8/07/2026

GOUDA PEYNİR FESTİVALİ, HOLLANDA 8. GÜN


 30.07.2026 Perşembe

Bugün kahvaltıdan sonra bize 12 km uzaklıkta olan Gouda'ya gittik. 

Gouda bisikletle ya da yürüyüş yolları ile bize çok daha yakın.

Bilaller neredeyse her gün bisikletle gidip biraz dolanıp geliyorlar.

Gouda'da meydanda her perşembe peynir festivali yapılıyor.

Çeşit çeşit peynirler satışa çıkıyor.

Gouda peynirleri dünyaca meşhur malumunuz. Bu peynirlerin neden bu kadar lezzetli olduğunu artık çok iyi biliyorum. Çünkü bizim oturduğumuz yerde Driebruggen'da da görüyorum. Bu civarda inekler koyunlar sabahtan akşama açık havada yemyeşil uçsuz bucaksız tarlalarda mutlu mutlu otlayıp duruyorlar. Zaten her yer kanal. Sularını da rahat rahat içiyorlar. Arazi çok geniş olduğu için de geziniyorlar. Her tarafları pırıl pırıl. Üzerlerinde bir pislik görmedim. Hepsi de mutlu ve çok sağlıklı görünüyor.

Mutlu ineklerin güzel sütü olur onlardan da harika peynirler olur doğal olarak. 

Biz evde ( Driebruggen'da)  Old Amsterdam peynirleri alıyoruz. Bizimkiler bayılıyor bu peynirlere. Bana biraz ağır geliyor ama sandviçte ya da krem peynir halini ben de beğeniyorum. Peynir konusunda çok cahilim. Kendimi bu konuda eğitemedim maalesef. 

Bu sene Gouda'da meydandaki belediye binası restorasyana alınmış. Ama şenlikler tam gaz devam ediyordu. 

Meydanda yöresel kıyafetler giyinmiş gençler simsiyah çok güzel bir atın sürülmüş olduğu at arabasından peynirleri yükleniyor, güzel genç kızlar peynir tekerleri ile poz veriyor. Her taraftan müzik sesleri geliyor. Tam bir şenlik havası var. 

Çok yaşlı amcalar meydanda müzik yaparken çok sevimli görünüyordu.

Gouda Peynir Müzesi'nde bu sevimli amcadan fotosu için izin aldım. Çocuklara eski yöntemlerle tartım ile ilgili birşeyler anlatıyordu. 

Hollanda'nın malum waffle'ları meşhur. Meydanda tatlısı tuzlusu meyvelisi pek çok çeşit waffle satan bir sürü stand var. Gerçekten de hepsi de ayrı ayrı çok güzel görünüyor. Tereyağlı kremalı tatlı olanları satın alıyoruz zaten. Evde çayın yanında kutu kutu yiyoruz. Keşke İstanbul'a da gelse de alsak. Gerçekten enfesler. 

Bu meydanda bir de peynirli olanları yapılıyor. Buradan peynirli waffle aldım. Minicik bir waffle ama her turistik mekanda olduğu gibi fiyatı çok yüksek. (4 euro) 

Bu paketlerdeki wafflardan bir tanesini ısıtıp veriyorlar. Harika bir peynir tadı var. 

Geçen yıl uzun uzun gösterileri seyrettiğimiz ve her bir karesini fotoğrafladığımız için burada çok oyalanmadık. 

Etrafı dolaştık. 

Defne dondurma istedi. Meydandaki dondurmacıdan aldım. Ama sonra bir kilisenin güzel bahçesinde otururken dondurmasını düşürdü. Aman zaten güzel değildi dedi. Türkler dondurma konusunda çok daha iyi bence. 

(Dondurma'nın 2 topu 5 euro. Bana cok pahalı geldi. Herkes de dondurma yiyordu. )

Eve dönmeden evvel de bizimkilere buranın meşhur patateslerinden aldım. Burada yani Hollanda'da nasıl yapıyorlar bilmiyorum ama bizim patateslerden çok farklı oluyor. Üzerine de bir mayonez ekliyorlar ama yine bizim mayonezlerden çok daha kıvamlı lezzetli krema gibi bir mayonez. Mayonez kullanmayan hatta sevmeyen ben buradaki mayonezleri severek yiyorum.

(Patates de 4.85 euro)

Evet  Gouda peynirlerinin tadına bakıldı.

Pwynirli waffle alındı.

Dondurma alındı.

Mayonezli patates alındı. 

Peynirci kızlarla poz verildi.

Atlarla gösteriler izlendi. 

Geçen yıl da  Gouda Müzesi'ni gezmiştim.

Duvardaki halkı selamlayan kuklaları da görmüştüm.

Bence Gouda'nın hakkı verildi. 

Eve döndük. Biraz dinlendik çay kahve içtik. 

Hadi bir de akşama Rotterdam'a gidelim dedik.

Rotterdam'da Osman'ın arkadaşı bir pizzacı açmış. Oraya pizza yemeğe hem de (asıl sebep) Osman'ın arkadaşlarını tanımaya gittik.


Hollanda'da kanallarda yüzen evler var.

Rotterdam'a gelince biraz dolaşıp  arkadaşının dükkanına gittik. Bir köşede minik sevimli bir dükkan. Oturma yerleri yok sadece eve sipariş vermek üzere tasarlanmış. Hayatımda ilk kez bir pizzacının arka taraflarını gördüm. Ne kadar çok malzeme ne kadar çok alan bir sürü çalışan var. Minicik görünen bu dükkanın daha da arka taraflarında ise daha da büyük ne işe yaradığını anlamadığım bir alan vardı. Osman gizlice ( yasakmış çünkü) arabasını da buraya park etti. Arkadaşı da arabasını buraya parketmiş.

Kendilerinin dinlenmesi için ayrılmış alana geçtik. 

Pizzalarımızi buraya söyledik. Aslında herkes kendi pizzasını kendi yapacaktı. Ama sonra hem hava çok sıcaktı hem de hepimiz çok yorulmuştuk. Hem de güzel bir pizza yemek istiyorduk. Kimse mutfağa girmek istemedi. 

Biz farklı bir şeyler denemek istedik. Klasik bir pizza yerine sebzeli ıspanaklı vejetaryen bir pizza ile barbekü soslu değişik bir pizza söyledik. 

Hayatımda hiç bu kadar güzel pizzalar yememiştim.

Bir kere sebzeli olan ıspanaklı pizza yani kim pizzada ıspanak sever ki ama muhteşem olmuştu. 

Diğer barbekü soslu olanda içinde soğan vardı çok garipsedim ama harika bir lezzet katmıştı. 

Zaten iki dilimle doyduk. Patladık neredeyse. Sonra bir baktık ki tatlı olarak da calzone gelmiş. Güzel sıcak bir hamurun içinde akışkan çikolata var. Anında bitti bu da. Artık patlıcaz zannederken bir de pastel de nata geldi. Bu da ispanyol tatlısı imiş. Çok farklı değişik bir lezzet bu da. Önce tuzlu gibi bir tat geliyor ardından şekerli güzel bir krema tadı geliyor . Ben yine bu tatlıya da 10/10 verdim. 

Zaten bu dükkandan bir alan hep sipariş veriyormuş. Daha açılalı bir ay olmasına rağmen artıya geçmişler maşallah. Allah daha çok kazandırsın inşallah. Bereketli bol kazançları olsun.

Çalışanlarla ve özellikle de Osman'ın arkadaşı ile hoş muhabbet sohbetten sonra eve geldik.

 Kalan pizzalari tatlıları da eve getirdik. Gece çay içerken bir iki lokma yedik onlardam hâlâ çok güzelledi. 

Bugün de böyle geçti.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder