12/19/2025

GOUDA, HOLLANDA'DA 6. GÜNÜMÜZ

 31.07.2025 Perşembe

Bugün kahvaltıdan sonra Gouda'ya geçtik. 

Ege Bora ve Bilal bisikletle geldi.

Ege Bora Gouda yollarına bayılmış. Tüm tatil boyunca söyleyip durdu. Biz otomobille geldiğimiz için o yolları göremedik.  O kadar güzel anlattı ki İstanbul'a dönünce ilk işim bir bisiklet almak olacak. Bir dahaki gelişime kadar form kazanırsam bir sonraki gelişimde ben de bisikletle turlayacağım Hollanda'yı. 

Defne ev sahibinin kız çocuğunun bisikletini kullanarak ( izin aldık kullanmak için) epey bir bisiklet kullandı. Hatta gitmemize yakın Osman dayısı ile birlikte 7 km bisiklet sürmüş. 

İnşallah bir dahaki sefere ben de katılabilirim onlara.

Gouda meydana geldik. Burada Peynir Festivali oluyormuş. Osman'ın dediğine göre Hollanda'da festivaller bitmezmiş her zaman bir etkinlik bir eğlence bulunurmuş. Burada insanlar eğlenmeyi mutlu olmayı seviyormuş.

Gouda Peynir Festivali de küçük ama sevimli bir festival. Gouda Meydan'da belediye binasının etrafında bir sürü peynirci var. Çeşit çeşit peynirler. Köylü kıyafetleri ile yapılı dinç yakışıklı delikanlılar, güzel sağlıklı genç kızlar ortalıkta yürüyor, Hollanda'nın meşhur takunyaları- klompenleri- ile ortalıkta arzı endam ediyorlar. Hollanda'nın takunyaları yani klompenleri tıpkı yeldeğirmenleri, peynirleri holştayn inekleri laleleri gibi Hollanda ile özdeşleşmış ulusal semboller. 

Devasa büyüklükteki ama çok sakin doru bir at, peynirle yüklü ( gerçek peynir değiller) at arabası sürüyor. 

Defne ile atı sevdik sonra küçük çocuklar için süt sağma, peynir yapma etkinliklerine katıldık.

Belediye binasında her yarım saatte çanlar çalarak bir gösteri yapılıyor. Binanın yüksekçe bir yerinde duvarda minik kırmızı kapı açılıyor ve kukladan bir kral çıkıp halkı selamlıyor. Onu izlerken sanki ilk kez Shrek'i izliyor gibi mutlu ve heyecanlıydım.

Ortaçağlardan kalma minik figürler burada.

Meydanda bir de kendi kendine müzik çalan bir araç vardı.

Sonra buranın meşhur peynirli waffle'dan yedik. Gerçekten enfesti.

 Meşhur patates kızartmasından aldık. 

 Sonra Bilal buranın meşhur bir tatlısı varmış ondan almış. 

Herbiri de çok güzeldi.

Meydanda epey bir gezdik. Sonra Gouda Müzesi'ne geldik.

Gouda Müzesi minicik bir müze. Çok etkilendiğimi söyleyememem ama bir zaman kaybı da değildi. 

Sonra döndük.

Akşam bizim köyden biraz yürüyüş yaptım.

Köye bayıldım.

Nasıl güzel evler var. 

Mutlaka bir günümü ayırıp buraları doya doya gezmeye karar verdim.














Yukarıda bizim köyde bulunan  büyük bir ahır. Aşağıda ise ahırın hemen yanındaki ahırla bitişik olan ev. Onun altındaki resim ise ahırın önündeki gölet. Ne bir pislik ne de göz yoran bir şey var. Ahır bile tertemiz görünüyor.







Çok güzel bir günü de böyle sonlandırdık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder