4/01/2025

YEDİGÖLLER GEZİSİ

11.11.2024 Pazartesi

Uzun zamandır merak ettiğim Yedigöller'e gittim bu pazartesi.

Sabah erkenden 05:00'te uyandım. 05:30'da yola çıktım.

İlk metroyu kesinlikle kaçırmamam lazımdı. 

Servisimiz 07:00'de Mecidiyeköy'den kalkacaktı ve yetişemeyeceğim diye çok korkuyordum. 

Sabah 06:02'de metro geldi. Bu saatte buralarda kimse olmaz zannediyordum ama inanılmaz bir şekilde epey bir insan vardı durakta.

Her zamanki gibi Mahmutbey'de aktarma yapıp Yıldız metrosuna bindim. Daha 07:00'ye gelmeden indim Allah'a şükür. Servise yetiştim.

Tam vaktinde kalktı servisimiz. 

Yedigöller'e talep çok olduğu için bu sefer iki servis yapmışlar; Anadolu'dan katılanlar ve Avrupa'dan katılanlar diye.

Hiç oyalanmadan bastık gittik. 

Gittik gittik gittik.

Yollarda oyalanmamak adına kahvaltı için durmadık. Aracımızda simit ve meyve suyu ikramı oldu. 

Sadece 2 yerde ihtiyaç molası verildi. 

Yedigöller'e yaklaştığımızda manzaralar güzelleşti. 

Yol boyu renk renk ağaçlar gördük.  

O kadar güzellerdi ki. 

Yolda ilerlerken bu benim en güzel sonbaharım diye düşündüm.

Gerçekten de öyle...

Yedigöller'e bir kaç dakika kala Kapankaya Seyir Terası'nda durduk. 

Baya baya bir merdiven çıkarak tepeden Yedigöller'e baktık.

Buradan bazı göller görülebiliyor.

Sonra mangal başına gittik. İsteyen sucuk isteyen köfte ya da isteyen karışık ekmek arası alabiliyordu. Ben köfte ekmek istedim yanına da ayran.

Ağaçların altında minik masalardan birine  küçük hasır taburelerden birine oturdum 

 Manzara muhteşemdi.

Ortam hoştu.

Yan tarafta da semaver çayı vardı. 

Kara kazanda ise mısır kaynıyordu. 

Aslında başım dönüyordu elim ayağım titriyordu. Hiç yemek havasında değildim ama baş ağrısı yaşamak istemiyorum. O yüzden de midem hafif bulansa da köftemi yedim. Ayranımı içtim. Hafif hasta olmama rağmen ekmek arası harika geldi.

Bu arada yemek içmek gerçekten işe yaradı saatlerce yolculuğa rağmen bugün başım falan ağrımadı.

Yemekten sonra masadakilerle muhabbet ettik. Bir tane edebiyat öğretmeni ve eşi, bir ilahiyatçı ve bir de avukat vardı minik masamızda. 

Harika bir tefekkür yaptık.

Seviyeli insanların konuşması da dinlemesi de farklı oluyor.

 Sohbet çok güzeldi. 

Çaylarımızı da içtikten sonra Yedigöller'e devam ettik.

Buraya geldiğimizde 14:30 olmuştu. 

 Yukarıdan başlayarak gölleri gezdik.

Aşağı inerken şelaleyi gördük. 

Minik şırıl şırıl akan dereyi gördük.

Aşağıda ise en büyük gölün etrafında yürüyüş yaptık. 

Her yer çok çok güzeldi.

Güzel eksik kalır, muhteşemdi.






16:30'da aracımıza binmek üzere buluşma noktasına geldik. Lakin aracın aşağı inmesine izin vermemişler. 

Yeniden yukarı yürüdük ki bu kısım bana çok zor geldi. 

17:00 gibi yeniden yollarda idik. 

Gittik gittik gittik. 

23:00' e doğru İstanbul'a geldik. 

Hemen oyalanmadan metroya atladım. Eve geldiğimde 1'e geliyordu. 

Harika bir gün geçirdim.

İyi ki de gitmişim.


Tur ücreti 1300 TL

Benzinlik çay: 25 TL

Mangalbaşı çay: 20 TL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder