5 Eylül 2014 Cuma

Kafama Takılanlar...

Bugün Kuran'ı Kerim meali okumaya başladım. Marmara üniversitesi ilahiyat fakültesi vakfı yyn kuranı kerim meali... 
Bundan 4 -5 yıl önce ramazanda evlerden birinde kuran hatmi yapılırken Kuranı okuyan  bayan bir yandan da okuduklarımızın anlamını anlatıyordu... Sonra apartmandaki kadınlar itiraz ettiler oku geç dediler..  o da sadece okudu. Ben de bir daha gitmedim o eve...

Onlar için hiçbir anlam ifade etmeyen Arapça harflerin yan yana gelmesiyle elde edilen bir tını derin bir huşu duymalarına neden oluyordu . Ömürleri boyunca belki 1000 kez yasin süresini dinlemişlerdi ama surede geçen bir ayetin anlamını dahi bilmiyorlardı. Bu sure nelerden bahseder  hiç bir zaman merak etmiyorlardı... Sözde çok inançlı olduklarını belirtiyorlardı ama Allah'u Teala onlara seslenirken acaba ne diyor diye hiç mi hiç araştırmıyorlardı. Anlatmak isteyene de engel oluyorlardı.. Aslında bilmek istemiyorlardı.

Hep eleştiriyorum, hep eleştiriyorum  ama ben de ne kendisini ne anlamını okuyorum ne de dinliyorum toptan kaybediyorum yani..

Bu işe bir son vermek için bugün başladım okumaya. Aslında yüzünden öyle okumak çok güzel ama kolaycılık yok okuduğum tüm sayfaların anlamını da okudum. 

İlk ayetlerde Kuranın takva sahiplerine doğru yolu göstereceğini söylüyor ardından da inanların özelliklerini anlatıyor. Sonra kafirler için ise '' onları uyarsan da uyarmasan da onlar için farketmez onlar iman etmezler '' diyor. ve bu sefer onların özelliklerini sıralıyor.

Okuduklarım içinde aşağıdaki ayetler beni çok düşündürdü... Belki ilerleyen sayfalarda sorularıma cevap bulabilirim..

''Bu sure inananların imanını artırır ve onlar buna sevinirler. Fakat indirilen sure kalplerinde hastalık bulunanların kafirliğini kat kat artırır. Sonunda kafir olarak ölür giderler.'' ( tevbe 124-125)

Açıklamada şöyle diyor;
Kuran ayetleri güneşe benzer. Gün ışığı alan bereketli topraklar gibi Kuran ayetlerinin indiği mümin gönüller de rengarenk çiçeklere bürünür. Oysa aynı ışık çürümüş maddelerin daha da kokuşmasına yol açmaktadır.

Anlayamadığım şey şu; kalbinde hastalık olanlar kafir oluyor yani Allah'a inanmıyor. Hastalık tedavi edilmesi gereken bir şey değil mi? Allah neden bu hastalığı tedavi etmiyor da o kişiler cehenneme gidiyor?
Bir diğeri de inanç bir tercih midir? ya da çabalayarak oluşan bir şey midir? bir şeye ya inanıyorsundur ya da inanamıyorsundur. İnanamadığın için neden bu kadar büyük bir ceza var?  ya da açıkça sorayım inanıp inanmamak neden bu kadar büyük bir sorun ???? neden ilk ayetlerde  iyi insan olun, insanları doğayı sevin, başkalarının hakkını yemeyin, diğerlerine ve kendinize kötülük etmeyin demiyor da ilk olarak inanmakla başlıyor her şey?

'' Onlar ise ' Rabbimiz' derler. '' bizi İki kere öldürdün, iki kere dirilttin''( Mümin 11)

iki kere öldürülmek ne demektir???

''Onlara tertemiz eşler verilecek'' ( bakara 25)

Anladığım kadarıyla mümin erkeklere vadedilmiş... peki inanan cennetlik kadınlara da eş verilecek mi yoksa sadece erkekler için mi bu hediyeler??

'' Allah dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru yola iletir( Enam 39)

işte hiç anlam veremediğim bir ayet daha ... Allah'ın dileği yanlış yolda olması ise o kişinin günahı nedir ya da dilediği insanı dosdoğru yola iletip kurtulmuşlara dahil ediyorsa diğer insana haksızlık değil mi??

Bakalım ilerleyen zamanlarda daha neler göreceğiz..  en korktuğum şeyse umarım bir cevap mevcuttur...




1 yorum:

  1. Kur'an ı anlamak için meal okumak yeterli değil.Sizin gibi bende benzer sebeplerle meal okumaya başladım ve kafam karıştı.... Sonra kız kardeşim aracılığı ile meal okumakla olmayacağını anladım... Tefsir ile bu kafa karışıklıklarınızdan kurtuluyorsunuz. Arapça çok derin bir dil ve öyle birebir çeviriye müsait değil. Ayrıca ayetler bazı olaylar yada sorulara da cevap olarak gelmiş.Geliş nedenini yada hangi şartta geldiğini bilmediğiniz zaman ifade ettiği şeyi kaçırıyorsunuz. http://www.youtube.com/watch?v=_wQOkSGeDSI

    YanıtlaSil