14.06.2026 Pazar
Bugün sabah erkenden daha 06.00 bile olmadan uyandım.
Kahvaltımız 07.00'de başladı.
Kahvaltı çok çok iyiydi. Van'da Van Kahvaltısı diye aldığımız hizmetten kat be katını bu 3 yıldızlı otel sundu.
08:15'de aracımız Isparta Merkez'den kalktı.
İlk durağımız Sagalassos Antik Kenti idi.
Ben aslında bu tura sadece burayı görmek için katıldım.
Yıllardır burayı takip ediyorum ve çok merak ediyordum.
Onun için bugün benim için çok heyecan verici oldu.
Yollar çok güzeldi.
Isparta-Burdur köyleri öyle güzel ki.
Her taraf yemyeşil.
Evler bahçeler tarlalar insana sevinç veriyor.
Sagalassos Antik Kenti'ne giderken Ağlasun İlçesinden geçtik. Çok güzel bir yer. Ben İstanbul'da yaşamasam buralarda yaşayabilirim hissi bile geçti içimden.
Yukarıda fotoğrafta görülen yerleşim yeri Ağlasun.
Sagalassos Antik Kenti epey bir tepede.
Eskiden zengin insanlar tanrılara yakın olabilmek için şehirlerini tepelere kurarlarmış.
Sagalassos Antik Kenti'nde Müze Kart geçiyor. Bunun dışında ögretmenlere ve çocuklara ücretsiz.
Jolly Tur rehberimiz Erman Bey Sagalassos hakkında epey bir bilgi verdi. Bir rehberle böyle yerleri gezmek çok başka.
Kente girişte hamam var. Gelenler önce hamamda temizlenir ve bir müddet burada kalması sağlanırmış hastalık varsa bulaşmasın diye. Bir nevi karantina yani.
Biraz yukarıda tüccarların satış yaptığı pazar yeri var. Daha da yukarıda ise bir meydan var ki fotoğraflarda hep burası gösterilir.
2000 yıl önce yapılan bir çeşmenin hâlâ akıyor olması muhteşem...
Sagalassos Antik Kenti'nin çok büyük kısmı şu anda toprak altında imiş.
Geçmişte hristiyanlar tüm heykelleri parçaladıkları için bazı paganlar heykelleri yer altına gömmüşler bu yüzden de orijinal heykeller de günümüze kadar bozulmadan gelebilmiş.
Buradaki heykeller orijinal değilmiş. Orijinalleri Burdur Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyormuş. Ama orayı gezmedik. Tek gelsem mutlaka Burdur'u da gezer müzeye mutlaka uğrardım
Daha pek çok bilgi verdi rehberimiz.
Üst taraflarda antik tiyatroyu mezarları manzarayı da izledikten sonra buradan çıktık.
Çok güzel bir seyir terası yapmışlar. Burada herkes çay kahve içti. Defne de Niğde Gazozu istedi.
Seyir terasından da muhteşem manzaraları izledikten sonra yeniden aracımıza geçtik.
Sagalassos Antik Kenti'ni görebildiğime çok memnunum.
Harikaydı.
Daha sonra ise yine çok güzel manzaralar seyrede seyrede virajlı yollarda içimiz dışımıza çıka çıka Salda Gölü'ne geldik. İndiğimde artık her yanım sallanıyordu. Yol çok yormuştu. Önce biraz kendimize gelelim dedik. Hem ayaklarım açılsın hem kafamdaki uğultu geçsin diye biraz dolandık. Oradaki minik dükkanları gezdik. Zaten 3-4 tane. Pek bir şey yok.
Sonra da öğle yemeğine geçtik.
Defne tavuk şiş aldı ben de körili tavuk aldım. Sonra bize buraların meşhur gazozlarından getirdiler meyve suyu istediğim halde. Olsun denemiş olum. Hiç beğenmedim bu arada. Ama görsel olarak çok tatlı hir rengi vardı. Buranın lavantalı gazozu meşhurmuş. Onlar da lila rengi. Herkes bu uçuk mor gazozlardan içti hatta şişe eve aldılar. Ben gazlı içecek sevmediğimden hoşuma gitmedi.
Yemek güzeldi, oldukça lezzetli idi.
(Salda Belediye Tesisler öğle yemeği 810 TL)
Hesabı öderken görevli buranın ceviz ezmesi çok meşhur ister misiniz dedi. Oradakiler de çok güzel mutlaka alın dediler.
Hadi bir deneyelim diye aldım sonra okulda arkadaşlara da dağıtırım diye 2 paket daha aldım. ( Ceviz ezmeleri gerçekten de muhteşemmiş. Bir paketini Defne'nin babasına verdim. Diğer iki paketi ise dağıtacaktım ama vazgeçtim kendime sakladım. Keşke bir kaç paket daha alsaydım. Okulda arkadaşlar için zaten güllü lokum almıştım. )
Sonra da tesisin önündeki gölgelik alanda banklarda çay kahve içtik. Defne de arkadaşı ile sallandı. Burası da ferah temiz güzel bir enerjisi olan çok hoş bir yerdi.
Biraz dinlendikten sonra Salda Gölü'ne gittik.
Salda Gölü masmavi turkuaz rengi ile dünyada bir tane imiş. Ama biz gittiğimizde sahil bembeyaz değil kapkara idi.
Evet eskiden bu sahil bembeyazmış ama sonra iş makinaları gelip kamyon kamyon kumu taşımışlar.
Başta inanamadım mevsimseldir çok yağmur yağdı ya o yüzdendir dedim ama daha önceden buraya gelenler hepsi aynı şeyi söyledi.
Söylenenlere göre buranın kumu satılmış.
Zehir zıkkım olsun inş.
Rehberimiz üniversiteyi Isparta'da okumuş. Gerçekten de böyle bir şey var mı diye sorduğum da bu konuda konuşmak istemiyorum dedi.
Adam haklı tabi.
Mesela Salda Gölü'nün eşsiz kumu nerede diye sorsam kamyon kamyon bu eşsiz benzersiz kumu çalanlar değil de bu soruyu soran ben suçlu oluyorum hatta vatan haini ilan ediliyorum.
Bir de burada şunu da ekleyeceğim; Sagalassos Antik Kenti'ni anlatırken bir ara Erman Bey şuna benzer belki on cümle kurdu; Şimdi hiç kimse siyasete çekmesin kimseyi hiç bir zümreyi hiç bir partiyi kasdetmiyorum sadece tarihi bir bilgi veriyorum. Sakın herhangi bir yorum yapmayın.
Antoninler nasıl bu kadar muhteşem bir anıt yaptılar, çünkü çok zenginlerdi, sanattan anlıyorlardı ve zenginliklerini göstermek geleceğe bir hatıra bırakmak istediler. Peki nasıl zenginleştiler? Liyakate dayalı bir sistem geliştirdiler. Kral oğullarını ya da yakınlarını başa geçirmediler her işi layığına vermeye çalıştılar vs vs
Şimdi soruyorum ben de, sadece kendime soruyorum;
Liyakate önem verdiler demek ne zamandan beri bu kadar tehlikeli bir cümle oldu?
da bu adam, Erman Bey bunu söylemeden önce belki 10 kere kimseyi hiç bir grubu kasdetmiyorum bir yere çekmeyin demek zorunda kaldı.
Salda gölü kenarında yürüdük ayaklarımızı suya soktuk. Mayolarımızı almak neden aklımıza hiç gelmedi diye de epey hayıflandık.
Salda Gölü'nü de gördük çok şükür. Bana göre şu anda diğer göllerden farklı değil. Daha da gelmem herhalde.
15.15 itibarı ile aracımız Salda Gölü'nden hareket etti.
Uzun uzun rahatsız bir yolculuktan sonra çok şükür çok da trafiğe takılmadan gece 2 civarı Yenibosna'ya indik.
Defne'nin babası bizi karşıladı eve getirdi çok şükür.
Eve gelir gelmez bir dinlenme tesisinden -hangisi unuttum o kadar çok durduk ki- aldığım muhteşem kirazları yedik. Böyle muhteşem kiraz ömrümde bir kaç kere görmüşümdür.
Yolda midemiz bozulur diye ellememiştik.
( Bir kilo kiraz 250 TL)
Sonra da yattık ki gece 03:30 civarı idi.
Bir kaç saat sonra kalktık. Defne kendi okuluna gitmedi. Benimle geldi. Ben de nöbetçi idim ve 8 saat dersim vardı.
Pazartesi biraz zor geçti.
Okul işlerim bu aralar o kadar yoğun ki bu yazıyı ancak bugün bitirebildim.
...
Çok güzel bir hafta sonu geçirdim.
Gezime bayıldım.
Bizim grup hani sürekli söylenen mıy mıy kadınlar var ya seyahatimizle ilgili öyle güzel şeyler yazmışlar ki hem şaşırdım hem de çok duygulandım. Herkes ne kadar güzel bir gezi olduğundan bahsetmiş. Erman Bey bile yazılanlara şaşkınlığını gizleyemedi.
İyi ki de gitmişim.
Hayatımda çok güzel bir tecrübe bir anı oldu.
Defne bile beğendi yani.
İnşallah bir gün kendi arabamla rahat rahat istediğim gibi gezme imkanım da olur buraları.
Jolly Tur Tur ücreti iki kişi 10.000 TL
Gülbirlik Fabrika Satış Mağazası 4.420 TL
Ceviz Ezmeleri 3x190= 570 TL
Afyon Kahvaltı 230 TL
Gülbirlik Kahvaltı 280 TL
Isparta kahvaltı simit 30 TL
Eğirdir Öğle Yemeği Sönmez Kebap 800 TL
Salda Tesisler Öğle Yemeği 810 TL
Isparta Akşam Yemeği Ferah Kebap 1300 TL
Afyon akşam yemeği bisküvi 65 TL
Salda Gölü'nde çay ve kahve 135 TL
Gülbirlik Dondurma 60 TL
Eğirdir Dondurma 100 TL
Afyon Dondurma 205 TL
Sagalassos Gazoz 60 TL
Hatıra Bileklik 160 TL
Çanta 300 TL
TOPLAM: 19.245




















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder