7/31/2018

SİPARİŞLERİM GELDİ

Dün ilk defa internetten kozmetik sipariş ettim.  
Bugün ürünlerim geldi.


Teşekkürler anne dükkan.


2 yıl kadar önce şu gülyağını eczaneden 135 TL den indirim alarak 85 TL ye almıştım.  Şu anda anne dükkandan ise sadece 44 TL ye aldım. Diğer internet sitelerinde 160 TL ye satılan kırışıklık karıştı kremi 95 TL ye ve  diger sitelerde 120 TL ye satılan göz kremini ise 52 TL ye aldım. 


Başta çok tereddüt ettim. İnternetten alışveriş yapmak güvenilir mi ? Acaba gerçek mi sahte mi tarihi geçmiş ürün yollarlar mı diye bir türlü karar veremedim. 

Anne dükkan denilen internet sitesinde ürünlerin son kullanma tarihlerini yazmışlar. Diğer siteler de barkod koymuş ama oradan barkodlarini okutturmaya üşendim.  Şikayetim var sitesinde de anne dükkanla ilgili pek şikayet göremedim. 

Böylece dün ilk siparişlerimi verdim. Bundan böyle internetten devam etmeyi düşünüyorum. 

7/25/2018

İSTANBUL AKVARYUM

Dün İstanbul Akvaryum'a gittik.



İstanbul Akvaryum Florya'da.

Açık ve kapalı otopark ücretli ama biraz ilerde ücretsiz park edebileceğiniz yerler var.

Giriş ücreti ise 0-2 yaş ücretsiz. 2 yaş üstü çocuklar ve öğretmenler internet bilet satışı 44 TL.

Hem hafta içi hem de temmuz yazında tenha olur rahat rahat gezeriz diye düşünmüştüm. Fakat otobüs otobüs turist gelmişti. Kendimiz ve görevliler dışında Türkçe konuşana rastlamadım. Arap misafirlerimiz ekonomiye can veriyorlar can.

İstanbul Akvaryum çok kalabalık olmasına rağmen gayet  güzeldi. Gezi boyunca hiç sıkılmadım.  Defne Ferah'ın da çok ilgisini çekti. Tabii istediğimiz gibi gezemedik. Defne Ferah habire çekiştirip duruyordu.  Ama yine de hem Defne Ferah hem de biz güzel vakit geçirdik.



Ben akvaryumlar ve içerisinde güzel balıklar göreceğimi zannediyordum. Ama hiç öyle değilmiş. Devasa havuzlar,heykeller, bir batık gemi, yağmur ormanı, İstanbul'un tek buz dağı, zehirli kurbağalar, hatta bir timsah vs....

Anlatmakla olmaz en iyisi gidip görmek lazım.

Dünya kadar fotoğraf çektim hiçbiri güzel çıkmamış.

İstanbul Akvaryum  gayet güzel, mutlaka gidip görün. Ben bir kaç kez daha gitmeyi düşünüyorum.

7/21/2018

KADIRGA KOYU, ASSOS (2018)

Bu çarşamba kardeşim  eşinin memleketi Çanakkale'ye gidecekti. Oraya giderken de yol üzeri sayılabilecek olan Kadırga koyuna uğrayacaklarını bizim de eşlik etmemizi söylediler.

Ben geçen yıl Kadırga Koyu ile ilgili bir yazı yazmıştım. İşte burada Kadırga Koyu 2017

O zaman suyu çok soğuk gelmişti, Bir daha da gelmem buraya demiştim. Pek memnun kalmamıştım yani .

Ama sırf aktivite olsun, Defne evde pineklemesin diye bir de ben Assos yollarını çok sevdiğim için tamam dedim.

Fakat o sabah sebebini bilmediğim karın ağrım vardı. Siz gidin biz sonra gelir size yetişiriz dediysem de onlar beklemeyi tercih ettiler, gitmediler. 

Karın ağrım şiddetlendince ağrı kesici kas gevşetici bir hap aldım. Daha 10 dakika geçmeden karın ağrım baya hafifledi. Eyleme göre yarım saatten önce etki etmesi imkansız fakat çok ağrı kesici kullanmadığımdan herhalde 20-25 dakika sonra vücudumda tarif edilmez bir hafiflik oluştu, sızdım kaldım. Baya uyumuşum. Uyandığımda vakit epey geçmişti.

Böylece sabah erken saatlerde gitmeyi planladığımız Kadırgaya ancak saat 17 00 sularında varabildik.



Yaklaşık 60 km  ve aşağı yukarı  75 dakikalık yolculuktan sonra Kadırgaya vardık.

Kadırga koyu kumluk değil ama resimdeki gibi mükemmel taşlar var.  Deniz ayakkabısı giymek gerek. Denizde biraz açılınca kumluk ama. Yosun ise hiç yok.



İyi ki de gitmişiz.

Su o kadar güzeldi ki...

Deniz masmavi su besberrak ve sıcacıktı.

Ayrıca tertemizdi; sıfır çöp.

Ortam da gayet nezihti.

Mangal yakan falan yoktu.

Sahil kalabalıktı ama ortam gayet sakindi.

Bağırıp çığıran  yoktu.

Seviyeli bir kalabalık vardı.( Artık çok hasretim böyle insanlara)

Defne Ferah çok güzel oynadı. Boynuna kadar suya girebiliyor artık. Henüz yüzmeyi ögrenmedi fakat ama benim kollarımda ayağını ellerini çırpabiliyor.

Denize girmeye doyamadım bugün. Güneş battıktan sonra Kemal zorla çıkardı.

O masmavi suyu lıkır lıkır içesim geldi.

Geçen yılki denizle alakası yoktu yani.

Şiddetle tavsiye ederim.


7/15/2018

DEFNE FERAH'IN YENİ KIYAFETLERİ ve OYUNCAKLARI (21)

Defne'nin bugünlerde en çok severek giydiği elbisesi


Mall of İstanbul'da Vicco'da bu ayakkabılar indirimde idi. Çok severek beğenerek aldım.

Nennesi kızıma bu şapkayı almış. Teşekkür ederiz.


6/24/2018

MERCİMEK ÇORBASI (I)


Mercimek çorbasının da tarifi verilir mi demeyin. Öyle bir tarif ki hem çok basit hem çok lezzetli. Şiddetle tavsiye ederim.

Bizim okulun kantininde bu sene çorba satılmaya başlandı. Ama ne çorba... Bir tadına bakan hep alıyor.

Arkadaşımızın biri kantinci ablalarımızdan o çorbanın tarifini istemiş. Geçenlerde okul grubunda paylaştı. Ben de akşamına hemen denedim. Gerçekten mükemmel oldu. Herkes 2. tabağı da istedi o derece sevildi yani.

Yapılışı da ayrıca çok basit...



* Mercimeği güzelce yıkıyoruz.( 1.5 su bardağı ile bir tencere çorba oluyor.)

* 2 katı kadar su ekliyoruz.

* İçine bir baş soyulmuş bütün soğan ekliyoruz.

*  Mercimekler pişince içine 1 kaşık salça, 3-4 kaşık yağ, tuz, pul biber, karabiber, kimyon, limon tuzu ( 1-2 parça sadece) ve nane ekleyip 5 dakika daha kaynatıyoruz.

* Soğanımızı çıkarıp atıyoruz.

* Çorbamızı blendırdan geçiriyoruz.

Afiyet olsun...

Not:

* Çorbamızın güzel olması için mercimek cinsi önemli imiş. Farklı farklı yerlerden mercimek alıp denemeyi düşünüyorum. Arkadaşlarımın genel tavsiyesi pazardan alınan mercimeğin daha kaliteli olduğu yönünde.

* Mercimeğimizi uzun uzun kaynatmalıymışız. Yani en az 1 saat tıngır tıngır kaynamalı imiş.


6/10/2018

KATALPA AĞACI, KATALPA BİGNONİOİDES


Bugün sabah erkenden Defne'yi bizim evin önündeki parka götürdüm.
 Sıcak bastırmadan gölgeler çekilmeden biraz oynayalım dedim. 
Bugünlerde İstanbul çok sıcak.

Parkın yanında bir ağaç mükemmel açmış.
 O kadar güzeldi ki...



6/07/2018

AMAK-I HAYAL ,FİLİBELİ AHMET HİLMİ


Amak-ı Hayal

Hayalin Derinliklerine Yolculuk


"Bu kitap, hakikat aşkıyla yanan, akılla kavranamayacak konuları merak eden insanların zevkle okuyacağı kanaatindeyim." diyerek başlıyor.

Tasavvufla ilgiliyseniz felsefeye merakınız varsa şiddetle tavsiye edilir.

Akıcı, başarılı, fantastik bir başyapıt.

100 yıl önce yazılmış olması ise ayrıca çok hayret verici.

Kitaptan birkaç alıntı...


İnsanların yüzbinlerce sene yeni kelimeler türetmek için uğraşmasına rağmen hâlâ gerektiği kadar kelimenin olmayışı tuhaf degil mi?

Bir hakikatın varlığı diğer bir hakikatın varlığına engel olamaz.


Eskiden severek okuduğum kitaplardan biri olan Amak-ı Hayal'i bu sefer çok daha beğenerek okudum. Birazcık felsefe öğrendiğim için kitabın bazı bölümlerini daha iyi anladım. Bazı meseleler ise hâlâ benden çok uzak.

Filibeli Ahmet Hilmi 1865 yılında Bulgaristan'ın Filibe şehrinde doğmuş. Galatasaray Lisesinde okumuş. Jön Türklerdenmiş.  Gazeteler çıkarmış, 40 kadar eser kaleme almış. 1913 de vefat etmiş ve Fatih Camii avlusuna gömülmüş.

Bu şaheserin hakettiği ilgiyi görmediği kanaatindeyim.








6/04/2018

İSLAM ve BATI, İBRAHİM KALIN

Bilim ve Sanat Vakfı ile ilk tanışıklığım 2005-2006 yılları civarına denk geliyor. Bu vakfın ismini arkadaşlarımdan çok duymuştum ama o zamanlar hafta sonları da çalıştığım için işten güçten  gitmeye vakit bulamamıştım. Sonrasında ise elimden geldiğince takipte kaldım. Ta ki MEB'e atanıp Mardin'e gidinceye kadar. Sonrasında ise İstanbul'a evli olarak döndüm ve evlilik hayatını oturtma çabaları ardından çocuk derken vakfı yine ihmal ettim.

Fakat önümüzdeki yıl  seminerlere yeniden  devam etmeyi çok istiyorum.

Bilim ve Sanat Vakfı Vefa'da. Saraçhane'de Reşat Nuri  Tiyatrosunu geçince meşhur Vefa Bozacısının biraz ilerisinde. Süleymaniye Camisinin arkasında kalıyor. Gayet bakımlı tertemiz iç açıcı bir bina. Kantin fiyatları gayet uygun. Vakfın içinde bulunan kitapçıda gayet güzel eserler çok uygun fiyata satılıyor. Karşı binada ise çok büyük bir kütüphane mevcut. Orada neredeyse tüm masalar ilim irfanla uğraşan görenlerin göğsünü kabartan  gençlerle dolu.

Bilim Sanat Vakfı her yıl güz ve bahar dönemi olmak üzere 8 haftalık ücretsiz tamamen halka açık seminerler veriyor.

Tahminen 50- 60 çeşit dersten ilgi alanınıza uygun olan derslere katılıyorsunuz.

Mesela ben  Felsefe ve Tarihten hoşlandığım için kendi zevkime uygun olarak;

* Felsefe ve Bilim Tarihi
* Doğa Felsefesi
* Klasik Sosyal Teori
* Türkiyede Sosyoloji
* Lübnan; Din Tarih Siyaset
* Osmanlıdan Günümüze Ortadoğu
* Şiilik
* Hristiyanlıkta Başlıca Temalar
* Mesnevi Okumaları
* Osmanlı İlk Dönem Tarihi
* Selçuklarda Devlet ve Medeniyet
* Afrikadaki Osmanlı
* Osmanlı Dönemi Balkan Coğrafyası
* Tasavvuf'a Giriş
* İmgeler Üzerinden Kadınların Tarihi
* Görsel Sanatlar ( Buna devam edemedim pek ilgi alanım değil)

gibi dersler aldım.

Bilim ve Sanat Vakfı seminerlerinden çok faydalandım. Ufkum çok genişledi.

Oraya devam ederken bu insanlar (bize ders veren hocalar) neden cumartesi günlerini bizim gibi sıradan insanlar için feda ediyorlar ki diye düşünmeden edemezdim.  Çünkü orada bize ders veren insanlar ara ara  televizyonda tartışma programlarında gördüğümüz konunun uzmanı gayet başarılı insanlardı.

Üniversitede iken daha o zamanlar ismini hiç duymadığım sonra Başbakanımız olan Ahmet Davutoğlu'ndan ders aldığını söyleyen arkadaşım vardı.



Şimdi Cumhurbaşkanı Sözcüsü olan İbrahim Kalın Bilim Sanat Vakfında " "İslam ve Batı İlişkileri " semineri vermişti. Kendisini öyle güzel dinletiyordu ki seminer su gibi akıp geçiyordu. Özellikle de Endülüsü anlattığı dersi unutamam.  O kadar çok kişi dinlemeye geliyordu ki anfi de hiç yer kalmadığı gibi bütün merdivenler  hatta kürsünün önü tıka basa insanlarla dolu oluyordu. Arka tarafta ise insanlar ayakta dinliyordu kendisini. O zamanlar top sakallı şimdikinden çok daha genç akılda kalıcı ve karizmatik (ve oldukça yakışıklı bulduğum)  bir şahsiyetti. Kendisinden çok şey öğrendim.

İşte o zaman bu kitabını almıştım. Çok beğenmiştim.

Bugünlerde yeni kitap okumak yerine eskiden severek okuduğum kitapları  yeniden okuyorum.  Yine çok severek okudum bu kitabı, çok faydalandım. Gayet güzel doyurucu bir kitap.

İslam ve Batı medeniyetlerininin ilişkisini tarihi seyri içinde inceliyor. Tavsiye ederim.

İşte kitabı okurken de Bilim ve Sanat Vakfındaki eski mutlu günlerim aklıma geldi. Daha dün gibi ama aradan neredeyse 13 yıl geçmiş.

Bol okumalı günler...