Kars gerçekten de güzel bir şehir. 

Aslında ben lise son sınıfta kaldığım lojmanları, okuduğum liseyi, gezdiğimiz çarşıları görmek istedim. Vakit de vardı.

Ama Defne ağlaya ağlaya geberdi. Kendi gezmediği gibi beni de gezdirmedi. 

Ona defalarca turdaki diğer insanlarla çay bahçesinde oturmasını söyledim kabul etmedi. 

Napalım madem ki 8 yaşında küçük bir kızı bu zorlu tura getirdim, biraz o fedakarlık yapacak biraz da ben.

Zaten çoğu fotoğrafı da ağlama eşliğinde çektim bu arada.

Bilaller bu tura çıkmadan önce Defne'yi Kemal'e bırak sen rahat rahat gezersin. Yazık bu çocuğa da,7 gün yolculuğa nasıl dayansın vs dediler.

Ben Defne'nin buraları görmesini istedim. Genel kültürü görgüsü artsın.

...

Aşağıdaki 12 Havariler Kilisesi







Puşkin Kars'a gelmiş ve çok uzun süre burada kalmış. Burada tarihi hamama gelirmiş. O yüzden etrafta ismini kafelerde görüyoruz. Herhalde Puşkinden esinlenip kafelere Raskolnikov gibi Türkiye'de başka yerde pek göremeyecegimiz isimler vermişler. 

Aynı zamanda Orhan Pamuk'un Kar kitabı  Kars'ta geçiyor. Rehberimiz Orhan Pamuk'un kaldığı oteli de gösterdi.

Nuri Bilge Ceylan'ın İklimler filminin bir kısmı da Kars 'ta geçiyor. ( Son sahne harikaydı. Lapa lapa kar yağıyordu. Nuri Bilge Ceylan müthiş etkileyici unutulmaz bir sahne ile bitirmişti filmi)

Daha sonra öğle yemeğine geçtik.

Herkes gibi ben de kaz eti söyledim.

Kars'ta kaz eti yenir değil mi?

Gittiğimiz restaurant eski bir Rus binasıydı.

 Ortam güzeldi.

Önce yöresel bir çorba geldi. Evelik otu çorbası imiş. Ben sevdim. Lezzetliydi. Ortada ev turşusu hoşaf çeçil peyniri ve salata da vardı.

Tatlı olarak da ulmaç helvası. Bu da güzeldi.

Bu arada masada önümüze iki bey oturdu. Biri Mudanya'da okulda görevli imiş ve diğeri de bir aşçı imiş. Yemekte onlarla muhabbet ettik.

Kaz eti güzeldi ama bir daha yer miyim,  yemem herhalde. Çünkü bu yemeği yerken hiç aç değildim. Saat 12 civarı geldik buraya benim kahvaltı saatim sayılır. Ayrıca porsiyon da epey büyüktü. Defne ile birlikte yememize ve karşı taraftaki beylere de kaz eti tatsınlar diye büyük büyük parçalar vermeme rağmen bana çok geldi. 

(Kaz Etli Menü: 750 TL)

Şu anda bunları yazarken hala o etleri sindiremediğimi hissediyorum. O kadar doyurdu beni.

Yemekten sonra Ani Harabeleri'ne geçtik. 

Biz Kars'ta kaldığımızda babam askeriyeden arkadaşları ile Ani'ye gitmişti.

Nasıl bir yer dediğimizde de bir şey yok oralar sadece harabe demişti. 

Hiç bir şey beklemiyordum bu yüzden.

Ah babacığım. Herhalde sesimiz çıkmasın gidelim diye ısrar etmeyelim diye öyle söyledin. 

Ya da sen de annem gibi tarihî yerlere sadece harebe gözü ile bakıyorsun.

Ani Harabeleri muhteşemdi.





Manzaralar enfesti.

Karşı taraf Ermenistan. Arada muhteşem Aras'ın kolu, Arpaçay nehri var.

 Sınırı bu nehir belirliyor. 

Burası  İpek Yolu'nun geçiş noktası imiş. Aşağıda minicik görünen bir köprü var. Atalarımız kervanlarını oradan geçirirmiş.


İpek Yolu buradan geçiyormuş. Aşağıdaki fotoğraf da İpek Yolu'ndan bir kesit.

Koca şehirden kala kala bir kaç anıt kalmış.

 Hepsi de çok etkileyici idi. 

Bir de harabeleri gezerken yavru kuşlar gördük. 

Nasıl nasıl tatlılardı anlatamam.

Buradan şehre döndük. Otelimize geçtik.

Palandöken'den sonra, otelden pek bir şey bekleme Defneciğim, deyip duruyordum.

Otelimize geldiğimizde şaşkınlıktan dilimiz tutuldu. 

Kars Katerina Sarayı'na geldik. 

Tam da Arpaçay'ın yanında Kars Kalesi'ne yaslanmış bir Rus binası.

O kadar harika idi ki. 

Sonra odamıza geçtik . 

Odamız da o kadar güzeldi ki.

O kadar mutlu idik ki Defne ile.

Hemen prenses havasına girdik.



Kocaman altın varaklı bir yatak, yine altın yaldızlı mobilyalar koltuk masa.

 Manzaramız da enfes.

Harika bir otel.

Sonra hazırlanıp Kafkas gecesi için çıktık. Yürüyerek gittik. 

Kafkas gecesinde önce aşıklar geldi. Birbiri ile atıştılar maniler söylediler. Her mani söylediklerinde de gruptakiler bağlamaların ucuna para takıyordu. 

Bana da geldi Seda Sayan gibisin diye biten bir mani okudu. Hiç hoşuma gitmedi. 

Bahşiş falan vermedim. 

Ayrıca yaptıkları şey bana aşık atışması değil meşru dilencilik gibi geldi. Çünkü her manide para istiyorlardı.

Manilerde cimri çıktığımızdan Anteplilerle yarışamayacağımızdan vs vs bahsedip durdular.

Ayrıca birbirlerini merkepe falan benzettiler hiç hoşuma gitmedi.

Defne ama çok güldü bayıldı. 

Onun için iyi bir tecrübe oldu. Aşık nedir atışma nedir öğrendi. 

Sade Defne değil herkes çok güldü lakin bu atışma benim mizah anlayışıma pek uygun değildi.

Sonra Kafkas oyunları oldu. 

Defne bayıldı bayıldı.

Gençler sürekli kostüm değiştirdi. Gecenin ışığında parıl parıl parlıyordu kıyafetleri.

 Ben de beğendim. Gençler gerçekten çok çalışmışlar uğraşmışlar belli. 

Evde bilgisayar başında ömür çürüteceklerine böyle bir etkinliklerle uğraştıkları için destek olmak istedim.

Aşıklara vereceğime bunlara veririm dedim. Defne şapkalarına parayı attı. Böylece çocuğum ilk kez bahşiş verdi. (100 TL)

Bu da sona erince mekanın dışına çıktık.  

Bir ateş yakmışlar, bir akordion bir de darbuka ile bu sefer de ateşin etrafında şarkılar söylendi. Danslar edildi.

Gerçekten de hoştu.

Ama Defne'nin çok uykusu geldi. Biz gruptan ayrılıp erken döndük otelimize.

Herşey ama herşey harika idi bugün. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder